go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 709 kişi  22 Şub 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri
Top 5000 » you're

you're

  • - You're gonna get arrested.
    - No, you are.
    - Tutuklanacaksın.
    - Hayır, esas sen tutuklanacaksın.
  • - That's what Tetsuo's doing.
    - You're saying he has that kind of energy?!
    - A long time ago, there were people who tried to control that power.
    - Tetsuo’nun yaptığı şey bu.
    - Onun bu tür enerjiye sahip olduğunu mu söylüyorsun?!
    - Uzun zaman önce, bu gücü kontrol etmeyi deneyen insanlar vardı.
  • Thank you. You're welcome.
    - Teşekkür ederim.
    - Rica ederim.
  • - Thank you, Ken.
    - Don't thank me, it's deducted from your salary!
    - You're so mean!
    - Teşekkür ederim, Ken.
    - Bana teşekkür etme, masraflar senin maaşından kesildi!
    - Çok zalimsin!
  • - Honey, go to the casino.
    - If you're feeling better.
    - Tatlım, kumarhaneye git.
    - Kendini iyi hissediyorsan.
  • - Honey, you startled me. You know, you're supposed to knock.
    - Can I sleep with you?
    - No, Jessica. We have talked about this before. You're a big girl now.
    - Tatlım, beni korkuttun. Biliyorsun, kapıya vurman gerekir.
    - Seninle uyuyabilir miyim?
    - Hayır, Jessica. Bunu daha önce konuştuk. Sen artık büyük bir kızsın.
  • - You're moving out, right now!
    - She's moving out too.
    - Move her out and the hell with you. I hope you'll be very happy.
    - Taşınıyorsun. Hemn şimdi.
    - O da taşınıyor.
    - Onu da al ve cehenneme git. Umarım çok mutlu olursunuz.
  • - Gosh, you're eating three of those?
    - I'm hungry.
    - They're really terrible for you. Full of rat poo...and wood shavings and shit.
    - You're eating one.
    - Yeah, I can't help myself. Plus, I'm trying to commit suicide. What's your excuse?
    - I don't have an excuse. I am just hungry.
    - Tanrım, üçünü de mi yiyorsun?
    - Karnım aç.
    - Onlar senin için çok kötü. Sıçan dışkısı... ve talaş ve bok dolu.
    - Sen de yiyorsun.
    - Evet, engel olamıyorum. Artı, ben intihar etmeye çalışıyorum. Senin gerekçen ne?
    - Benim bir gerekçem yok. Sadece açım.
  • - Gosh, you're eating three of those?
    - I'm hungry.
    - They're really terrible for you. Full of rat poo...and beetle legs ... wood shavings and shit.
    - Tanrım, Üçünü de mi yiyorsun?
    - Karnım aç.
    - Gerçekten senin için çok zararlılar. Sıçan dışkısı... böcek bacakları... tahta talaşı ve pislikleriyle dolu.
  • - You look familiar.
    - Yes, sir. We have met briefly. In a hangar in Utah.
    - You're who we chased through Stargate.
    - That would be me.
    - Tanıdık geliyorsun.
    - Evet efendim. Çok kısa tanışmıştık. Utah'da bir hangarda.
    - Stargate'e doğru kovaladığımız kişisin sen.
    - Benim o.
  • - All right. My name is Aishingaru.
    - A noble! You're gullible. Why would you lie?
    - Tamam. Adım Aishingaru.
    - Bir soylu! Sen safsın. Niye yalan söylüyorsun?
  • - "Okay, yes"? You're gonna marry me?
    - Okay to everything.
    - Tamam, evet? Benimle evlenecek misin?
    - Her şeye tamam.
  • - Okay?
    - You're not coming in with us?
    - Tamam mı?
    - Bizimle gelmiyor musun?

  • - Okay Jin, go wash up. You're really not going to eat. Aren't you hungry? You should look at me when I talk to you.
    - I'm not hungry.
    - Tamam Jin, git ellerini yıka. Pek yemeyeceksin galiba. Aç değil misin? Seninle konuşurken bana bakmalısın.
    - Aç değilim.
  • - Okay, visualize this with me! You're down in New York consulting with Lou Gerstne or the head of GE and telling them how to buy South American countries but on the weekends you fly back up here.
    - Tamam benimle birlikte hayal et! New York'da Lou Gerstne ile ya da GE'nin başı ile görüşüyorsun ve onlara Güney Amerika ülkelerini nasıl satın alacaklarını anlatıyorsun ama haftasonları buraya uçuyorsun.
  • - What are you thinking now? How can I help you?
    - You'd better go now. I'm afraid, I can't hold myself. You can't help me.
    - Why? You're so strange. It isn't like you.
    - Do you really want to help me?
    - Şu anda ne düşünüyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim?
    - Şimdi gitsen iyi olur. Kendimi tutamayacağımdan korkuyorum. Bana yardım edemezsin.
    - Neden? Çok garipsin. Sen değilsin gibi.
    - Bana gerçekten yardım etmek istiyor musun?
  • - You're looking better now, Robert.
    - I'm cold as hell.
    - You might as well keep the jacket on for a few.
    - Definitely.
    - Şimdi daha iyi görünüyorsun, Robert.
    - Fena halde üşüyorum.
    - Bir kaç dakika ceketi üzerinde tutabilirsin de.
    - Kesinlikle.
  • - Tell me why you're working so hard here?
    - l don't know. Corn and band are dead, lost. We should harvest 10 days ago.
    - Söyle bana, neden bu kadar çok çalışıyorsun burada?
    - Bilmiyorum. Mısırlar ve bağlar bozulmuş, gitmiş. On gün önce hasat etmeliydim.
  • - You're the first one to ask. The others just opened the door saw me, and fled. I hope they had to pee real bad.
    - They just didn't want to intrude.
    - Heartless, macho,asshole lawyers
    - Soran ilk kişi sensin. Diğerleri sadece kapıyı açıp beni gördüler ve ok hızıyla içeri girdiler. Umarım, fena halde işemeleri gerekiyordu.
    - Davetsiz misafir olmak istememişlerdir.
    - Kalpsiz, maço, pislik avukatlar.
  • - Do you wanna do something later?
    - I'm busy.
    - You're always busy. Is it heavy?
    - No.
    - Tell me if it is heavy. I'll carry it.
    - I said, no.
    - Sonrasında birşeyler yapmak ister misin?
    - İşim var.
    - Her zaman işin var. Ağır mı?
    - Hayır.
    - Ağırsa söyle, ben taşırım.
    - Değil dedim.

4,160 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026