Kayıt Olun

Parolanızı mı unuttunuz?

go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 213 kişi  17 Arl 2017 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

in

 
s. içeride
zf. içinde
ed. de, da, içinde
  • I'm trying so hard. It's getting better and we're starting to get somewhere just, everything falls apart. Aah! Jesus! Nothing works in this apartment!
    Zorlayarak çabalıyorum. İyiye doğru gidiyor ve bir yere ulaşmaya başladık ama herşey dağılıyor. AAh, Tanrım! Bu apartmanda hiç birşey çalışmıyor.
  • For it is in giving that we receive.
    Francis of Assisi
    Zira,aldığımız verdiklerimizin içindedir.
  • For richer or poorer, better or worse, in sickness and in health.
    Zenginlikte ve yoksullukta, iyide ve kötüde, hastalıkta ve sağlıkta...

  • Niggers are having a good time
    with our policy banks in Harlem.
    Zenciler Harlem'de
    sayemizde iyi eğleniyorlar.
  • The poison is not in the wine. l'll glue it on the glass.
    Zehir şarabın içinde değil, onu bardağın üzerine yapıştıracağım.
  • I think you should spend your time
    and resources in a more effective way.
    Zamanınızı daha etkili yollar bulmak için
    harcamanız gerektiğini düşünüyorum.
  • Make time, Consigliere. Get in the car.
    Zaman yarat, Consigliere. Gir arabaya.
  • Time system is not stable. Very delicate.Must adjust before we try again or become forever lost in time.
    Zaman sistemi sabit değildir.Çok hassastır.Tekrar denemeden önce ayarlamamız lazım yoksa zamanda sonsuza dek kayboluruz.
  • You gently cup her face in your hands, look her in the eye and tell her,
    Yüzünü ellerinin arasına al, gözlerinin içine bakarak de ki,...

  • She would often be lost in deep thought, with the saddest look upon her face.
    Yüzündeki en üzgün bakışla,o,sıksık derin düşüncelerde kaybolurdu.
  • You're very persuasive
    in person.
    Yüz yüzeyken daha ikna edicisin.
  • Get off the escalator. I'm in the northwest corner.
    Yürüyen merdivenden in. Kuzeybatı köşesindeyim.
  • An overdose is widely considered harmful and dangerous as it can result in death.
    Yüksek doz geniş çapta zararlı ve tehlikelidir çünkü ölümle sonuçlanabilir.
  • It's bread dipped in eggs.
    You can't really screw it up.
    Yumurtaya batırılmış ekmek,
    berbat yapman mümkün değil.
  • After the eggs have been fertilised, they are deposited in tough rubbery egg cases that other creatures find poisonous.
    Yumurtalar döllendikten sonra, diğer yaratıkların zehirli bulduğu sağlam kauçuk yumurta muhafazalarına yerleştirilirler.
  • I Iooked up and it wasn't a baby that was crying. It was just a tree branch bending in the wind
    Yukarıya baktım, bu ağlayan bir bebek değildi. Sadece rüzgarda eğilen bir ağaç dalıydı.
  • I was up in my office and I heard that sound, your sound.I don't know who you are.
    Yukarıda ofisimdeydim ve o sesi duydum, senin sesini. Kim olduğunu bilmiyorum.
  • Or you're gonna spend the rest of your life in here bending over in the shower to pick up the soap.
    Yoska hayatının geri kalanını burada duştayerden sabun almak için eğilmekle geçirirsin.

  • We're on our way. Sark's plane just landed in the desert 60 miles east of here. Is the area secured?
    -No one's gotten on or off the plane since it landed.
    Yoldayız. Sark'ın uçağı buranın 60 mil doğusunda, çölde şimdi yere indi. Bölge güvenli mi?
    Uçak indiğinden beni hiç kimse ne indi ne de bindi.
  • The travelers should bring only what fits in a hand bag.
    Yolcular sadece bir el çantasına sığabilecek eşyalar getirmelidirler.

64,575 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2017