go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1797 kişi  15 Nis 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

much

i. çok şey
s. çok
zf. çokça, pek, fazlaca
  • You'll have to abort. Your suits are not equipped to handle that much voltage. 500,000 volts.
    Durdurmak zorunda kalacaksın. Elbiselerin bu kadar yüksek gerilime dayanacak şekilde hazırlanmadı. Beş yüz bin volt.
  • Oh, right. How much was that?
    Doğru ya. Ne kadardı?

  • Does the show suck
    as much as the song?
    Dizi de şarkı kadar berbat mı?
  • Oh, how much madder
    could she get?
    Daha ne kadar kızabilir ki?
  • Thank you so much, Alan.
    Çok teşekkürler, Alan.
  • Thank you so much I've not danced in years.
    Çok teşekkür ediyorum, yıllardır dans etmemiştim.
  • Have you spent much money?
    Çok para harcadın mı?

  • Do not laugh much or often or unrestrainedly.
    Çok fazla,sık sık yada frenlenemeyecek şekilde gülme.
  • I won't take up too much of your time.
    Where are you going?
    Çok fazla zamanınızı almam.
    Nereye gidiyorsunuz?

  • You're eating too much dairy.
    Çok fazla süt ürünü yiyorsun.

  • Too much dairy? You really think I'm eating too much dairy.
    Çok fazla süt ürünü mü? Gerçekten çok fazla süt ürünü yediğimi mi düşünüyorsun?

  • You're talking too much.
    Çok fazla konuşuyorsun.

  • There was so much snow, the roads were closed.
    Çok fazla kar vardı, yollar kapanmıştı.

  • With you I agree that there has been much blood lost, it has been but is not.
    Çok fazla kan kaybı olduğu konusunda sana katılıyorum,oldu fakat şu an yok.
  • You are reading too much into this. You should just take it for what it is.
    Çok fazla kafana takıyorsun. Bunu olduğu gibi kabullenmelisin.

  • I don't eat much meat, fish, or poultry.
    Carol Burnett
    Çok fazla et,balık yada kümes hayvanları yemem.
  • I'm very much an optimist. I don't think I could do my work if I didn't believe there was some kind of hope for humanity.
    Sandra Bernhard
    Çok fazla bir iyimser değilim. Eğer insanlık için bir tür ümit olduğuna inanmasaydım ben işimi yapabileceğini sanmıyorum
  • You're making too much of this.
    Çok fazla abartıyorsun.

  • This is gonna be so much fun, isn't it, Peter?
    Çok eğlenceli olacak, değil mi, Peter?
  • It was his sister who had been in so much of a rush.
    Çok acele eden kişi onun kız kardeşi idi.

6,319 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026