go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 5192 kişi  08 May 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

but

i. itiraz
zf. sadece
bğ. fakat, ancak, oysa
  • Look, I know you're upset, but I'll take you to the movies some other time.
    Bakın, sinirli olduğunuzu biliyorum, ama sinemaya başka bir zaman gideriz.

  • Look,look,look,I would love to have this
    conversation, but I've got to get to work.
    Bak, bak, bak. Bu konuşmayı yapmak
    isterdim, ama işe gitmem gerekiyor.
  • The gard'ner wot didn't remember said he was a-gallopin' northward faster than a horse could go, but I don't believe him, for, yer see, Sir, wolves don't gallop no more nor dogs does, they not bein' built that way.
    Bahçevan Wot hatırlamadı,bir atın gidebileceğinden daha hızlı kuzeye doğru dörtnala gidiyordu dedi,fakat ben ona inanmıyorun,zira,evet anlıyorum bayım,kurtlar artık dörtnala koşmuyorlar,nede köpekler,onlar o şekilde yaratılmamışlar.
  • I recognized your father from a photograph. Sometimes I can remember his face But sometimes it seems to fade away
    Babanı bir fotoğraftan tanıdım. Bazen yüzünü hatırlayabiliyorum ama bazen gözümün önünden uzaklaşıp gidiyor.
  • I had a hard time with my father but we forgave each other a while ago.
    Babamla zor zamanlar yaşadık ama bir süre önce, birbirimizi affettik.
  • I feel a part of my father in me, but I also want him to be independent of me.Because some day I will no longer be around.
    Babamın bir parçasını bende hissediyorum ama aynı zamanda benden bağımsız olmasını da istiyorum. Çünkü birgün yanında olmayacağım.
  • To save me father l had to marry you. But you are like disease - with which a man can neither live or die.
    Babamı kurtarmak için seninle evlenmek zorunda kaldım.Ama sen bir hastalık gibisin - bir insan seninle birlikteyken ne yaşayabiliyor ne de ölebiliyor.
  • To save me father l had to marry you. But you are like disease with which a man can neither live or die.
    Babamı kurtarmak için seninle evlenmek zorunda kaldım.Ama sen bir hastalık gibisin - bir insan seninle birlikteyken ne yaşayabiliyor ne de ölebiliyor.
  • My Sons, said the Father, do you not see how certain it is that if you agree with each other and help each other, it will be impossible for your enemies to injure you? But if you are divided among yourselves, you will be no stronger than a single stick in that bundle.
    Baba,'oğullarım onun ne kadar kesin olduğunu anlamıyormusunuz ki eğer birbirinizle anlaşır ve birbirinize yardım ederseniz,düşmanlarınızın sizi yaralaması imkansız olacaktır,fakat kendi aranızda bölünürseniz bir yığındaki tek bir sopadan daha güçlü olmayacaksınız!dedi.
  • A little learning is a dangerous thing, but a lot of ignorance is just as bad.
    Bob Edwards
    Az öğrenme tehlikeli bir şeydir fakat çokça cehalet de o kadar kötüdür.
  • A little knowledge is a dangerous thing, but a little want of knowledge is also a dangerous thing.
    Samuel Butler
    Az bir bilgi tehlikeli bir şeydir ama az bir bilgi isteği de tehlikeli bir şeydir.
  • If you pour oil and vinegar into the same vessel, you would call them not friends but opponents.
    Aeschylus
    Aynı kaba yağ ve sirke dökersen,onlara dost değil düşman dersin.
  • I race historic muscle cars back in Australia, and that's my hobby. And I try to race home as soon as I've finished aa movie but don't tell anyone.
    Eric Bana
    Avustralyaya geri dönerken yüksek performanslı tarihi arabalarla yarışırım,ve bu benim hobim.Ve filmi bitirir bitirmez ülkeme dönerken yarışmaya çalışırım,fakat kimseye söyleme.

  • He doesn't do nothing but gamble and tend his horses.
    Atlarına bakmaktan ve kumar oynamaktan başka hiçbirşey yapmıyor.
  • Sex without love is a meaningless experience, but as far as meaningless experiences go its pretty damn good.
    Woody Allen
    Aşk olmadan sex boş bir deneyimdir ama boş deneyimler arasında baya iyi iş çıkarıyor.
  • Basically, you're ok but when you have problems you drag everybody down with you.
    Aslında sen iyisin ama problemleri olduğunda herkesi kendinle beraber aşağı sürüklüyorsun.
  • It's actually hiscasa, but the dehumidifier
    and the night-light belong to me.
    Aslında onun evi, ama nem giderici
    ve gece lambası bana ait.
  • Well, I don't know what you got
    a shot at, but you got a shot.
    Aslında ne şansın olur bilmiyorum
    ama şansın olur işte.
  • Actually, my favourite roles have been in theatre, but on TV, my faves were Slap Maxwell and Larry Sanders.
    Megan Gallagher
    Aslında benim favori rollerim tiyatrodaydı ama TV'de sevdiklerim Slap Maxwell ve Larry Sanders'dı.
  • I can never go to sleep, but I can lay quietly and not make a peep.
    Asla uyumaya gitmem ama sessizce uzanırım,çıt çıkarmam.

25,515 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026