go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 5717 kişi  05 Eyl 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

let

let, let, letting, lets
f. izin vermek
i. kiraya verme
ünl. bırak olsun
  • Get to know someone, let her get to know me,
    Birini tanımak, beni tanımasınıa izin vermek...

  • Just hang on All right? You're doing fine. Don't let go.
    Don't let me go. Stay with me.
    Biraz dayan. Tamam mı? İyi gidiyorsun. Kendini salma.
    Beni bırakma. Benimle kal.
  • You should let me wet
    my beak a little.
    Biraz ben de yolumu bulayım.
  • You had a vision and
    you let them change it
    Bir vizyonun vardı ama
    onların değiştirmesine izin verdin...
  • Let me ask you something.
    Bir şey sormak istiyorum.

  • Just gonna let her wake up one day
    in agony and you tell her it's over?
    Bir gün acı içinde uyanmasını bekleyip
    sonra da 'buraya kadarmış' mı diyeceksin?
  • Wait a minute. Where are we gonna find a judge who'll let us tap, Quinn?
    Bir dakika bekle. Bizim telefon dinleme aygıtı kullanmamıza izin verecek bir yargıcı nerede bulacağız, Quinn?
  • Never let a fool kiss you, or a kiss fool you.
    Joey Adams
    Bir aptalın seni öpmesine yada bir öpücüğün seni aptal yerine koymasına asla izin verme.
  • Never let a fool kiss you, or a kiss fool you.
    Joey Adams
    Bir aptalın seni öpmesine yada bir öpücüğün seni aptal yerine koymasına asla izin verme.
  • I don't know, examination I guess. And then they put the jump suit back on me again. I went through the compound - I remember somebody shouting, Jim don't let them break you.
    Jim Bakker
    Bilmiyorum,sanırım sınav,tulumu tekrar sırtıma geçirdiler.Karışımın içinden gittim-Birinin bağırdığını hatırlıyorum,Jim onların içine girmesine izin verme.
  • I should let you know that I'm new to the dating world
    Bilmelisin ki, kızlarla çıkma olayında biraz yeniyim.

  • I knew I shouldn't
    have let Joyce leave.
    Biliyordum. Joyce'un
    gitmesine izin vermemeliydim.
  • Let me finish.
    Bırak da bitireyim.
  • Gentlemen, let us not fear the inevitable chill and storms of autumn and winter Instead, let us anticipate the rapid growth of springtime.Let us await the rewards of summer.
    Beyler, sonbahar ve kışın malum soğuklarından ve fırtınalarından korkmayalım. Bunun yerine, bahardaki hızlı büyümeyi bekleyelim. Yazın getireceklerini bekleyelim.
  • You wanna destroy me but I am not gonna let you do that.
    Beni yıkmak istiyorsun ama bunu yapmana izin vermeyeceğim.
  • Make me famous through the world. Make me immortal. After I die, let people speak my name
    Beni tüm dünyada meşhur et. Beni ölümsüz yap. Öldükten sonra, insanların adımı anmalarına izin ver.
  • l will not let you go except you bless me.
    Beni takdis etmedikçe gitmene izin vermeyeceğim.
  • Let me stay, let me stay!
    Beni bırak kalayım,
    ben de kalayım.
  • I just wanted to let you know that I'm really sorry that happened.
    ben sadece olanlar için çok üzgün olduğumu bilmeni istedim.

  • I'm a friend, right? So you'll
    let him work here?
    Ben dostunum, değil mi?
    O zaman burada çalışmasına izin ver.

2,209 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026