go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1503 kişi  22 May 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

keep

kept, kept, keeping, keeps
f. tutmak, korumak
i. kale, geçim
  • I was just trying to keep up.
    Ben sadece sana ayak uydurmaya çalıştım.

  • I'll be right back. Keep them occupied.
    Ben hemen dönerim. Onları oyala.
  • I told him not to return it. If he needs it, he should keep it.
    Ben de geri vermemesini, eğer ihtiyacı varsa onda kalabileceğini söyledim.

  • I talked to Barzini. I can make a deal
    with him and still keep my hotel!
    Barzini ile görüştüm. Onunla anlaşırım.
    Oteli elden çıkartmam da gerekmez!
  • You brought me luck l was losing Why did you keep looking at me Are you annoyed?
    Bana şans getirdin. Kaybediyordum. Niçin bana öyle bakmayı sürdürüyorsun? Kızdın mı?
  • Look, you just keep quiet,
    and let me take care of this, okay?
    Bak, sen sadece sessizce dur,
    ve bu işin çaresine bakayım, tamam mı?
  • My father used to keep a diary.When I was a kid,I used to say,"Hey, Dad,only girls keep diaries,"and he'd just laugh.
    Babam günlük tutardı. Küçükken derdim ki " Baksana baba, sadece kızlar günlük tutar" ve o sadece gülerdi.
  • When I'm in Europe, I never miss an exhibition. I try to keep up. I used to care immensely too.
    Avrupa’da iken asla bir sergiyi kaçırmam. Gitmeye çalışırım. Son derecede ilgi de duyardım.
  • Let's see what happens when the fever's gone. In the meantime try to keep yourself calm.
    Ateş geçtiğinde, ne olacağına bir bakalım. Bu esnada, sakin olmaya çalışın.
  • Pull your vehicle to the side and keep your hands visible.
    Aracını sağa çek ve ellerini görünür halde tut.
  • Mother, why did you keep this whole affair such a secret?
    Anne,bütün bu olayları neden sakladın?

  • But I keep them in perfect condition safe from damp, light, heat, rats.
    Ancak onları nem,ışık, ısı ve farelerden uzakta mükemmel bir durumda saklıyorum.
  • But I won't stay behind, I have to keep moving forward working, looking for money to educate my children.
    Ancak geride kalmayacağım, çocuklarımı okutmak için çalışarak, para bulmaya uğraşarak ilerlemek zorundayım.
  • But he doesn't want to get out. He wants to keep driving.
    Ama o çıkmak istemiyor. Gitmeye devam etmek istiyor.

  • But I absolutely insist that you keep the entire box.. of lovely threads for yourself.
    Ama kesinlikle ısrar ediyorum; harika ipliklerle dolu kutunun hepsini kendine saklamalısın.
  • 'I'm afraid I am, sir,' said Alice; 'I can't remember things as I used-and I don't keep the same size for ten minutes together!'
    Alice,korkarımki benim bayım,eskisi gibi bazı şeyleri hatırlayamıyorum,aynı büyüklüğü on dakika birlikte tutamıyorum,dedi.
  • My daughter will keep an eye on the baby when I go shopping.
    Alışverişe gittiğimde, bebeğe kızım gözkulak olacak.
  • I like to keep Mondays
    free for hangovers.
    Akşamdan kalma olduğum için
    pazartesileri genelde boş bırakırım.
  • Oh, God... I keep forgetting to enter that.
    Ah, Tanrım... Katılmayı sürekli unutuyorum.

  • That must be how they keep out
    the riffraff.
    Abazaları bu şekilde
    uzak tutuyorlar sanırım.

2,432 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026