| better | is because he's a much better man than you. |
| …onun senden kat kat iyi
bir adam olması yüzünden. |
 |
| gladly | And I would gladly do it because I don't want to fade away. Give me one more day. |
| Zevkle bunu yaparım çünkü ölmek istemiyorum. Bana birgün daha ver! |
 |
| spirit | I'm weak because you broke my spirit at age five. |
| Zayıfım çünkü beş yaşında
şevkimi kırdın. |
 |
| enough | Because you've been
through enough. |
| Yeterince şey yaşadın zaten. |
 |
| coffee | Because I`m new, I have to make coffee at work. |
| Yeni olduğum için kahve yapmak zorundayım. |
 |
| trust | - New life. You better treasure your girlfriend and start to live. She begs me non-stop asking me not to hurt you.
- Why do you have to do this?
- l remember my brother once said. There isn't a guy l can trust. lf l've to die l want to die in the arms of someone whom l trust.
- Why do you choose me?
- Because...you're a nice man, Lon.
|
| Yeni hayat. Kız arkadaşının değerini bilip yaşamaya başlasan iyi olur. Durmadan seni incitmememi isteyip yalvarıyor.
- Neden bunu yapmak zorundasın?
- Bir keresinde kardeşimin dediği şeyi hatırlıyorum. Güvenebileceğim hiç birisi yok. Eğer ölmem gerekirse güvenebileceğim birinin kollarında ölmek isterim.
- Neden beni seçtin?
- Çünkü... sen hoş bir adamsın, Lon. |
 |
| old | You think because I am old,I have forgotten about it. |
| Yaşlı olduğum için unuttuğumu mu sandın. |
 |
| emphasis | William Clark has risen to dramatic new levels of popularity, because of his administration's emphasis on addressing the needs of Earth.
|
| William Clark, idaresinin Dünyanın ihtiyaçlarına hitap etme konusuna önem vermesi yüzünden, popülerliğin yeni etkileyici düzeylerine yükselmiştir.
|
 |
| movie | Victor can’t see the movie because she’s wearing a hat. |
| Victor filmi göremiyor çünkü kadın bir şapka takmış. |
 |
| chemical | I haven't stayed at Vick chemical
for 28 years because I love it. |
| Vick chemical'ı çok sevdiğim için
orada 28 yıl çalışmadım. |
 |
| panic | Then one of the men panicked because of the silence . . .. . .which always comes just before someone gets killed. |
| Ve sonra her zaman biri öldürmeden hemen önce gelen sessizlik yüzünden adamlardan biri panikledi. |
 |
| centerpiece | And making it the centerpiece is
appropriate because you're mycenterpiece. |
| Ve onun orta süsü olması uygun olur,
çünkü sen de benim merkezimdesin. |
 |
| between | A lot of girls annoy me who go to university - one girl told me she was going to Oxford because it was something to do between leaving school and getting married. And I've got to pay for that being an income tax payer.
Jeffrey Bernard
|
| Üniversiteye giden kızlardan çoğu canımı sıkıyorlar-bir kız bana evlenmekle okulu bırakmak arasında yapacak bir şey olduğundan dolayı Oxford a gideceğini söyledi,Ve ben gelir vergisi ödeyen biri olarak bunun için ödeme yapmak zorundayım. |
 |
| uniform | You won't fight because you respect the uniform? |
| Üniformaya saygı duyduğun için mi döğüşmeyeceksin? |
 |
| sleep | You must see a doctor because of your sleep disorder. |
| Uyku bozukluğundan dolayı bir doktora görünmelisin. |
 |
| accident | All this happened because of a rabbit. Why did she chase after a rabbit? I'll make sure accidents like this never happen again.- |
| Tüm bunlar bir tavşan yüzünden oldu. neden tavşanı kovaladı ki?
Bunun gibi kazaların asla olmayacağından emin olmalıyım. |
 |
| been | Because
we haven't been arrested. |
| Tutuklanmadık da ondan. |
 |
| gas | Texaco was the perfect gas station...because, how different a Texaco station looked in the '50s, compared to the '80s.
|
| Texaco muhteşem bir benzinciydi. Çünkü Texaco istasyonu 80'lerdekine kıyasla 50'lerde bile oldukça farklı görünüyordu. |
 |
| hesitate | Once we pull the first trigger we can't hesitate to pull the next, because they sure won't. |
| Tetiği bir kez çektik mi, ikinci kez çekerken duraksayamayız, çünkü onlar kesinlikle duraksamayacaktır. |
 |
| effect | You're sweating because the poison's taking effect.
|
| Terliyorsun çünkü zehir etkisini gösteriyor. |
 |