En çok kullanılan kelimeler
En çok kullanılan fiiller
Boşluk doldurma (kelimeler)
Boşluk doldurma (fiiller)
Kelime tamamlama
Fiil tamamlama
Kelime Eşleştirme
Fiil Eşleştirme
Kelime Telaffuzları
Fiil Telaffuzları
Fiil çekim testleri
|
let,
let,
letting,
lets
f. izin vermek
i. kiraya verme
ünl. bırak olsun It's really throbbing.
Let me get my coat. Zonkluyor.
Mantomu alayım. Minds are like flowers. If you let it sit there without soaking anything up, it will dry up.
Ken Hill Zihinler çiçekler gibidir. Hiçbir şeyi emmeden orada oturmasına izin verirseniz, kuruyacaktır.18.06.2010 onr - ?eviren: derya ! Although, it is considerate to let your
partner know your plans, so she won't worry. Yine de, merak etmesin diye partnerini
planlarından haberdar etmek nezakettir. It's enough, papa. Go to bathe, let me make the water hotter. Yeter artık baba. Banyoya gir ve suyu ısıtmama izin ver. 10.09.2009 enscapsulation ! He offered them a million dollars
if they'd let him live there. Yerleşmesine izin versinler diye
bir milyon dolar teklif etmiş. We're short of space. And it's important for you to use your talents. Let me help you pack.
Yerimiz yeterli değil. Ayrıca, senin için yeteneklerini kullanmak önemli. İzin ver eşyalarını toplamana yardım edeyim.
Did you fall out of bed? Let me help you.
No, no. I think I'm better off on hard surface Yataktan mı düştün? İzin ver sana yardım edeyim.
Hayır, hayır. Sanırım sert yüzeyde daha iyiyim. Tomorrow let us do or die!
Thomas Campbell Yarın yapalım yada ölelim!18.06.2010 onr - ?eviren: Duran ! Never let a day pass that you will have cause to say, I will do better tomorrow.
Brigham Young Yarın daha iyisini yapacağım demenize sebep olacak bir günün geçmesine asla izin vermeyin.18.06.2010 onr - ?eviren: derya ! So, you let the most beautiful and richest girl in college go. Yani, kolejin en güzel ve en zengin kızının gitmesine izin verdin.10.09.2009 enscapsulation ! On videotape the violent part horrified her so deeply. She started getting a stomach ache. I shut it off,wouldn't let her watch it. Videodaki filmde şiddet içeren sahne onu çok fazla korkuttu. Karnı ağrımaya başladı. Videoyu kapattım ve seyretmesine izin vermedim. And, and I'll,
I'll let you go
for a ride in the car! Ve, sana, arabada gezinti
yapmana izin vereceğim. And you let them think that might be you? Ve yeni ahmağın sen olduğunu düşünmelerini mi istiyorsun?
 And I just wanted to let you know that we've been discussing you... Ve bizim sizin hakkınızda bazıtoplantılarımızda konuştuğumuzu sizin bilmenizi istedim.
   You let me lay down naked on top of you! Üzerine çıplak olarak
uzanmama göz yumdun! Well, let him stay in there long enough, he'll give you a bleeding ulcer. Uzun bir süre kalmasına izin ver de kanamalı ülser de verir sana.
 Don't forget. We can't let them go within range. Get me closer. Get me closer! Unutma. Onların alandan uzaklaşmasına izin veremeyiz. Yaklaş bana. Yaklaş bana! You must remain here all night, and you must not let your sight pass from her. Tüm gece burada kalmalısın ve gözünü ondan ayırmamalısın.19.02.2010 onr - ?eviren: derya ! You'll never get such chance for repentance. Don't let it go. Tövbe etmek için bir daha böyle bir fırsatın asla olmayacaktır. Bu fırsatı kaçırma. 25.08.2009 neslitukenmis !
2,209 c?mle
|