go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1792 kişi  15 Nis 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

much

i. çok şey
s. çok
zf. çokça, pek, fazlaca
  • because I discovered
    a much more precious element.
    ...çünkü ben çok daha
    değerli bir element keşfettim.
  • pretty much anything with "gun" in it.
    ..."tabancalı" olan herşeyden.

  • .. He used to be a good kid .. He's got no ambition. I dont know why you're spending so much time with him?
    .. İyi bir çocuktu... Hiç birhırsı yok. Neden onunla bu kadar çok zaman geçirdiğini anlamıyorum.
  • -I'll accumulate as much energy as I can and direct it at the TV all at once
    -You're crazy. We don't know how it operates.
    -Toplayabildiğim kadar fazla enerjiyi toplayıp bir an önce TVye yönlendireceğim.
    -Sen delirmişsin. Nasıl çalıştığını bilmiyoruz.
  • -I'm sober now. I've told Edwina and I want to tell you.. and the rest of the girl how much I apologize.
    -We accept your apology, Corporal.But I think now it's best if we don't speak about it.
    -Şimdi ayıkım. Edwina'ya anlattım ve size ve kızlara da ne kadar çok af dilediğimi söylemek istiyorum.
    -Özrünü kabul ediyoruz, Corporal. Ama şimdi bununla ilgili konuşmasak en iyisi bu olur sanıyorum.
  • -l thought about you every bit as much as you thought about me.
    -l don't believe you,Katie.
    - l was afraid to say this before.l love you.
    -Senin beni düşündüğün kadar çok her an seni düşündüm.
    -Sana inanmıyorum, Katie.
    -Daha önce söylemekten korktum. seni seviyorum.
  • -I thought you'd be the perfect person to take his place.
    -Well, I warn ye.. ..I'm no actor.There shouldn't be much acting required.
    -It's an ancient Egyptian piece called "The Death Of The Scots"
    -Onun yerini alacak kadar mükkemel biri olduğunu düşünmüştüm.
    -Şey, seni uyardım. Ben oyuncu değilim. Çok fazla oyun oynamayı gerektirmemeliydi.
    -Bu "İskoçların Ölümü" adlı eski bir Mısır oyunuydu.
  • -How much does the millionaire want to pay?
    - I said seven dollars for the one that looks like blobs in a thunderstorm.
    -Milyoner ne kadar ödemek istiyor?
    - Fırtınadaki su damlacıkları için 7 dolar dedim.
  • -Use a little discretion unless, of course, it serves some useful purpose.
    -I understand, Mr. Emmerich,and thank you very much for your help.
    -Elbette ki daha yararlı bir amaca hizmet etmeyecekse, biraz sağduyunuzu kullanın.
    -Anlıyorum, Bay Emmerich ve yardımınız için çok teşekkür ederim.
  • -You have a really nice place here, Paul. How much did you pay for it?
    -Well, actually,that's none of your business, Christie
    -Burada gerçekten çok hoş bir yerin var Paul. Buraya ne kadar ödedin?
    -AaAslında bu seni hiç ilgilendirmez Christie.
  • We're very much alike - Both absent-minded. You think so?I like absent-minded people. Like the man who put his watch in boiling water.
    -Biz çok benzeriz. İkimiz de dalgınız.
    _Öyle düşünüyorsun? Ben dalgın insanları severim. Kaynayan suyun içine saatini koyan birini örneğin.
  • - Okay, clearly, we all had a bit much to drink.
    - Yeah.
    - Tamam, belli ki, ikimiz de
    biraz fazla içmişiz.
    - Evet.
  • - Easy to say. He's not your father.
    - I'm as much a son as you or Mike.
    - Söylemesi kolay. Senin baban değil.
    - En az sizler kadar ben de oğluyum.
  • - l would never have got a friend like you. You did so much for me. You got me a job and a house.
    - lt's a friend's duty to help a friend.
    - Senin gibi bir arkadaşım hiç olmadı. Benim için çok şey yaptın. Bana bir iş ve ev buldun.
    - Arkadaşına yardım etmek bir arkadaşın görevidir.
  • - In case I don't see you again, how much do I owe you for taking care of that girl?
    - Forget it. I didn't do it as a doctor. I did it as a neighbour.
    - Seni tekrar görmemem halinde, şu kıza baktığın için sana borcum ne kadar?
    - Unut gitsin. Bunu bir doktor olarak yapmadım, bir komşu olarak yaptım.
  • - You know how much I Iove you, LoIa. I'd give anything for a kiss
    - You swine! Don't waste your time taIking.
    - Seni ne kadar çok sevdiğimi biliyorsun, Lola. Bir öpücük için herşeyi verirdim.
    - Seni domuz! Konuşarak vaktini harcama!
  • - lt's been good seeing you, Ken. There's so much to talk about.
    - Sorry. l'm in such a hurry.
    - Can't we have a cocktail?
    - l really am in a hurry.
    - l've so much to say to you.
    - Why don't you give me a card? I'll call you.
    - Seni görmek gerçekten güzeldi, Ken. Konuşacak çok şey var.
    - Üzgünüm. Öyle acelem var ki.
    - Bir içki içemez miyiz?
    - Gerçekten çok acelem var.
    - Sana söyleyecek çok şeyim var.
    - Neden bana bir kartını vermiyorsun? Seni ararım.
  • - There is so much happiness waiting for you Marry.
    - Mr.Goto, Mama is still Mama, I will lead on the life myself.
    - Please do this.
    - I am not lieing. Can you see? Can you understand me?
    - Seni bekleyen büyük bir mutluluk var, Mary.
    - Bay Goto, annem aynı annem. Hayatımı kendim yönlendireceğim.
    - - Yap bunu lütfen.
    - Yalan söylemiyorum. Görebiliyor musunuz? Beni anlayabiliyor musunuz?
  • - There's much I can learn from you.
    - Whatever I can do to help, Michael.
    - Senden öğreneceğim çok şey var.
    - Yardımcı olmak için ne yapabilirsem.
  • - I flew with him during the war. It won't make my job easier. Ted Striker was a crack flight leader He was one of those men who... felt too much inside. Maybe you know that kind.
    - Savaşta onunla birlikte uçtum. İşimi hiç de kolaylaştırmayacak bu. Ted Striker, deneme uçuş lideriydi. İçinde çok fazla şey hisseden adamlardan biriydi. Belki bu tür kişileri bilirsiniz.

6,319 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026