go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 5718 kişi  05 Eyl 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

let

let, let, letting, lets
f. izin vermek
i. kiraya verme
ünl. bırak olsun
  • Maybe now they'll let me turn round, thought Gregor and went back to work.
    Belki şimdi fikrimi değiştirmeme izin verirler, diye düşündü Gregor ve işe geri döndü.
  • Maybe it's time we let a
    professional answer that question.
    Belki de bu soruya bir uzmanın
    cevap vermesinin zamanı gelmiştir.
  • Maybe chelsea would let me borrow you.
    Belki Chelsea seni ödünç
    almama izin verir.
  • Oh, let me give you the key.
    Bekle anahtarı vereyim.

  • We have no choice, use your guns. We can't let him go any farther, no matter what it takes! Fire!
    Başka çaremiz yok, silahlarınızı kullanın. Daha fazla ileri gitmesine izin veremeyiz, neye mal olursa olsun! Ateş!
  • Give me a cross. Let believer kiss the cross You'll get your cross.
    Bana bir haç ver. İnananların haçı öpmesine izin verelim. Sen de haçını alacaksın.
  • Let me see.
    Bakayım.

  • Let me see that.
    Bakayım şuna.

  • Let me get this straight.
    Bakalım doğru anlamışmıyım.

  • Look, you just keep quiet,
    and let me take care of this, okay?
    Bak, sen sadece sessizce dur,
    ve bu işin çaresine bakayım, tamam mı?
  • You think Papa will let you. We're like oxen here.We go round and round and never go anywhere.
    Babamızın seni bırakacağını mı sanıyorsun?Biz burada boğalar gibiyiz. Çevrede dolaşırız ama asla bir başka yere gitmeyiz.
  • Dad won't let you live abroad without getting married first.
    Babamız seni evlenmeden yurtdışında yaşamana izin vermeyecektir.
  • No civilized country in Europe will let us unload that train on their territory including Swiss.
    Avrupa'daki hiç bir ülke İsviçrelilerde dahil, kendi bölgelerinde bu trenin yükünü boşaltmamıza izin vermeyecekler.
  • They want the land. They'll tear everything down. Let me save the factory. What a load of crap.
    Arsayı istiyorlar. Her şeyi yıkacaklar. Fabrikayı kurtarmama izin ver. Tamamen saçmalık.
  • I should've called to let you know I was gonna be late. Okay?
    Arayıp geç kalacağımı haber vermem gerekirdi. Tamam mı?

  • I should've called to let you know
    I was gonna be late. Okay?
    Arayıp geç kalacağımı haber
    vermem gerekirdi. Tamam mı?

  • Don't be a silly goose.Please let me patronize the arts.
    Aptal kaz gibi davranma. Tabloları satın almama izin ver.
  • But let me tell you something. Gloria Steinem never helped me out; Larry Flynt did.
    Courtney Love
    Ama sana bir şey anlatmama izin ver. Gloria Steinem bana hiç yardım etmedi; Larry Flynt yaptı.
  • But he got furious with me. So I let it go.
    Ama küplere bindi. Ben de boşverdim.
  • but I am calling your father, let him deal with you.
    ama babanı arıyorum, seninle o ilgilensin.


2,209 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026