-Why should l throw? l've nothing against her.
-You accused her. The law gives you the first stone. It was you.Or you"ll find yourself there beside her
- Niye ben atayım ki? Ona karşı hiçbir şeyim yok.
- Sen onu suçladın. Hukuk sana ilk taşı veriyor.Bu sendin. Ya da sen kendini onun yanında bulursun.
- Why me? You hate me.
- I needed a Jew. You were the first to come to mind.
- What do you mean?
- We're gonna thank him. For the pills.
- Thank him?
- What do you call the Jewish prayer for the dead?
- Neden ben? Sen benden nefret edersin.
- Bir Musevi lazımdı. Akla ilk gelen sen oldun.
- Ne demek istiyorsun?
- Ona teşekkür edeceğiz. Haplar için.
- Ona teşekkür mü?
- Ölüler için yapılan Musevi duasına ne diyorsunuz?
- Thank you for coming to our disco club. l'm your host for tonight, and first l give my regards for everyone. Hello! Let me introduce you to the boss.
- Klübümüze geldiğiniz için teşekkür ederiz. Bu geceki ev sahibiniz benim, ve herkese saygılarımı sunuyorum. Merhaba. Sizi patronla tanıştırayım.
- I remember what you were like when you first walked through my door. Jittery as a june bug. And now just look at you. You sure did surprise me,[
- Kapımdan içeri ilk girdiğin anda olduğun haliyle hatırlıyorum seni. Haziran böceği kadar gergindin. Ve şimdi bir bak kendine. Beni gerçekten şaşırttın.
- I decided to marry the first man who proposed. His name was Gabriel Firmin. I wasn't very happy with him. I wasn't too sad either. He wasn't a very tender person.
- İlk teklif eden kişiyle evlenmeye karar verdim. İsmi Gabriel Firmindi. Onunla çok mutlu değildim. Çok üzgün de değildim. Pek şefkatli biri değildi.
- First you'll attempt to invade Charleston harbour. If you're good enough to evade further pursuit, you're going to attempt to sink shipping right here.
- İlk önce Charleston Limanını istila etme girişiminde bulunacaksın. Eğer daha fazlası için paçayı kurtarabilirsen, gemileri tam burada batırmaya çalışırsın.
- On the first piece of paper I see Boniface's exquisite handwriting. And the one with wrong spelling should be Pepinot's. And the one with music notes, that's Morange's.
- İlk kağıtta Boniface'in güzel el yazısını görüyorum. İmla hatalı olan da Pepinot2unki olmalı. Müzik notalarının olduğu da Morange'ninki.
- Hi, doc.
- Jelly, what are you doing here?
- Hey, doc. It's been a while.
- I thought you were in prison.
- It would appear not.
- Well, how did you get out?
- I had a new trial. It turns out the evidence in my first trial was, you know, tainted.
- I see. Anyway, two of the witnesses decided not to testify, and the third guy......he committed suicide.
- Selam doktor.
- Jelly, burada ne yap?yorsun?
- Hey doktor. Uzun zaman oldu.
- Senin hapiste oldu?unu san?yordum.
- Görünü?e göre, de?ilim.
- Ee, nas?l ç?kt?n?
- Yeni bir duru?ma oldu. ?lk mahkemedeki kan?tlar bir ?ekilde... bilirsin... bozuk ç?kt?.
- anlad?m. Neyse, görgü tan?klar?ndan ikisi ifade vermemeye karar verdi ve üçüncü ki?i de... intihar etti.
- Hi, doc.
- Jelly, what are you doing here?
- Hey, doc. It's been a while.
- I thought you were in prison.
- It would appear not.
- Well, how did you get out?
- I had a new trial. It turns out the evidence in my first trial was, you know, tainted.
- I see. Anyway, two of the witnesses decided not to testify, and the third guy......he committed suicide.
- Selam doktor.
- Jelly, burada ne yapıyorsun?
- Hey doktor. Uzun zaman oldu.
- Senin hapiste olduğunu sanıyordum.
- Görünüşe göre, değilim.
- Ee, nasıl çıktın?
- Yeni bir duruşma oldu. İlk mahkemedeki kanıtlar bir şekilde... bilirsin... bozuk çıktı.
- anladım. Neyse, görgü tanıklarından ikisi ifade vermemeye karar verdi ve üçüncü kişi de... intihar etti.
- Yes, David. I've been waiting for you. Dr. Know told me you'd be here.
- Is Blue Fairy here too?
- I first heard of your Blue Fairy from Monica. What could the Blue Fairy do for you?
- Evet, David. Ben de seni bekliyordum. Doktor Know bana buraya geleceğini söylemişti.
- Mavi Peri de burada mı?
- Mavi Peri'ni ilk kez Monica'dan duymuştum. Mavi Peri senin için ne yapabilir?
- You've answered these questions a thousand times before.
- Probably.
- Can you handle one more time? The first time I put on a dress,|I was around eight years old.
- Daha önce bu soruları bin kere cevapladın.
- Olabilir.
- Bir kere daha yapmayı göze alabilir misin?
- This isn't your first lie either.
- He tells you he killed his grandma with a hammer? Really?
- No. Second lie.
- Why'd you say that?
- To scare you.
- Bu da senin ilk yalanın değil.
- Sana büyükannesini bir çekiçle öldürdüğünü mü söylüyor? Gerçekten mi?
- Hayır. İkinci yalan.
- Neden böyle söylüyorsun?
- Seni korkutmak için.
- You're not cute like a doll. You just look like someone's ordinary kid. When's your birthday?
- I never had a birthday.
- When were you first built? When's your "build-day"?
- I don't know.
- Bir bebek gibi sevimli değilsin. Herhangi birinin sıradan çocuğuna benziyorsun. Doğum günün ne zaman?
- Benim hiç doğum günüm olmadı.
- İlk ne zaman yapıldın? 'Yapılma-günün' ne zaman?
- Bilmiyorum.