go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1503 kişi  22 May 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

keep

kept, kept, keeping, keeps
f. tutmak, korumak
i. kale, geçim
  • We didn't pay for the jockstrap. Just keep walking.
    - Korsenin ücretini ödemedik. - Sadece yürü.

  • - Who's he?
    - He's a fly I keep swatting away.
    - Kim bu?
    - Kovalayıp durduğum bir sinek.
  • - Shut up! Sit down! Open your mouth! Lift your shirt up!
    - What do you want?
    - We wanted to know.. Keep that thermometer in your mouth.
    - My sister was murdered. So was another man. It was the same killer. McCaleb found a link between my sister and this other man.
    - Kes sesini! Otur! Ağzını aç! Tişörtünü kaldır!
    - Ne istiyorsun?
    - Bilmek istediğimiz... Bu termometreyi ağzında tut.
    - Kardeşim öldürüldü. Ve bir başka adam daha. Katilleri aynıydı. McCaleb, kardeşimle bu diğer adam arasında bir bağlantı buldu.
  • - What I'm telling myself: Take Wise's money. Take a damn vacation. I'll find his rich girl for him and lay in the sun.
    - Keep away from Wise, damn it!
    - Kendime dediğim: Wise'ın parasını al. Kahrolası bir tatile çık. Onun için onun zengin kızını da buluum ve güneşte yatarım.
    - wise'dan uzak dur, kahrolası.
  • - I can't get a grip on it.
    - Well, keep trying, baby. Just keep trying.
    - Kavrayamıyorum.
    - Denemeye deavm et bebeğim, sadece denemeye devam et.
  • - Just keep the coffee coming.
    - Okay.
    - Kahve içirmeye devam edin.
    - Tamam.
  • - You keep up the good work.
    - See you around. Only thing is... ink tests show that the note was written two years ago, not last week. You people are derivative.
    - İyi işlerine devam et.
    - Görüşürüz. Sadece birşey var... mürekkep testleri notun geçen hafta değil, iki yıl önce yazıldığını gösteriyor. Sizler birbirinizin türevisiniz.
  • - There he is, up there.
    - Come down, Teo! You'll hurt yourself. QuicKly, get a ladder. I'll go up. Is this how you keep an eye on him? How did he get up there?
    - İşte orada, yukarıda.
    - Aşağı in, Teo. Bir yerine birşey olacak. Çabuk, bir merdiven getir. Yukarı çıkacağım. Ona bu şekilde mi göz kulak oluyorsun? Oraya nasıl çıktı?
  • - Do you keep a journal every day?
    - Yes. Since I was 14. I write down everything that happens to me.
    - Do you like writing?
    - Yeah.
    - Her gün günlük tutuyor musun?
    - Evet. 14 yaşımdan beri. Başıma gelen herşeyi yazıyorum.
    - Yazmayı sever misin?
    - Evet.
  • - I'm glad you're back.
    - Thank you.Thank you for the plant.Amazingly, I've been ableto keep it alive.
    - Geri dönmene memnun oldum.
    - Teşekkürler. Bitki içinde teşekkürler. Nasıl olduysa onu yaşatabildim.
  • - You gotta keep your eye on where the most powerful enemy really is.
    - I save my hate for what counts.
    - Well, and I think that's a good idea.Good thing to do, probably.
    - Gerçekten en güçlü düşmanın olduğu yere dikkat etmelisin.
    - Ben nefretimi kaale alınacak birşey için saklarım.
    - Eh bu da bence iyi bir fikir. Belki de yapılacak en iyi şey.
  • - You guys, we gotta keep all the tickets together.
    -No. No, we should divide them up and I should get extra because we used my car!
    - Ey çocuklar biz o biletleri bir arada tutmalıyız.
    - Hayır.Hayır, onları aramızda bölüşmeliyiz ve benim arabamı kullandığımız için ben fazla almalıyım.
