- Stand up!
- Look, they made you bigger than me.
- Who did?
- They did. The dollmakers. They made you taller. Why don't you look like one?
- Like one?
- You're not cute like a doll. You just look like someone's ordinary kid.
- Ayağa kalk!
- Bak, seni benden büyük yapmışlar.
- Kim?
- Onlar yapmış. Oyuncakçılar. Seni daha uzun yapmışlar. Neden onlardan birine benzemiyorsun?
- Onlardan biri?
- Sen bebek gibi şirin değilsin. Sadece birisinin sıradan çocuğuna benziyorsun.
- I'll watch yo take your temperature.
- I took it.
- Take it again. You're not sick.
- I am so ...
- You're lying. How did you raise your temperature? I'd like to know. I'm listening.
- It was easy. I rubbed the thermometer against the sheet. It heats up. That's all.
- Fair enough. Nice little trick. It proves you're smart. Why did you do it?
- I don't have to say.
- You have to tell me the truth. Why?
- You can't make me talk.
- Ateşini ölçmeni izleyeceğim.
- Ben ölçtüm.
- Tekrar ölç. Hasta değilsin.
- Ben çok...
- Yalan söylüyorsun. Ateşini nasıl yükselttin? Bilmek isterdim. Dinliyorum.
- Kolay oldu. Termometreyi çarşafa sürttüm. Yükseldi. Hepsi bu.
- Adilce. Küçük güzel bir hile. Zeki olduğunu ispat ediyor. Neden yaptın bunu?
- Söylemek zorunda değilim.
- Bana gerçeği söylemelisin. Neden?
- Beni konuşturamazsın.
- I'll watch yo take your temperature.
- I took it.
- Take it again. You're not sick.
- I am so ...
- You're lying. How did you raise your temperature? I'd like to know. I'm listening.
- It was easy. I rubbed the thermometer against the sheet. It heats up. That's all.
- Fair enough. Nice little trick. It proves you're smart. Why did you do it?
- I don't have to say.
- You have to tell me the truth. Why?
- You can't make me talk.
- Ateşini ölçmeni izleyeceğim.
- Ben ölçtüm.
- Tekrar ölç. Hasta değilsin.
- Ben çok...
- Yalan söylüyorsun. Ateşini nasıl yükselttin? Bilmek isterdim. Dinliyorum.
- Kolay oldu. Termometreyi çarşafa sürttüm. Yükseldi. Hepsi bu.
- Adilce. Küçük güzel bir hile. Zeki olduğunu ispat ediyor. Neden yaptın bunu?
- Söylemek zorunda değilim.
- Bana gerçeği söylemelisin. Neden?
- Beni konuşturamazsın.
- Actually, that was for Jackie. We've wanted a fight in our own back yard. You're one of the few women having any success in this, what's it take?
- Hard work and thick skin. A great boxer don't hurt either.
- Aslında, bu Jackie içindi. Kendi arka bahçemizde bir karşılaşma istemiştik. Bunda başarılı olan ender kadınlardan birisin, ne sayesinde?
- Sıkı çalışma ve kalın bir deri. Bir de iyi boksör can da acıtmaz.
- I'm calling the ambulance
- No, wait
- Wait? Are you crazy? God, you're on fire, your head is on fire.
- lt hurts.
- I'll call an ambulance.
- No, I don't wanna go to the hospital. Please let me lie here.
- Ambulansı arıyorum.
- Hayır, bekle!
- Bekle mi? Deli misin sen? Tanrım yanıyorsun. Başın yanıyor.
- Canım acıyor.
- Ambulansı çağıracağım.
- Hayır. Hastahaneye gitmek istemiyorum.Bırak burada uzanayım.