go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 709 kişi  22 Şub 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri
Top 5000 » you're

you're

  • - What about me? - You're nobody.
    - Peki ben? - Sen hiç kimsesin.

  • - The more formal the party is, the less you have to wear .
    - No, you're quite wrong. It's most informal.
    - Parti ne kadar resmi ise o kadar az giyinmen gerekir.
    - Hayır, yanlış düşünüyorsun. Bu dediğin resmi olmayan ortamlarda geçerli olur.
  • - You think I'm skimming off the top?
    - You're unlucky.
    - Para arakladığımı mı sanıyorsun?
    - Şanssızsın.
  • - What you're suggesting is illegal. - It's not illegal.
    - Önerdiğin şey yasadışı. - Yasadışı değil.

  • - You're welcome. - People don't say "God bless you" as much as they used to. Have you noticed that?
    - Önemli de?il. - ?nsanlar eskisi kadar "çok ya?a" demiyorlar. Fark ettiniz mi?

  • - lf l've to die l want to die in the arm of someone whom l trust.
    - Why do you choose me?
    - Because you're a nice man.
    - Ölecek olsam, güvendiğim birinin kollarında ölmek isterim.
    - Neden beni tercih ediyorsun?
    - Çünkü sen iyi bir adamsın.
  • - You're going to the bus terminal, right?
    - We're taking a shortcut. Don't worry.
    - Otobüs terminaline gidiyorsunuz, değil mi?
    - Kestirmeden gidiyoruz. Merak etmeyin.
  • - I'm coming over.
    - You're not playing cards, are you?
    - No. Come out when I honk the horn. If you don't, I'll come in.
    - Oraya geliyorum.
    - Kağıt oynamıyorsun, değil mi?
    - Hayır. Kornaya basınca, çıkarsın. Çıkmazsan, ben içeri gelirim.
  • - You're never gonna go back there. It's too dangerous.
    - The roof is coming down. Wait a second! A jaguar!
    - I know what this is.
    - Oraya asla dönmeyeceksin. Çok tehlikeli.
    - Çatı düşüyor. Bekle bir dakika! Bir jaguar!
    - Ne olduğunu biliyorum.
  • - l can kill him.
    - Hush, keep it low.
    - lf l kill him, you can.. leave him. ln this place you're the nicest. They all treat me like dog.
    - No.. ln fact, you aren't that ugly. Dragon is a hundred times uglier than you are.
    - Do you know? l'll kill Dragon in Taiwan.
    - That's very risky.
    - If it's for you, l'm not scared at all.
    - Maybe you're right.
    - How can l see you again? There must be a way.
    - Onu öldürebilirim.
    - Şşşt, sesini alçak tut.
    - Eğer onu öldürürsem, ... onu terkedebilirsin. Buradaki en hoş kişi sensin. Diğerlerinin hepsi bana köpek gibi davranıyor.
    - Hayır... aslında sen o kadar da çirkin değilsin. Dragon senden yüz kat daha çirkin.
    - Biliyor musun? Dragon'ı Tayvan'da öldüreceğim.
    - Bu çok riskli.
    - Senin için olursa, hiç korkmam.
    - Belki de haklısın.
    - Seni tekrar nasıl görebilirim? Bir yolu olmalı.
  • - I can't control her, Mikey.
    - You're my brother, don't apologise.
    - Onu kontrol edemiyorum.
    - Sen ağabeyimsin, özür dileme.
  • - The guns stopped them.
    - You're right.
    - Next time they walk right up and knock
    - Yeah, but they don't know that. They're probably looking for other ways to get in.
    - Onları silahlar durdurdu.
    - Haklısın.
    - Bir dahaki sefere yürüyerek gidip kapıya vursunlar.
    - Evet, ama bunu bilmiyorlar. Muhtemelen içeri girmek için başka yollar arıyorlar.
  • - They won, Roy. You're not a lawyer anymore
    - But am I dead?
    - No. They beat you. You lost.
    - Onlar kazandı Roy. Artık avuklat değilsin.
    - Ne yani öldüm mü?
    - Hayır. Seni yendiler. Kaybettin.
  • - Oh, the marathon is great, isn't it? - Oh, yes. Particularly if you're not in it.
    - Oh, maraton, mükemmel değil mi? - Evet. Özellikle de yarışmıyorsan.

  • - Why do you choose me?
    - Because you're a nice man, Lon.
    - What're you going to do when you go back to Hong Kong?
    - Niçin beni seçiyorsun?
    - Çünkü hoş bir adamsın Lon.
    - Hong Kong’a döndüğünde ne yapacaksın?
  • - Why are you here? You need sleep.
    - You're drained. You'll break down
    - The heat is suffocating. I only feel good in the water.
    - Neden buradasın? Uykuya ihtiyacın var.
    - Her yerin ıslak. Arıza yapacaksın.
    - sıcaklık boğucu. Sadece suyun içinde rahatlıyorum.
  • - I don't know what you're talking about.
    - Neden bahsettiğinizi bilmiyorum.

  • - What are you talking about? - You're wearing the chocolate shirt!
    - Neden bahsediyorsun? - Çikolatalı gömleği giyiyorsun!

  • - What? - What, you're ordering food now?
    - Ne? - Ne, şimdi de yiyecek mi sipariş ediyorsun?

  • - What? - Great, you're all set.
    - Ne? - Harika, tamamen hazırsın.


4,160 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026