  • - Dancing and exercise can keep you fit and happy. For us this is no Ionger just a hobby, it has become a passion. And now,an incredibIe story ...
    - Dansetmek ve egzersiz yapmak seni fit ve mutlu tutar. Bizim için bu, artık sadece bir hobi olmaktan çıkıp, bir tutku haline geldi. Ve şimdi de inanılmaz bir hikaye...
  • - QuicKly, get a ladder! Is this how you keep an eye on him? How did he get up there? I
    - I'll hammer you into the ground. How did you get up there? If you fall, you'll break every bone.
    - Çabuk! Bir merdiven getir! Ona böyle mi göz kulak oluyorsun? Oraya nasıl çıktı?
    - Seni yere çivileyeceğim. Oraya nasıl çıktın? Eğer düşersen bütün kemiklerin kırılır.
  • - Keep them alive.
    - We'll try.
    - Canlı ele geçirin.
    - Uğraşırız.
  • - I'm new here. I know nothing.
    - What about the doorman before you?
    - He quitted.
    - What's his name?
    - Wong Fu.
    - Do you have his address?
    - No.
    - Do you keep the tapes of the surveillance camera?
    - Yes, but they're recycled every three days.
    - Why didn't you keep them for longer?
    - Just a few households round here. What's the point? Video tapes cost a lot. Hey, you have no right to question me!
    - Burada yeniyim. Hiçbir şey bilmiyorum.
    - Ya senden önceki kapıcı?
    - İstifa etti.
    - İsmi nedir?
    - Wong Fu.
    - Sende adresi var mı?
    - Hayır.
    - Gözetleme kamerasının bantlarını saklıyor musun?
    - Evet ama onlar üç yılda bir geri dönüşüm oluyorlar.
    - Onları neden daha uzun süre saklamadın?
    - Sadece birkaç daire var burada. Ne anlamı var? Bantlar çok pahalıya mal oluyor. Hey, beni sorgulamaya hakkın yok.
  • - I'm new here. I know nothing.
    - What about the doorman before you?
    - He quitted.
    - What's his name?
    - Wong Fu.
    - Do you have his address?
    - No.
    - Do you keep the tapes of the surveillance camera?
    - Yes, but they're recycled every three days.
    - Why didn't you keep them for longer?
    - Just a few households round here. What's the point? Video tapes cost a lot. Hey, you have no right to question me!
    - Burada yeniyim. Hiçbir şey bilmiyorum.
    - Ya senden önceki kapıcı?
    - İstifa etti.
    - İsmi nedir?
    - Wong Fu.
    - Sende adresi var mı?
    - Hayır.
    - Gözetleme kamerasının bantlarını saklıyor musun?
    - Evet ama onlar üç yılda bir geri dönüşüm oluyorlar.
    - Onları neden daha uzun süre saklamadın?
    - Sadece birkaç daire var burada. Ne anlamı var? Bantlar çok pahalıya mal oluyor. Hey, beni sorgulamaya hakkın yok.
  • - Thank you for sharing this with me, but I don't want to keep it.
    - Bunu benimle paylaştığın için teşekkür ederim, ama bunu saklamak istemiyorum.
  • - These days teenagers who want to become parent are given a sack of flour to keep for a week, as if it were a baby.
    - You're kidding?
    - No. They hold it, they care for it.lt gives a good idea of the responsibility of parenthood.
    - Bugünlerde çocuk sahibi olmak isteyen gençlere bir hafta boyunca tıpkı bir bebek gibi bakmaları için bir çuval un veriyorlar.
    - Şaka mı yapıyorsun?
    - Hayır. Çuvalı taşıyorlar, onunla ilgileniyorlar. Bu onlara ebeveynlikle ilgili iyi bir fikir veriyor.
  • - It hits the nervous system first. Keep talking. Let him hear your voice.
    - OK, Bud.
    - Bu önce sinir sistemini sarsar. Konuşmaya devam et. Bırak sesini duysun.
    - Tamam, Bud.

2,432 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026