go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 6418 kişi  20 Oca 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

let

let, let, letting, lets
f. izin vermek
i. kiraya verme
ünl. bırak olsun
  • It's really throbbing.
    Let me get my coat.
    Zonkluyor.
    Mantomu alayım.
  • Minds are like flowers. If you let it sit there without soaking anything up, it will dry up.
    Ken Hill
    Zihinler çiçekler gibidir. Hiçbir şeyi emmeden orada oturmasına izin verirseniz, kuruyacaktır.
  • Although, it is considerate to let your
    partner know your plans, so she won't worry.
    Yine de, merak etmesin diye partnerini
    planlarından haberdar etmek nezakettir.
  • It's enough, papa. Go to bathe, let me make the water hotter.
    Yeter artık baba. Banyoya gir ve suyu ısıtmama izin ver.
  • He offered them a million dollars
    if they'd let him live there.
    Yerleşmesine izin versinler diye
    bir milyon dolar teklif etmiş.
  • We're short of space. And it's important for you to use your talents. Let me help you pack.
    Yerimiz yeterli değil. Ayrıca, senin için yeteneklerini kullanmak önemli. İzin ver eşyalarını toplamana yardım edeyim.
  • Did you fall out of bed? Let me help you.
    No, no. I think I'm better off on hard surface
    Yataktan mı düştün? İzin ver sana yardım edeyim.
    Hayır, hayır. Sanırım sert yüzeyde daha iyiyim.
  • Tomorrow let us do or die!
    Thomas Campbell
    Yarın yapalım yada ölelim!
  • Never let a day pass that you will have cause to say, I will do better tomorrow.
    Brigham Young
    Yarın daha iyisini yapacağım demenize sebep olacak bir günün geçmesine asla izin vermeyin.
  • So, you let the most beautiful and richest girl in college go.
    Yani, kolejin en güzel ve en zengin kızının gitmesine izin verdin.
  • I figure I'll be champ for about ten years and then I'll let my brother take over - like the Kennedys down in Washington.
    Muhammad Ali
    Yaklaşık on yıldır şampiyon olmayı düşünüyorum ve sonra kardeşimin beni geçmesine izin vereceğim,Kennedy nin Washington'da aşağıya inmesi gibi

  • On videotape the violent part horrified her so deeply. She started getting a stomach ache. I shut it off,wouldn't let her watch it.
    Videodaki filmde şiddet içeren sahne onu çok fazla korkuttu. Karnı ağrımaya başladı. Videoyu kapattım ve seyretmesine izin vermedim.
  • And, and I'll,
    I'll let you go
    for a ride in the car!
    Ve, sana, arabada gezinti
    yapmana izin vereceğim.
  • And you let them think that might be you?
    Ve yeni ahmağın sen olduğunu düşünmelerini mi istiyorsun?

  • And I just wanted to let you know that we've been discussing you...
    Ve bizim sizin hakkınızda bazıtoplantılarımızda konuştuğumuzu sizin bilmenizi istedim.

  • You let me lay down naked on top of you!
    Üzerine çıplak olarak
    uzanmama göz yumdun!
  • Well, let him stay in there long enough, he'll give you a bleeding ulcer.
    Uzun bir süre kalmasına izin ver de kanamalı ülser de verir sana.

  • Don't forget. We can't let them go within range. Get me closer. Get me closer!
    Unutma. Onların alandan uzaklaşmasına izin veremeyiz. Yaklaş bana. Yaklaş bana!
  • You must remain here all night, and you must not let your sight pass from her.
    Tüm gece burada kalmalısın ve gözünü ondan ayırmamalısın.
  • You'll never get such chance for repentance. Don't let it go.
    Tövbe etmek için bir daha böyle bir fırsatın asla olmayacaktır. Bu fırsatı kaçırma.

2,209 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026