go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 4729 kişi  08 May 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

but

i. itiraz
zf. sadece
bğ. fakat, ancak, oysa
  • If you want to, but you know how she pushes your buttons.
    Eğer istersen, ama seni rahat bırakmayacağını bilirsin.

  • If you'd stuck with a little longer, you would've seen the results but you abandon too soon.
    Eğer biraz daha devam etseydin sonucu görürdün ama sen hemen vazgeçiyorsun.

  • Regular opera-goers knew of he but she was unknown to most people.
    Düzenli opera izleyicileri onu iyi tanır ama çoğu insan için tanıdık değildir.
  • I thought about it, you know. I was gonna tell my father, but...
    Düşündüm ama bilirsin. Babama söyleyecektim ama...

  • So be it until there is no enemy,
    but peace.
    Düşmanlar yok olup barış
    gelene kadar da öyle olacak.
  • Yesterday is not ours to recover, but tomorrow is ours to win or lose.
    Lyndon B. Johnson
    Dünü iyileştiremeyiz ama yarını kazanmak veya kaybetmek bizimdir.
  • Dragon was very nice to us all. But now, you two newcomers emerge looking down on us?
    Dragon hepimize karşı çok kibardı. Ama şimdi, siz iki yeni gelen bizi küçümseyerek mi ortaya çıkıyorsunuz?
  • Dragon was very nice to us all. But now, you two newcomers emerge; looking down on us.
    Dragon hepimize karşı çok iyiydi. Ama, şimdi siz iki yeni adam ortaya çıktı; bizlere tepeden bakan.
  • My ninth grade science teacher once told me that if you put a frog in boiling water, it'll jump out. But if you put it in cold water and heat it up gradually, it'll just sit there and slowly boil to death.
    Dokuzuncu sınıf öğretmenim bir keresinde şöyle demişti. Eğer bir kurbağayı kaynar suya koyarsan, dışarı zıplayacaktır. Ama eğer soğuk suyun içine koyup suyu yavaş yavaş ısıtırsan, orada öylece duracak ve yavaş bir şekilde ölünceye kadar haşlanacaktır.
  • Physicians selected patients who have life-threatening but remediable heart diseases.
    Doktorlar yasami tehdit edici ama tedavi edilebilir kalp rahatsizligi olan hastalari sectiler.
  • Well, truth be told, I was gonna pay you back, but your attitude irks me.
    Doğruyu söylemek gerekirse geri ödeyecektim ama bu tavırların beni uyuz etti.

  • True, but when Peter
    found out that his father
    Doğru, fakat Peter, gerçek babasının...
  • Right, but it’s not all my fault.
    Doğru, ama bu sadece benim hatam değil.

  • He’s taken the driving test three times, but he hasn’t been able to pass the test yet.
    Direksiyon sınavına üç kez girmiştir fakat henüz sınavı geçememiştir.

  • They had to listen because I was too important to ignore. That is not an excuse, but it is an explanation.
    Dinlemek zorundaydılar, çünkü ihmal edilemeyecek kadar önemliydim. Bu bir özür değil, ama bir açıklama.
  • Listen, I got to go, but...
    Dinle, gitmeliyim, ama…
  • Language is an art, like brewing or baking; but writing would have been a better simile.
    Dil bir sanattır; çay-kahve yapmak yada kek pişirmek gibi; ama yazmak daha fazlasını ifede eder.
  • All the other guys are going, but I don’t have any money.
    Diğer tüm çocuklar gidiyor ama benim hiç param yok.

  • Other people have given me presents, but l like this the best.
    Diğer insanlarda bana hediyeler verdiler ama ben en çok bunu sevdim.
  • I'll try. But even Sonny won't be able
    to call off Luca Brasi.
    Denerim ama
    Luca Brasi'yi Sonny dahi durduramaz.

25,515 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026