go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 5939 kişi  14 Nis 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

much

i. çok şey
s. çok
zf. çokça, pek, fazlaca
  • I love you
    so much right now.
    Şu anda seni çok seviyorum.
  • They're now pretty much exposed we can't use them anymore.
    Şu anda oldukça fazla bozulmuşlar. Artık onları kullanamayız.
  • I haven't travelled much so far, in fact I've never been farther than the airport.
    Şu ana dek pek seyahat etmedim, aslında havaalanından daha uzağa gitmedim.
  • He's on his way
    How much farther is it?
    Right down there
    Şimdi yoldadır.
    Ne kadar uzakta?
    Tam orada.
  • Didn't you just ask me that people place too much emphasis on their careers? I wish we could all live in the mountains at high altitude.
    Şimdi bana insanların kariyerlerine çok fazla önem verip vermediklerini sormadın mı? Keşke hepimiz yüksek rakımlı dağlarda yaşayabilseydik.
  • That tramp...
    Too much of a sad sack.
    Şarlo...
    Sakarlığın da bu kadarı olmaz.
  • It seems only yesterday that the last entry was made, and yet how much between then, in Whitby and all the world before me, Jonathan away and no news of him, and now, married to Jonathan, Jonathan a solicitor, a partner, rich, master of his business, Hawkins dead and buried, and Jonathan with another attack that may harm him.
    Son giriş sadece dün yapılmış gibi görünüyor,ve şu anda ne kadar öyleyse Whitby da ve önümdeki tüm Dünyada,Jonathan uzakta ve ondan bir haber yok,ve şimdi Jonathan la evlendi,Jonathan bir avukat,bir arkadaş,zengin ve işinde uzman,Hawkins öldü ve gömüldü ve Jonathan ona zarar verebilecek bir saldıryla.
  • Hey. It's nice to see you.
    Thank you so much for coming.
    Sizi gördüğüme sevindim.
    Geldiğiniz için teşekkürler.
  • We haven't had much chance to talk about it you.
    Seninle bunun hakkında konuşma fırsatını pek bulamadık.
  • You.. ...are a goddess.. ...Patricia. You wind me up inside. But you deserve much better in your life.You deserve......me.
    Sen..... bir tanrıçasın....Patricia. Sen beni ta içimden sarstın. Fakat hayatında çok daha iyisini hakediyorsun. Sen...... beni hakediyorsun.
  • You, yourself, as much as anybody in the entire universe, deserve your love and affection.
    Sen, kendin, tüm evrendeki diğer herkes kadar sevgini ve şefkatini hak ediyorsun.
  • You, including some behavior scientists, have begun to make me believe that we've all been putting too much emphasis on environment and too little on heredity.
    Sen, bazı davranış bilimcileri dahil, hepimizin çevreye çok fazla ve kalıtıma çok az önem vermekte olduğumuza beni inandırmaya başladınız.
  • You did your duty my son, Now you have much to do before the next moon. Fix the roof in case it rains this year.
    Sen görevini yerine getirdin evlat. Şimdi bir sonraki dolunaya kadar yapacak çok işin var. Bu sene yağmur yağarsa diye çatıyı tamir et.
  • You know I don't much like the beach with the holiday people there.
    Sen de biliyorsun ki tatile gelmiş insanlarla dolu plajlardan pek hoşlanmam.
  • We were taking bets on when you were gonna come around I've lost 30 credits already. I guess I'm just too much of an optimist.
    Sen buraya gelirken biz bahislere başlamıştık. Ben 30 kredi kaybettim bile.Sanırım fazlasıyla iyimserim.
  • You are a goddess Patricia. You wind me up inside. But you deserve much better in your life.You deserve me.
    Sen bir tanrıçasın Patricia. Beni büyülüyorsun. Ama hayatında daha iyisini hakediyorsun. Beni hakediyorsun.
  • You said much sicker things than me.
    Sen benden daha hasta şeyler söyledin.

  • Hi. Don'tpick up. Look ...I didn't get much sleep...and maybe this was a bad idea anyway.
    Selam, telefonu kaldırma lütfen! Bak...Çok fazla uyuyamadım, belki de iyi bir fikir değildi.
  • As a kid growing up in the little city of Sault Ste. Marie, Ontario, I dreamed of one day playing in the NHL, but never did I expect it to be as much fun as it turned out to be.
    Ron Francis
    Sault Ste. Marie, Ontario gibi küçük bir şehirde yetişmiş bir çocuk olarak, bir gün NHL'de oynamayı hayal ediyordum ama bu kadar komik çıkacağını hiç beklemiyordum.
  • There's only so much we can
    pretend like we're doing.
    Sanki çok yapabileceğimiz bir şeyler
    varmış gibi davranmaya çalışıyoruz.

6,319 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026