Kayıt Olun

Parolanızı mı unuttunuz?

go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 540 kişi  23 May 2018 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

En fazla kullanılan sıfatlar

  • obedient: s. itaatkâr, yumuşak başlı, söz dinler, sadık
  • obnoxious: s. çirkin, iğrenç, pis, kötü, uygunsuz
  • ok: f. onaylamak, tasdiklemek, okeylemek i. tasdik, olur, okey, onay ünl. iyi, makbul
  • old: s. bayat, eski, yaşlı i. eski zamanlar
  • old-fashioned: s. eski moda
  • open: f. açmak i. açık s. açık, serbest
  • outgoing: i. gidiş s. giden, çıkan, kalkan, dışarı giden, akıp giden, sempatik, açık yürekli, içi dışı bir
  • outrageous: s. aşırı kötü, çok çirkin, rezil, aşırı, acımasız, zalim
  • outstanding: s. göze çarpan, seçkin, kalburüstü, ödenmemiş, tamamlanmamış, askıda, yerine getirilmemiş
  • panicky: s. kolay paniğe kapılan, paniğe kapılmış, panik
  • perfect: f. mükemmelleştirmek i. tamamlanmış geçmiş zamanlı fiil s. mükemmel, kusursuz
  • petite: i. minyon kadın, ufak tefek kadın, garson boy kadın giysisi s. küçük, minyon, ufak, minik
  • plain: i. düzlük, ova s. sade, süssüz zf. sade bir biçimde
  • plastic: i. plastik s. plastik, biçim verilebilir
  • pleasant: s. hoş, güzel, keyifli
  • poised: [poise] f. dengede tutmak, dengelemek, asılı durmak, havada durmak, dik tutmak (baş), kaldırmak (baş)
  • poor: s. zavallı, fakir i. sefil
  • powerful: s. güçlü, nüfuzlu
  • prickly: s. dikenli, iğne gibi batan, karıncalanan, huysuz, çabuk sinirlenen, asabi
  • proud: s. gurur verici, azametli
  • purring: i. hırıltı
  • puzzled: s. şaşkın, kafası karışmış, karışmış, şaşırmış
  • quaint: s. antika, acayip, ilginç, eski ve hoş
  • quick: i. canlı s. çabuk, hızlı zf. çabucak
  • quiet: f. susturmak, yatıştırmak i. sessizlik, huzur s. sessiz
  • rapid: s. hızlı, ani
  • raspy:
  • real: s. gerçek, asıl i. real [fin.] zf. gerçekten
  • relaxed: s. gevşemiş, rahatlamış, yumuşamış
  • relieved: [relieve] f. rahatlatmak, dindirmek, hafifletmek, kurtarmak, teselli vermek, avutmak, içini rahatlatmak, nöbeti devralmak, yardım yapmak, sadaka vermek, renk katmak, belirginleştirmek, dikkat çekmesini sağlamak, çare bulmak, kabartma yapmak, torna etmek
  • repulsive: s. itici, antipatik, iğrenç, uzaklaştırıcı
  • revolting: s. iğrenç
  • rich: s. zengin, bereketli
  • right: i. gerçek, hak, sağ
  • ripe: s. olgun, uygun
  • robust: s. dinç, dirençli, kuvvetli, güçlü, gürbüz, zorlu, çetin, kaba saba (espri)
  • rotten: s. çürümüş, çürük, bozuk, cılk, kokuşmuş, kokmuş, berbat, rezalet, çok kötü
  • rough: f. pürüzlendirmek, kötü davranmak i. taslak s. pürüzlü, kaba
  • round: f. etrafını dolaşmak i. daire, halka s. yuvarlak
  • rubbery: s. lastiğe benzeyen
  • safe: i. kasa s. emin, güvenli
  • salty: s. tuzlu, esprili, açık saçık
  • sane: s. akla yatkın, akıllıca, aklı başında, makul, insaflı
  • scared: s. korkmuş
  • scary: s. korkutucu, ürkütücü, korkunç, korkak, ürkek
  • scratchy: s. kaşındıran, kaşınan, kargacık burgacık, derme çatma, eğri büğrü, gelişigüzel, üstünkörü, gıcırdayan, cızırtılı
  • screeching: s. cırtlak, cırlak
  • shaggy: s. kaba tüylü, çok tüylü, kabarık, taranmamış, pürüzlü, yontulmamış
  • shaky: s. titrek, zayıf, güçsüz, sarsan, sarsak, sarsıntılı, sağlıksız, sallantıda, şüpheli, çatlamış, çatlak
