go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1795 kişi  15 Nis 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

much

i. çok şey
s. çok
zf. çokça, pek, fazlaca
  • - The power of the money, right?
    - Oh, man. Hookers make pretty much the same hourly rate that lawyers do.
    - Taylor, why are you telling me all this?
    - Paranın gücü, değil mi?
    - Oh dostum. Fahişeler neredeyse avukatların saatlik ücreti kadar para kazanıyorlar.
    - Bunları bana niye anlatıyorsun, Taylor?
  • - You're welcome. - People don't say "God bless you" as much as they used to. Have you noticed that?
    - Önemli de?il. - ?nsanlar eskisi kadar "çok ya?a" demiyorlar. Fark ettiniz mi?

  • - They don't like me very much in there.
    - They're lucky to have you in there.
    - That's a nice thing to say.
    - It's not a nice thing. It's the truth.
    - Orada beni fazla sevmiyorlar.
    - Orada olduğun için şanslılar.
    - Bunu söylemen çok hoş.
    - Hoş değil. Gerçek.
  • - This is what happened, Andrei. I've thought it over adn I've decided to tell you. You know how much I envied. Envy just gnawed at me. It was inside me like a poison. I couldn't stand it any longer.
    - Olan biten bu, Andrei. Tekrar tekrar düşündüm ve sana söylemeye karar verdim. Nasıl da kıskandığımı biliyorsun. Kıskançlık bana acı verdi. Zehir gibi içimdeydi. Ona daha fazla dayanamadım.
  • - We know about your experiments in Novgorod.
    - How much information did you get from my sister?
    - Novgorod’daki deneylerinden haberimiz var.
    - Kız kardeşimden ne kadar bilgi aldınız?
  • - How much is it? - Oh, my God.
    - Ne kadarmış? - Aman Tanrım.

  • - How much damage did he do?
    - Wrecked a gate and a barn door.He hasn't got a driver's license.
    - Ne kadar zarar vermiş?
    - Bahçe kapısı ve ahır kapısına zarar verdi. Bir ehliyeti dâhi yok.
  • - You could do anything you like. The more fantastic, the better. That's what people want: fantasy. You write a proper part for me.. ...a couple of catchy songs.. ... I guarantee you a triumph deluxe! What do you say?
    - How much will you pay me?
    - Well, madame......how about half the receipts?
    - Ne istersen yapabilirsin. Ne kadar çok fantazi, o kadar iyi. İnsanların istediği bu: fantazi. Bana düzgün bir parça yaz... dikkat çekici birkaç şarkı... Ben de sana ekstra lüks bir zaferi garanti edeyim. Ne diyorsun?
    - Bana ne kadar ödeyecksiniz?
    - Peki, bayan... hesapların yarısına ne dersiniz?
  • - What a nice piece.
    - It is an antique lampshade. It must be from the Medieval ages. How much do you think this costs?
    - A fortune!
    - Ne hoş bir parça.
    - Antika bir abajur. Ortaçağdan kalmış olmalı. Sence bu ne kadardır?
    - Bir servet!
  • - Ndugu and I, want you to know that he receives all of your letters. He hopes that you are happy in your life and healthy. He thinks of you everyday. And he wants very much your happiness.
    - Ndugu ve ben tüm mektuplarını aldığını bilmeni istiyoruz.Hayatından mutlu ve sağlıklı olmanı umuyor. Her gün seni düşünüyor. Ve senin mutluluğunu çok istiyor.
  • - Mmm, it smells so nice here. How much is the room?
    - It's 1 ,200 a night.
    - I don't know that it's large enough. Do you have any villas?
    - There are no villas available right now.
    - Mmm, burası çok güzel kokuyor.Oda ne kadar?
    - Geceliği 1,200.
    - Yeteri kadar geniş mi bilemiyorum. Hiç villanız var mı?
    - Şu anda müsait olan villamız yok.
  • - You know Michael Jackson. He makes a 1,000,000 a minute. That's 60,000,000 an hour.
    - I don't make a 1,000,000 a minute.
    - How much then?
    - Michael Jackson'ı tanırsın. Dakikada 1,000,000 kazanıyor. Bu da saatte 60,000,000 yapar.
    - Ben dakikada 1,000,000 kazanmıyorum.
    - Ne kadar kazanıyorsun peki?
  • - Please don't be shy! We owe so much to both of you. Without your help, my humble project would perish. How can I show my appreciation? Any other business?
    - Lütfen utanmayın! İkinize de çok şey borçluyuz. Sizin yardımınız olmadan, mütevazi projem mahvolurdu. Minnettarlığımı nasıl gösterebilirim? Başka bir iş?
  • - There's so much in our culture that's based on misunderstanding.
    - Kültürümüzde yanlış anlaşılmalara dayalı öyle çok şey var ki.
  • -How much for you to say nothing to everybody?
    - You couldn't afford it.
    - Kimseye birşey söylememen için ne kadar istiyorsun?
    - Ödemeye gücün yetmez.
  • - How many pieces of sugar?
    - Four pieces. Much sugar is harmful. And it destroys the aroma of tea.
    - Kaç şeker?
    - Dört. Fazla şeker zararlı. Ve çayın kokusunu bozuyor.
  • - You're passing? - Well, it's much too low.
    - Kabul etmiyor musunuz? - Fiyat çok düşük.

  • - How much does the healer charge? - First visit? 38 bucks.
    - iyileştirici ne kadar alıyor? - İlk muayene mi? 38 bucks.

  • - Nothing will grow. Too much oil… Fifty thousand barrel a day.
    - That's too bad, Chief.How you gonna live?
    - Hiçbir şey yetişmeyecek. Çok fazla petrol… Günde elli bin varil.
    - Bu çok kötü Şef. Nasıl yaşayacaksınız?
  • - Hey, what are we? Just people that pass in hallways?
    - I guess.
    - I expect too much then.
    - Hey, neyiz biz? Koridorlarda karşılaşan insanlar mıyız sadece?
    - Sanırım.
    - Ben çok fazla şey bekliyorum o zaman.

6,319 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026