- Honey, you startled me. You know, you're supposed to knock.
- Can I sleep with you?
- No, Jessica. We have talked about this before. You're a big girl now.
- Tatlım, beni korkuttun. Biliyorsun, kapıya vurman gerekir.
- Seninle uyuyabilir miyim?
- Hayır, Jessica. Bunu daha önce konuştuk. Sen artık büyük bir kızsın.
- Gosh, you're eating three of those?
- I'm hungry.
- They're really terrible for you. Full of rat poo...and wood shavings and shit.
- You're eating one.
- Yeah, I can't help myself. Plus, I'm trying to commit suicide. What's your excuse?
- I don't have an excuse. I am just hungry.
- Tanrım, üçünü de mi yiyorsun?
- Karnım aç.
- Onlar senin için çok kötü. Sıçan dışkısı... ve talaş ve bok dolu.
- Sen de yiyorsun.
- Evet, engel olamıyorum. Artı, ben intihar etmeye çalışıyorum. Senin gerekçen ne?
- Benim bir gerekçem yok. Sadece açım.
- Gosh, you're eating three of those?
- I'm hungry.
- They're really terrible for you. Full of rat poo...and beetle legs ... wood shavings and shit.
- Tanrım, Üçünü de mi yiyorsun?
- Karnım aç.
- Gerçekten senin için çok zararlılar. Sıçan dışkısı... böcek bacakları... tahta talaşı ve pislikleriyle dolu.
- Okay, visualize this with me! You're down in New York consulting with Lou Gerstne or the head of GE and telling them how to buy South American countries but on the weekends you fly back up here.
- Tamam benimle birlikte hayal et! New York'da Lou Gerstne ile ya da GE'nin başı ile görüşüyorsun ve onlara Güney Amerika ülkelerini nasıl satın alacaklarını anlatıyorsun ama haftasonları buraya uçuyorsun.
- What are you thinking now? How can I help you?
- You'd better go now. I'm afraid, I can't hold myself. You can't help me.
- Why? You're so strange. It isn't like you.
- Do you really want to help me?
- Şu anda ne düşünüyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim?
- Şimdi gitsen iyi olur. Kendimi tutamayacağımdan korkuyorum. Bana yardım edemezsin.
- Neden? Çok garipsin. Sen değilsin gibi.
- Bana gerçekten yardım etmek istiyor musun?
- You're the first one to ask. The others just opened the door saw me, and fled. I hope they had to pee real bad.
- They just didn't want to intrude.
- Heartless, macho,asshole lawyers
- Soran ilk kişi sensin. Diğerleri sadece kapıyı açıp beni gördüler ve ok hızıyla içeri girdiler. Umarım, fena halde işemeleri gerekiyordu.
- Davetsiz misafir olmak istememişlerdir.
- Kalpsiz, maço, pislik avukatlar.