- Are you still gonna lie to me?
- Teacher, I really didn't steal it.
- Then why did you hide it?
- I was afraid of getting accused because I had the same amount.
- Yine bana yalan mı söyleyeceksin?
- Öğretmenim, parayı gerçekten çalmadım.
- O zaman neden sakladın?
- Suçlanmaktan korktum çünkü benim param da aynı miktarda.
- You think because I am old, I have forgotten about it. Go back to where you came from. There is no place for you here.
- Don't drive me away, for God's sake. There is no truth in the world. The devil tempted me. I can't continue sinning.... and without singing you cannot live in this world. There is sin and dirt all around.
- Yaşlı olduğum için, olanları unuttum sanıyorsun. Geldiğin yere geri dön. Burada sana yer yok.
- Tanrı aşkına, beni geri gönderme. Dünyada gerçek yok. Ben şeytan baştan çıkardı. Şarkı söylemeye devam edemiyorum... ve şarkı söylemeden bu dünyada yaşayamazsın. Her yerde günah ve kir var.
- You did everything you could.
- l was supposed to stop the detonation. l didn't. And because of that, four ClA agents were killed.
- You had no way of knowing Dixon had a second trigger. There was nothing you could do.
- l could've told him the truth . Dixon needs to know who he's really working for.
- Sydney. l know. But l can't put his family at risk.
- Yapabileceğin herşeyi yaptın.
- Patlamayı durdurmam gerekirdi. Yapmadım. Ve bu yüzden, dört CIA ajanı öldü.
- Dixon'ın ikinci bir tetiği olduğunu bilmenin bir yolu yoktu. Yapabileceğin hiçbir şey yoktu.
- Ona gerçeği söyleyebilirdim. Dixon'ın kimin için çalıştığını bilmeye hakkı var.
- Sydney. Biliyorum. Ama ailesini riske sokamam.
- I'm sorry. This is no good. I don't think, I can see you anymore. Don't be offended, because I like you. I think, you're terrific. It's just that, I'm seeing someone else.
- Who?
- Nobody. You don't know him.
- If that's the way you want it.
- See what happens when people don't say, "I love you"?
- Sometimes you can be a real son-of-a-bitch.
- Üzgünüm. Bu doğru değil. Seni artık görebileceğimi sanmıyorum. Kızma, çünkü seni seviyorum. Muhteşem olduğunu düşünüyorum. Sadece, başkasıyla görüşüyorum.
- Kimle?
- Hiç kimse. Onu tanımazsın.
- Eğer bu şekild olmasını istiyorsan.
- İnsanlar 'seni seviyorum' demedikleri zaman ne olduğunu gördün mü?
- Bazen gerçek bir pislik oluyorsun.
- I'm sorry. This is no good. I don't think, I can see you anymore. Don't be offended, because I like you. I think, you're terrific. It's just that, I'm seeing someone else.
- Who?
- Nobody. You don't know him.
- If that's the way you want it.
- See what happens when people don't say, "I love you"?
- Sometimes you can be a real son-of-a-bitch.
- Üzgünüm. Bu doğru değil. Seni artık görebileceğimi sanmıyorum. Darılma, çünkü seni seviyorum. Muhteşem olduğunu düşünüyorum. Sadece, başkasıyla görüşüyorum.
- Kimle?
- Hiç kimse. Onu tanımazsın.
- Eğer bu şekild olmasını istiyorsan.
- İnsanlar 'seni seviyorum' demedikleri zaman ne olduğunu gördün mü?
- Bazen gerçek bir pislik oluyorsun.
- l endanger the security of our country. He's sure that there is someone here at the embassy.. . who's in league with foreign terrorists. And because of whom his life is now in danger. That man is among the four of you.
- Ülkemizin güvenliğini tehlikeye atıyorum. Burada elçilikte yabancı teröristlerle aynı birlikte olan biri olduğundan emin. Ve bu kişi yüzünden onun hayatı şu anda tehlikede. Bu adam sizin dördünüzün arasında.
- Now I really have to go. You called me "Lou the Jew.
- That was a joke.
- I didn't think it was funny.
- lt was three years ago. You hate me because you hate black people.
- Şimdi gerçekten gitmeliyim. Bana 'Yahudi Lou' derdin.
- O bir şakaydı.
- Hiç komik bulmadım.
- Bu üç yıl önceydi. Benden nefret ediyorsun çünkü zencilerden nefret ediyorsun.
- Eventually I began to wonder whether Angie was exactly what I was looking for. For instance, she was late for the new IMAX movie, because the babysitter hadn't turned up.
- Sonunda, Angie'nin gerçekten aradığım şey olup olmadığını merak etmeye başladım. Mesela, bakıcısı gelmediği için yeni IMAX filmine geç kaldı.
- I guess it's because of the war.
- Moreover we haven't put it behind us yet.
- When people fall into the harbour with their clothes on.
- That's funny?
- No, that's not funny.
- Sanırım savaştan dolayı.
- Üstelik savaşı henüz arkamızda da bırakmadık.
- İnsanlar kıyafetleriyle limana düştükleri zaman...
- Komik mi geldi?
- Hayır, hiç komik değil.