- Shut up! Sit down! Open your mouth! Lift your shirt up!
- What do you want?
- We wanted to know.. Keep that thermometer in your mouth.
- My sister was murdered. So was another man. It was the same killer. McCaleb found a link between my sister and this other man.
- Kes sesini! Otur! Ağzını aç! Tişörtünü kaldır!
- Ne istiyorsun?
- Bilmek istediğimiz... Bu termometreyi ağzında tut.
- Kardeşim öldürüldü. Ve bir başka adam daha. Katilleri aynıydı. McCaleb, kardeşimle bu diğer adam arasında bir bağlantı buldu.
- What I'm telling myself: Take Wise's money. Take a damn vacation. I'll find his rich girl for him and lay in the sun.
- Keep away from Wise, damn it!
- Kendime dediğim: Wise'ın parasını al. Kahrolası bir tatile çık. Onun için onun zengin kızını da buluum ve güneşte yatarım.
- wise'dan uzak dur, kahrolası.
- You keep up the good work.
- See you around. Only thing is... ink tests show that the note was written two years ago, not last week. You people are derivative.
- İyi işlerine devam et.
- Görüşürüz. Sadece birşey var... mürekkep testleri notun geçen hafta değil, iki yıl önce yazıldığını gösteriyor. Sizler birbirinizin türevisiniz.
- There he is, up there.
- Come down, Teo! You'll hurt yourself. QuicKly, get a ladder. I'll go up. Is this how you keep an eye on him? How did he get up there?
- İşte orada, yukarıda.
- Aşağı in, Teo. Bir yerine birşey olacak. Çabuk, bir merdiven getir. Yukarı çıkacağım. Ona bu şekilde mi göz kulak oluyorsun? Oraya nasıl çıktı?
- You gotta keep your eye on where the most powerful enemy really is.
- I save my hate for what counts.
- Well, and I think that's a good idea.Good thing to do, probably.
- Gerçekten en güçlü düşmanın olduğu yere dikkat etmelisin.
- Ben nefretimi kaale alınacak birşey için saklarım.
- Eh bu da bence iyi bir fikir. Belki de yapılacak en iyi şey.
- You guys, we gotta keep all the tickets together.
-No. No, we should divide them up and I should get extra because we used my car!
- Ey çocuklar biz o biletleri bir arada tutmalıyız.
- Hayır.Hayır, onları aramızda bölüşmeliyiz ve benim arabamı kullandığımız için ben fazla almalıyım.
- Dancing and exercise can keep you fit and happy. For us this is no Ionger just a hobby, it has become a passion. And now,an incredibIe story ...
- Dansetmek ve egzersiz yapmak seni fit ve mutlu tutar. Bizim için bu, artık sadece bir hobi olmaktan çıkıp, bir tutku haline geldi. Ve şimdi de inanılmaz bir hikaye...
- QuicKly, get a ladder! Is this how you keep an eye on him? How did he get up there? I
- I'll hammer you into the ground. How did you get up there? If you fall, you'll break every bone.
- Çabuk! Bir merdiven getir! Ona böyle mi göz kulak oluyorsun? Oraya nasıl çıktı?
- Seni yere çivileyeceğim. Oraya nasıl çıktın? Eğer düşersen bütün kemiklerin kırılır.
- I'm new here. I know nothing.
- What about the doorman before you?
- He quitted.
- What's his name?
- Wong Fu.
- Do you have his address?
- No.
- Do you keep the tapes of the surveillance camera?
- Yes, but they're recycled every three days.
- Why didn't you keep them for longer?
- Just a few households round here. What's the point? Video tapes cost a lot. Hey, you have no right to question me!
- Burada yeniyim. Hiçbir şey bilmiyorum.
- Ya senden önceki kapıcı?
- İstifa etti.
- İsmi nedir?
- Wong Fu.
- Sende adresi var mı?
- Hayır.
- Gözetleme kamerasının bantlarını saklıyor musun?
- Evet ama onlar üç yılda bir geri dönüşüm oluyorlar.
- Onları neden daha uzun süre saklamadın?
- Sadece birkaç daire var burada. Ne anlamı var? Bantlar çok pahalıya mal oluyor. Hey, beni sorgulamaya hakkın yok.
- I'm new here. I know nothing.
- What about the doorman before you?
- He quitted.
- What's his name?
- Wong Fu.
- Do you have his address?
- No.
- Do you keep the tapes of the surveillance camera?
- Yes, but they're recycled every three days.
- Why didn't you keep them for longer?
- Just a few households round here. What's the point? Video tapes cost a lot. Hey, you have no right to question me!
- Burada yeniyim. Hiçbir şey bilmiyorum.
- Ya senden önceki kapıcı?
- İstifa etti.
- İsmi nedir?
- Wong Fu.
- Sende adresi var mı?
- Hayır.
- Gözetleme kamerasının bantlarını saklıyor musun?
- Evet ama onlar üç yılda bir geri dönüşüm oluyorlar.
- Onları neden daha uzun süre saklamadın?
- Sadece birkaç daire var burada. Ne anlamı var? Bantlar çok pahalıya mal oluyor. Hey, beni sorgulamaya hakkın yok.
- These days teenagers who want to become parent are given a sack of flour to keep for a week, as if it were a baby.
- You're kidding?
- No. They hold it, they care for it.lt gives a good idea of the responsibility of parenthood.
- Bugünlerde çocuk sahibi olmak isteyen gençlere bir hafta boyunca tıpkı bir bebek gibi bakmaları için bir çuval un veriyorlar.
- Şaka mı yapıyorsun?
- Hayır. Çuvalı taşıyorlar, onunla ilgileniyorlar. Bu onlara ebeveynlikle ilgili iyi bir fikir veriyor.