go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 709 kişi  22 Şub 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri
Top 5000 » you're

you're

  • - You're a human being. - I didn't even ask her out.
    - Sen bir insansın. - Ona çıkma bile teklif etmedim.

  • - Sara, honey, l think you should lay down and get some sleep.
    - l'm not tired.
    - Well, pretend you're tired.
    - Then can l pretend to sleep?
    - Sara, tatlım, sanırıp yatıp biraz uyumalısın.
    - Yorgun değilim.
    - Peki, o zaman öyle gibi yap.
    - O zaman, uyuyormuşum gibi yapabilir miyim?
  • - Suppose she broke down.
    - I'd walk back and do a thing or two to that engine.. spit on her, kick her,and she'd go right to work.
    - Oh, she knows who's boss.
    - I suppose you're right.
    - Sanırım, bozuldu.
    - Geri gidip motora bir-iki şey yaparım.. tükürürüm, tekmelerim ve çalışmaya başlar.
    - Oh, patronun kim olduğunu biliyor.
    - Sanırım, haklısın.
  • - I think you're getting a ticket. - Run.
    - Sanırım ceza kesiliyor. - Koş.

  • - I think you're gonna find that this way very ill-advised. Where are her friends?
    - They're in the mess hall, sir.
    - Well, you find them, now. Quietly!
    - Sanırım bu yolu çok mantıksız bulacaksın. Arkadaşları nerede?
    - Kantindeler efendim.
    - Bul onları o zaman. Sessizce!
  • - I'll help you.
    - You are so kind, mister. You're a kind... You're a kind man.
    - It's okay.
    - I can tell. Please, you gotta tell me what to do. You gotta help me. I'm so cold, I'm hungry.
    - Sana yardım edeceğim.
    - Çok iyisiniz, bayım. siz bir... Siz iyi bir adamsınız.
    - Önemli değil.
    - Belli. Lütfen, bana ne yapmam gerektiğini söylemelisiniz. Bana yardım etmelisiniz. Üşüyorum, açım.
  • - I Know what really get you out of woods. As soon as we get home, I'm gonna fire up the hot tub. And you're gonna take a long bath before bed. And sleep like a baby.Tomorrow you'll be good as newborn.
    - Sana neyin gerçekten iyi geleceğini biliyorum. Eve varır varmaz, sıcak bir banyo hazırlarım. Ve sen yatmadan evvel uzun bir banyo yaparsın. Bir bebek gibi uyursun. Yarın da yeniden doğmuş gibi olursun.

  • - I'm sorry that I never told you. I'm not sorry that you're here.
    - Don't worry about it. I'm as jealous as all hell. So, was it a big wedding?
    - Sana hiç söylemediğim için üzgünüm. Burada olmandan üzgün değilim.
    - Bu konuda endişelenme.Fena halde kıskandım. Peki, büyük bir düğün müydü?
  • - I'm trying to tell you something, okay? I'm trying to tell you that... You're not alone. I'm trying to tell you that I...
    - Sana bir şey demeye çalışıyorum, tamam mı? Sana söylemeye çalıştığım... Yalnız değilsin. sana söylemeye çalıştığım... ben...
  • - Thank you, my dear.
    - You're going to break your eardrums.
    - Sağol, canım.
    - Kulak zarlarını patlatacaksın.
  • - I'm glad you're back safely.
    - To tell you the truth,I was a little nervous.
    - Sağ salim döndüğüne memnun oldum.
    - Gerçeği söylemek gerekirse, biraz endişeliydim.
  • - You're just under a lot of stress.
    - You're a nurse. Give me something. I don't know what to do anymore. Last week at work, I screwed up the Xerox machine permanently.. . and then I tripped on the subway steps. I fell and my glasses broke. And I cut my forehead. Here, see?
    - Sadece çok fazla stres altındasın.
    - Sen hemşiresin. Birşeyler ver bana. Daha fazla ne yapabilirim bilmiyorum. Geçen hafta işyerinde devamlı olarak fotokopi makinesini bozdum... ve sonra metronun merdivenlerine takıldım.. düştüm ve gözlüğüm kııldı. Ve alnımı kestim. İşte, gördün mü?
  • - You're not only brave, intelligent, you're handsome too. You didn't seem to remember the way to your house, so I brought you home.
    - Sadece cesur değil, zeki ve yakışıklısın da. Evinin yolunu hatırlamıyor gibiydin. Ben de seni evin götürdüm.
  • - Rose, we only want what's good for you .Opium is harmful, and once you're addicted to it, you'll really go to heaven!
    - Rose, biz sadece senin için iyi olanı istiyoruz. Opium zararlı, ve bir kere bağımlı hale gelirsen, gerçekten cennete gidrsin.
  • - Rimmer, if you go through life without feeling never experiencing, you're no better than a jellyfish, no better than a bank manager.
    - I don't want this feeling. I want my own memory back.
    - Rimmer, hayatta birşeyler deneyimlediğini hissetmeden yaşarsan, bir deniz anasından ya da bir banka müdüründen daha iyi durumda değilsin demektir.
    - Bu duyguyu istemiyorum. Ben kendi hafızamı geri istiyorum.
  • - You didn't think about it, not once, the possibility that Rambald could be right about me.
    - No, I didn't.
    - Why not?
    - I believe in you.
    - Did you think, I'd jus throw anyone in my trunk?
    - I just checked with transportation. You're gonna take the car to Dozer Field. There's a jet waiting to take you to Italy.

    - Rambald'ın benim hakkımda haklı olabileceği ihtimalini bir kere bile düşünmedin,
    - Hayır, düşünmedim.
    - Neden?
    - Sana inanıyorum.
    - Herhangi birisini arabamın bagajına atabileceğimi düşündün mü?
    - Ulaşım yollarını kontrol ettim. Dozer Field'a arabayı götüreceksin. Orada bir jet seni İtalya'ya götürmek için bekleyecek.
  • - What's wrong with it? Is this all right?
    - Well, you're too close to the lake. You drive next time.
    - So where do you think he is?
    - Well, I don't know.
    - Problemi ne bunun? Çalışıyor mu?
    - Şey, göle çok yakınsınız. Gelecek sefer arabayla gidin.
    - Peki, sence nerede?
    - Şey, bilmiyorum.
  • - This is politics, Joe. This is the game of being alive,and you think you're what? You think you're above that?
    - Politika bu Joe. Hayatta kalma savaşı bu. Ne sanıyordun? Bundan üstün olduğunu mu?
  • - I'm glad you're not a cop.
    - Did you do something wrong?
    - Do I look like I did something wrong?
    - I don't know.
    - Do I look like a thief? Or a killer? If so, you shouldn't have left me with the kids.
    - Polis olmadığına sevindim.
    - Yanlış birşey mi yaptın?
    - Yanlış birşy yapmış gibi mi görünüyorum?
    - Bilmem.
    - Hırsıza mı benziyorum? Ya da katile? Eğer öyleyse, beni çocuklarla bırakmamalıydın.
  • - I'm glad you're not a cop.
    - Did you do something wrong?
    - Do I look like I did something wrong?
    - I don't know.
    - Do I look like a thief? Or a murderer? If so, you shouldn't have left me with the kids.
    - Polis olmadığına sevindim.
    - Yanlış birşey mi yaptın?
    - Yanlış birşy yapmış gibi mi görünüyorum?
    - Bilmem.
    - Hırsıza mı benziyorum? Ya da katile? Eğer öyleyse, beni çocuklarla bırakmamalıydın.

4,160 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026