go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 408 kişi  27 May 2022 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

in

s. içeride
zf. içinde
ed. de, da, içinde
  • - There's gonna be no blue and no gree in my exhibition.Boullee hated those colors.
    - How did you discover that?

    - Sergimde mavi ve yeşil renk hiç olmayacak.
    - Boullee bu renklerden nefret ederdi.
    - Bunu nereden öğrendin?
  • -You don't happen to know how I can get in touch with that diver of yours?
    -Jacques Mayol?

    - Senin o dalgıcınla nasıl irtibata geçebileceğimi biliyor musun?
    - Jacques Mayol mu?
  • - I'd shove you in the first dustbin. I'm trying to teach you something!
    - What?
    - A great happiness.

    - Seni gördüğüm ilk çöp kutusuna sokarım. Sana birşey öğretmeye çalışıyorum.
    - Ne?
    - Kocaman mutluluk.
  • - Wasn't there a director in the hotel?
    - Yes, but his country number wouldn't be in that directory.
    - And did you phone him?.
    -Oh, no.When I heard what happened here...-...I forgot all about it.

    - Otelin bir müdürü yok muydu?
    - Evet ama onun köydeki ev numarası o telefon rehberinde olmazdı.
    - Ee onun aradın mı?
    - Oh, hayır. Burada ne olduğunu öğrendiğimde bunu tamamen unutmuştum.
  • - What happened in the hotel ?
    - I told you all about it .
    - But normally people don' disappear like that.
    - We might have misunderstood each other somehow.

    - Otelde ne oldu?
    - Sana herşeyi anlatmıştım.
    - Ama normalde insanlar öylece kaybolmazlar.
    - Bir şekilde birbirimizi yanlış anlamış olabiliriz.
  • - Put some more dynamite in there.
    - We'll need twice as much.

    - Oraya birkaç dinamit koy.
    - Bize iki katına gerekiyor.
  • - Where did you put them?
    - I think I put them in the third drawer of my bureau.

    - Onları nereye koydun?
    - Galiba büromdaki üçüncü çekmeceye koydum.
  • - They want you to drop your mobile in the garbage bin.
    - It's almost brand new!

    - Onlar telefonunu çöp kutusuna atmak istiyorlar.
    - Ama o yeni sayılır!
  • -What did you do?
    -Washed it.Used the iron to dry it, and put it back in place.
    - And they didn't find out?

    - Ne yaptın?
    - Yıkadım. Kurutmak için ütüledim ve yerine geri koydum.
    - Onlar öğrendiler mi?
  • -Who are you talking to?
    -I haven't gone insane.
    - Your brains have been displaced.
    - Naina hasn't fallen in love with me.

    - Kiminle konuşuyorsun?
    - Ben aklımı kaçırmadım.
    - Senin beynini değiştirdiler.
    - Naina bana aşık olmadı.
  • - I want to say to you in person. I am so sorry about Helen. I only met her than once, but we talk often on the phone after the engagement.

    - Karşılıklı da söylemek isterim. Helen için çok üzgünüm. Onunla bir kez tanıştım ama nişandan sonra sık sık telefonda konuştuk.
  • - Jim addressed the e-mail wrong.
    - What?
    - It went out to every mailbox in the East High directory.

    - Jim e-maili yanlış göndermiş.
    - Ne?
    - E- mail East High'in rehberindeki bütün posta kutularına gitmiş.
  • - Yeah, I kinda caught them.
    - You mean..
    - Headed in that direction I think.

    - Evet, ben galiba onları yakaladım.
    - Yani diyorsun ki..
    - O tarafa gitti diye düşünüyorum.
  • -My husband's very sick.Can you do something?
    - The doctor will be with you in just a moment.Do you know what he had for dinner?
    - Yes, we both had fish.

    - Eşimin çok kötü mide bulantısı var. Bir şeyler yapabilir misiniz?
    - Doktor birkaç dakika içinde burada olacak. Akşam yemeğinde ne yediğini biliyor musunuz?
    - Evet, ikimiz de balık yemiştik.
  • - The answer is in the document.
    - According to the informatlon,each SD cell uses a code which changes weekly to operate their security.

    - Cevabı o belgenin içinde.
    - Bilgilere gçre güvenliğini sağlamaları için her SD hücresi her hafta değişen bir kod kullanıyormuş.
  • - There may be 30 people in the country who are getting this drug.
    - Now there's 31.

    - Bu ülkede bu ilacı kullanan 30 kişi olabilir.
    - Şimdi 31 oldu.
  • - We were always looking in the wrong direction.
    - Which door did he go out?
    - That one there.

    - Biz hep yanlış tarafa bakıyormuşuz.
    - O hangi kapıdan çıktı?
    - Oradakiden.
  • - A gun.
    - I know where you can get a gun.
    - Don't. I need a silver bullet.
    - Oh, be serious, would you?
    - No, a gun would be good.
    - Put the gun to your head and pull the trigger. If you put it in your mouth you'd be sure not to miss.
    - Thank you. You're all so thoughtful. A knife!
    - An electric shock!
    - A car crash!
    - Throw yourself in front of a tube.

    - Bir silah.
    - Nereden silah bulabileceğini biliyorum.
    - Yapma. Gümüş mermi gerekir.
    - Ciddi ol, tamam mı?
    - Hayır, silah iyi olurdu.
    - Silahı kafana koyar ve tetiği çekersin. Ağzına koyarsan, ıskalamadığından emin olursun.
    - Teşekkürler. Çok düşüncelisin. Bıçak! Elektrik şoku.
    - Araba kazası.
    - Kendini metronun önüne at!
  • - Where´s my button-down shirt?
    - Your blue one? In the drawer.
    - No, the pink one.

    - Benim düğmeli gömleğim nerede?
    - Mavi olanın mı?Çekmecede.
    - Hayır pembe olanım.
  • -Are you paying attention?
    -Absolutely.
    - A believer in firm discipline. Do you always obey orders?
    - Always.

    - Beni dinliyor musun?
    - Kesinlikle.
    - Sıkı disipline inanan biri. Sen her zaman emirleri yerine getirir misin?
    - Her zaman.

64,585 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2022