go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 3975 kişi  18 Oca 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

better

f. iyileştirmek
i. daha iyisi
s. daha iyi, daha güzel
  • Unfortunately, we didn't have time to get better acquainted. But all of you know my reputation.
    Maalesef daha yakından tanışmak için zamanımız olmadı. Ama hepiniz adımı biliyorsunuz.
  • You know better than anyone Lindsey will not hesitate to break the rules.
    Lindsey'nin kuralları çiğnemekten çekinmeyeceğini herkesten iyi sen bilirsin.
  • The Northwest is in better shape than it was eight years ago.
    Bruce Babbitt
    Kuzey batı sekiz yıl önceki durumundan daha iyi durumdadır.
  • My ear is better now.
    Kulağım şimdi daha iyi.
  • You know better than to get involved with Kramer.
    Kramer'i onunla bir iş yapmayacak kadar iyi tanıyordun sen.

  • Kramer went to Ackman. He feels all better already.
    Kramer Ackman'a gitti. Şimdiden daha iyi hissediyor.

  • Jonathan is better after a bad night.
    Kötü bir geceden sonra Jonathan daha iyidir.
  • It was the better part of an hour when the Count returned.
    Kont geri döndüğünde, bir saatin eniyi kısmıydı.
  • To better understand why you need a personal computer, let's take a look at the pathetic mess you call your life.
    Dave Barry
    Kişisel bir bigisayara neden ihtiyacın olduğunu daha iyi anlamak için, hayatına davet ettiğin acıklı karışıklığa bir bakalım.
  • We'll be taking off real soon, so I'd better fasten you in tight.
    Thank you.
    Kısa bir süre içinde havalanacağız, bu nedenle seni sıkı bağlasam iyi olur.
  • I wish people would love everybody else the way they love me. It would be a better world.
    Muhammad Ali
    Keşke insanlar beni sevdikleri gibi başkalarını sevseler,daha iyi bir Dünya olurdu.
  • Don't try to make me feel better.
    Kendimi daha iyi hissetmeme çabalama.

  • You better not lose it. I hesitated a lot about whether to give it you.
    Kaybetmesen iyi olur. Sana verip vermemek konusunda çok tereddüte düştüm.
  • You had better go with Jack and the Professor and stay in the Green Park.
    Jack ve Profesörle birlikte gidip Green Park'ta kalsan daha iyi olur.
  • Looking good. What else. Ankle's sore and swollen but the leg's better The nausea's mostly gone with the little orange pills.
    İyi görünüyor.Başka ne var? Bilek yaralı ve şişmiş ama bacak daha iyi.Mide bulantısı kavuniçi renkli ilaçlarla geçmiş.
  • This is why I have always said that it would be better if Muslims were poor.
    Abu Bakar Bashir
    İşte bu yüzden her zaman eğer müslümanlar fakir olsaydı daha iyi olurdu demişimdir.
    Abu Bakar Bashir
  • You had better go your round, and Van Helsing will operate.
    İşe koyulsan iyi olur,Van Helsing operasyon yapacak.
  • Much better than the video
    of you on my iPhone.
    iPhone'umdaki videodan
    çok daha iyi olacak.
  • Leaving England was a painful decision, and we still have some regrets about it. However, at that time, the research environment for theoretical chemistry was clearly better in the U.S.
    John Pople
    İngiltere'den ayrılmak acı verici bir karardı ve bu konuda hala bazı pişmanlıklarımız var. Fakat o zamanlar teorik kimya için araştırma çevresi ABD'de bariz bir şekilde daha iyiydi.
  • I do better on the first three takes; I won't be better at 20 takes.
    Kevin Bacon
    İlk birinci üç tutuşta daha iyisini yaparım;20 tutuşta daha iyisi olmam.

3,055 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026