  • shallow: f. sığlaşmak i. sığ yer s. sığ, yüzeysel
  • sharp: f. tizleştirmek, hile yapmak i. kaba kepek, diyez nota s. keskin, açıkgöz
  • shiny: s. parlak, eskimiş (elbise), parlamış (eski)
  • short: i. kısa metrajlı film s. kısa, az, özet zf. eksik
  • shrill: f. acı acı bağırmak, tiz bir sesle bağırmak s. tiz, cırlak, cırtlak, acı, sürekli rahatsız eden
  • shy: f. ürkmek, çekinmek i. utangaç kimse, ürkek kimse s. utangaç, ürkek
  • silent: s. sessiz, suskun
  • silky: s. ipeksi, ipek gibi, ipekli, yumuşacık, tatlı (ses), içimi kolay, yağcı, dalkavuk
  • silly: i. aptal s. aptalca
  • skinny: s. sıska, çok zayıf, bir deri bir kemik, derimsi, cimri, eli sıkı, cılız
  • sleepy: s. uykulu, uyuşuk
  • slimy: s. sümüksü, çamur gibi, çamurlu, balçıklı, sümüklü, pis, iğrenç, yaltakçı, iki yüzlü
  • slippery: s. kaygan, kaypak, güvenilmez, kayan, zor anlaşılır, akılda kalıcı olmayan, hatırlanması zor, hassas (konu)
  • slow: f. yavaşlamak s. yavaş, ağır
  • small: i. dar kısım s. küçük, mini
  • smiling: s. gülümseyen, gülen, tebessüm eden, güler yüzlü
  • smoggy: sisli
  • smooth: f. düzleştirmek s. düz, pürüzsüz, akıcı
  • soft: zf. yumuşakça i. kafasız s. yumuşak, hafif, belli belirsiz
  • solid: i. katı cisim s. katı, sert, sağlam, som
  • sore: i. yara s. yaralı, ağrılı zf. feci şekilde
  • sour: f. ekşimek i. ekşi şey s. ekşi, keskin
  • sparkling: i. parlama s. parlayan, parlak, ışıl ışıl, pırıl pırıl, zeki, parlak zekâlı, akıllı, köpüklü, köpüren
  • spicy: s. baharatlı, baharlı, acılı, kokulu, çeşnili, nükteli, esprili, açık saçık, şık, çekici
  • splendid: s. olağanüstü, mükemmel
  • spotless: s. lekesiz
  • square: f. beraberliği sağlamak [spor.], kare yapmak i. kare, meydan s. dört köşeli
  • squeaky: s. tiz sesli, gıcırtılı, cızırtılı
  • squealing:
  • stale: f. bayatlamak, bozulmak, eskimek, işemek (sığır) i. çiş (at, sigir vb.), sidik (at, sigir vb.) s. bayat, bozuk, eskimiş, tükenmiş, bitkin, yorgun, vadesi geçmiş
  • steady: f. sallanmasını kesmek i. sabit durum s. sağlam, sabit
  • steep: f. demlemek i. dik yokuş, uçurum s. dik, yalçın
  • sticky: s. yapışkan, yapış yapış, yapışkanlı, aşırı nemli, rutubetli, ıslak, inatçı, zorlu, zor, tatsız, kötü, berbat, isteksiz, gönülsüz
  • stormy: s. fırtınalı, şiddetli, heyecanlı
  • straight: i. düz çizgi s. düz, dik zf. doğru
  • strange: s. acayip, yabancı
  • strong: s. güçlü, sağlam zf. kuvvetle
  • stupid: i. aptal s. aptalca
  • successful: s. başarılı
  • super: i. birici sınıf mal, fazlalık s. süper ök. ek
  • sweet: ünl. şekerim i. tatlı s. şekerli, sevimli
  • swift: i. kara sağan (kuş), ebabil s. çevik, hızlı, süratli, çabuk geçen, çabuk, tez canlı, eli çabuk
  • tall: zf. abartarak s. uzun boylu
  • tame: f. evcilleştirmek s. evcil, ehli
  • tasteless: s. lezzetsiz, tatsız, zevksiz, yavan, tat alma yeteneği olmayan
  • tasty: s. lezzetli, tadı güzel, zevkli
  • tense: f. germek, gerilmek i. kip, zaman s. gergin
  • terrible: s. korkunç, çok kötü
  • thick: s. kalın, yoğun, sık i. kalın kafalı
  • thin: f. incelmek s. ince, zayıf
  • thoughtful: s. düşünceli
<< önceki | 1 | 2 | [ 3 ] 4 | sonraki >>

Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2018