go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 570 kişi  28 Kas 2021 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

better

f. iyileştirmek
i. daha iyisi
s. daha iyi, daha güzel
  • is because he's a much better man than you.
    …onun senden kat kat iyi
    bir adam olması yüzünden.
  • I'm trying so hard. It's getting better and we're starting to get somewhere just, everything falls apart. Aah! Jesus! Nothing works in this apartment!
    Zorlayarak çabalıyorum. İyiye doğru gidiyor ve bir yere ulaşmaya başladık ama herşey dağılıyor. AAh, Tanrım! Bu apartmanda hiç birşey çalışmıyor.
  • For richer or poorer, better or worse, in sickness and in health.
    Zenginlikte ve yoksullukta, iyide ve kötüde, hastalıkta ve sağlıkta...

  • You'd better stay up there a bit. When the fog lifts, we'll bring you in.
    Yukarıda bir süre daha kalmalısın. Sis kalktığı zaman, sizi buraya getireceğiz.
  • - New life. You better treasure your girlfriend and start to live. She begs me non-stop asking me not to hurt you.
    - Why do you have to do this?
    - l remember my brother once said. There isn't a guy l can trust. lf l've to die l want to die in the arms of someone whom l trust.
    - Why do you choose me?
    - Because...you're a nice man, Lon.

    Yeni hayat. Kız arkadaşının değerini bilip yaşamaya başlasan iyi olur. Durmadan seni incitmememi isteyip yalvarıyor.
    - Neden bunu yapmak zorundasın?
    - Bir keresinde kardeşimin dediği şeyi hatırlıyorum. Güvenebileceğim hiç birisi yok. Eğer ölmem gerekirse güvenebileceğim birinin kollarında ölmek isterim.
    - Neden beni seçtin?
    - Çünkü... sen hoş bir adamsın, Lon.
  • What better occasion than the feast to announce the new prime minister?
    Yeni başbakanı ilan etmek için bir bayramdan daha iyi bir fırsat olabilir mi?
  • What better occasion than the feast to announce the new prime minister?
    Yeni başbakanı açıklamak için bu yemekten daha iyi bir vesile olabilir mi?
  • Did you fall out of bed? Let me help you.
    No, no. I think I'm better off on hard surface
    Yataktan mı düştün? İzin ver sana yardım edeyim.
    Hayır, hayır. Sanırım sert yüzeyde daha iyiyim.
  • We grow neither better or worse as we get old, but more like ourselves.
    Bernard Baruch
    Yaşlanırken ne daha iyi nede daha kötü oluruz,fakat daha çok kendimiz gibi oluruz.
  • Never let a day pass that you will have cause to say, I will do better tomorrow.
    Brigham Young
    Yarın daha iyisini yapacağım demenize sebep olacak bir günün geçmesine asla izin vermeyin.
  • All we can do is be better prepared today than yesterday and better prepared tomorrow than today.
    James Howell
    Yapabileceğimiz tek şey dünden daha iyi hazırlanmış bugündür ve bugünden daha iyi hazırlanmış yarındır.
  • Better take some steel wool
    and a cheese grater.
    Yanına bulaşık teliyle
    rende alsan iyi olur.
  • And, in the case of schools, or anything else, if you have something that is forcing you to do better than you did the day before, it makes you look forward and it makes you think in a way that's going to make the product better, which is the students and the education.
    Craig Benson
    Ve, okullar yada başka herhangi bir şey konusunda,bir gün önce yaptığından daha iyisini yapman için seni zorlayan bir şeyin varsa, bu seni bir şekilde ileriye baktırır ve seni düşündürür,bu verimi daha iyi yapacaktır,ki bu öğrenciler ve eğitimdir.
  • And he could not knock himself out now at any price; better to stay in bed than lose consciousness.
    Ve şimdi o, herhangi bir fiyat için dışarı çıkamadı,bilincini kaybetmektense yatakta kalması daha iyi.
  • And it sounds like you'd better get going.
    Ve gidersen iyi edersin.

  • (cleveland's voice):
    ¶ and it smells
    a lot better than I ¶
    Ve benden daha güzel kokuyor.
  • And I believe that good journalism, good television, can make our world a better place.
    Christiane Amanpour
    Ve ben iyi gazetecilik ve iyi televizyonun Dünyamızı daha iyi bir yer yapacağına inanıyorum.
  • Well, he's in a better place now.
    Üzülme artık
    daha iyi bir yerde.
  • You'd better not be watching TV.
    Umarım TV izlemiyorsun.

  • Boy, I hope she gets better soon.
    Umarım en kısa zamanda iyileşir.


3,055 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2021