go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1292 kişi  28 Ekm 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri
Top 5000 » can't

can't

f. yapamamak, edememek
  • I'm sorry you can't understand.
    Anlayamadığın için üzgünüm.
  • You're blaming me because you
    two can't get along and now...
    Anlaşmamanızın suçlusu
    ben miyim şimdi...
  • But we can't use excessive force. Set up roadblocks and evacuate the area.The guy on the motorbike is ours.
    Ancak aşırı kuvvet kullanamayız. Bariyerleri yerleştirin ve bölgeyi boşaltın. Motosikletteki adam bizim adamımız.
  • But you can't act.
    Ama sen rol yapamıyorsun.

  • But I'm facing them. I can't help feeling ugly... and ashamed.
    Ama onlarla ben yüzleşiyorum. Çirkin ve utanmş hissetmekten kendimi alamıyorum.
  • Funny thing is, I can't wear them. I get too hot.
    Ama onları giyemiyorum. Çok sıcak oluyor.

  • But I can't do
    anything about it.
    Ama hiçbir şey yapamıyorum.
  • But I can't lie anymore.
    Ama daha fazla yalan söyleyemem.

  • But it's Election Day. You have to get the endorsement. You said you want to win. You can't snub the Teamsters. You want them to endorse Lewis?
    Ama bu seçim günü. Desteği almak zorundasın. Kazanmak istediğini söyledin. Teamsters’ı tersleyemezsin. Lewis’i desteklemelerini mi istiyorsun?
  • But I can't make my brain to get my mouth to say the words:
    Ama beynim ağzıma şunu söyletemedi:

  • But I can't take responsibility for criminal conduct of somebody inside the company.
    Kenneth Lay
    Ama ben şirketin içindeki birinin suç davranışının sorumluluğunu alamam.
  • I can't believe we're having dinner with Alton Benes.
    Alton Benes ile yemek yiyeceğimize inanamıyorum.

  • God will never give you anything you can't handle, so don't stress.
    Kelly Clarkson
    Allah başedemiyeceğin birşeyi sana asla vermez,bu yüzden stress yapma.
    (Allah kimsenin kaldıramayacağı bir yükü yüklemez,üzülme)
  • 'I'm afraid I am, sir,' said Alice; 'I can't remember things as I used-and I don't keep the same size for ten minutes together!'
    Alice,korkarımki benim bayım,eskisi gibi bazı şeyleri hatırlayamıyorum,aynı büyüklüğü on dakika birlikte tutamıyorum,dedi.
  • Oh, l... I can't talk right now.
    Ah, Şu... Şu an konuşamam.

  • You can't refuse it, 3 week in Africa...Don't refuse! Yeah, it's great travel, adventure!
    Afrika’ da 3 hafta diyorum sana.İtiraz edemezsin,Gerçekten muhteşem bir macera olacak.

  • I can't explain. It's very important that I sit here.
    Açıklayamam. Oraya oturmam çok önemli.

  • Since I have fair skin, I have to stay out of the sun. I can't stand the sun. I dyed my hair red for a while during the 1990s but I'm actually a natural blonde.
    Nicole Kidman
    Açık tenli olduğum için güneşten uzak durmalıyım. Güneşte duramam. 1990'larda kısa bir süreliğine saçımı kırmızıya boyadım ama aslında doğal sarışınım.
  • You can't feed all the hungry people.
    Aç insanların tümünü besleyemezsin.
  • A :Why don't you stay there ?
    B :I can't .
    A -I don't see why not.
    B :Her husband might object.
    A : Neden orada kalmıyorsun?
    B : Kalamam.
    A : Neden kalamıyorsun,anlamadım.
    B : Kocası itiraz edebilir.

4,007 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026