Kayıt Olun

Parolanızı mı unuttunuz?

go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 840 kişi  17 Kas 2018 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

poor

 
s. zavallı, fakir
i. sefil
  • The gap between rich and poor is wider now than 40 years ago, a government-commissioned panel has reported.
    Zengin ve fakir arasındaki aralık şimdi 40 yıl öncesine göre daha geniş hükümetin yetkili komisyonu bildirdi.
  • I mean, look at the poor bastard.
    Zavallı piç kurusunun
    haline bak.
  • I was very sorry to hear about poor Donald.
    Zavallı Donald ile ilgili duyduklarıma çok üzüldüm.

  • She's a poor widow, she has nobody
    to take care of her.
    Zavallı bir dul ve
    ona bakacak kimsesi yok.
  • She seems better, poor dear.
    Zavallı aşkım şimdi daha iyi görünüyor.
  • The poor fellow was laid to rest near our seat so that we stood on it, when the time came and saw everything.
    Zavallı adam dinlenmek için bizim oturduğumuz yerin yakınına uzandı,öyle ki onun üstüne bastık,gitme zamanı geldiğinde ,herşeyi gördük.
  • I could see that the poor dear was torn about in his mind.
    Yazık zavallının kafasının çok yıprandığını anlayabiliyordum.

  • Okay, "dumb" was a poor choice of words.
    Tamam, "aptal" yanlış bir kelime seçimiydi.

  • Disbelief in magic can force a poor soul into believing in government and business.
    Tom Robbins
    Sihire inanmamak zavallı bir ruhu hükümete ve ticarete inanmaya itebilir.
  • If you had given it to us,that poor girl might still be alive.
    Onu daha önce bize vermiş olsaydınız, şu zavallı kız hala yaşıyor olabilirdi.
  • Oh, Madam Mina, I know that the friend of that poor little girl must be good, but I had yet to learn? He finished his speech with a courtly bow.
    Oh,Madam Mina,o zavallı küçük kızın arkadaşının iyi olması gerektiğini biliyorum,sonunda öğrenmek zorunda kaldım,o,konuşmasını kibar bir selamla bitirdi.
  • That fearful sound had been the death cry of our poor ship.
    O korkunç ses, zavallı gemimizin ölüm çığlığı oldu.
  • What do you think? I'm some poor pathetic wretch?
    Ne düşünmüştün? Zavallı, sefil biri olduğumu mu?

  • A self-taught man usually has a poor teacher and a worse student.
    Henny Youngman
    Kendi kendini eğitmiş bir adam genellikle zayıf bir öğretmendir ve kötü bir öğrencidir.
  • The beauty of twin towers in ?stanbul enthralled me very much.
    I was enthralled by the story of that poor woman a lot,She had lost all her family in a traffic accident.
    İstanbuldaki ikiz kulelerin güzelliği ben çok etkiledi.
    Şu zavallı kadının hikayesinden çok etkilendim,Bir trafik kazasında bütün ailesini kaybetmiş.
  • There are no tree for the poor, lost, poor children. "Decay is their toy.""Despair is their game”
    Fakirler, kayıplar, zavallı çocuklar için hiç ağaç yok. “Çürüme, oyuncakları” “Umutsuzluk ,oyunları.
  • The poor have only one advantage. They know when they are loved for themselves.
    Fakir insanların tek bir avantajı vardır. Kendilerinin sevildiği zamanı bilirler.
  • If you look around Brazil you see pregnant women everywhere. Here you don't see that as much. There the only thing they do is babies, babies, babies! Especially the poor families.
    Adriana Lima
    Eğer Brazilya'da etrafına bakınırsan, her yerde bir sürü hamile kadın görürsün. Burada görmediğin kadar. Yaptıkları tek şey bebekler,bebekler,bebekler! Özellikle fakir aileler.
  • They must be on their way to sell the poor thing's hide, said another.
    Diğeri ,zavallı şeyin postunu satmak için yola koyulmalılar, dedi.
  • Too poor isn't good.But I can afford books and CDs.
    Çok fakir olmak iyi birşey değil. Ancak kitap ve cd almaya gücüm yetiyor.

815 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2018