go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 526 kişi  16 Kas 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

gives

 
gave, given, giving, gives
  • Time takes all and gives all.
    Giordano Bruno
    Zaman herşeyi alır ve herşeyi verir.
  • And I love kick boxing. It's a lot of fun. It gives you a lot of confidence when you can kick somebody in the head.
    Alicia Keys
    Ve tekme boksunu severim,çok eğlencelidir,eğer birinin kafasına vurabiliyorsan sana çok güven verir.
  • My foundation gives grants to various researchers.
    Vakfım, çeşitli araştırmacılara kaynak sağlıyor.
  • nothing that gives you any amusement or enjoyment.
    seni eğlendirecek ve zevk verecek hiçbir şey.

  • Hang anybody that gives him shelter or aid.
    - Yes, Your Highness.
    -His possessions are forfeit to the crown.Seize his castle and his lands.
    Ona barınma sağlayan ya da yardımda bulunan herkesi asın.
    -Evet, ekselansları.
    -Sahip oldukları taca karşı bedel olarak alınacaktır. Kalesini ve topraklarına el koyun.
  • If he gives his permission,
    then you have my blessing.
    O izin verirse,
    benim de hayır duamı alırsın.
  • I love Nautilus and stretching. The results are immediate, and that gives me the motivation to continue.
    Donna Dixon
    Nautilusu ve esnemeyi seviyorum. Hemen sonuç veriyor ve bu da bana devam etme motivasyonu veriyor.
  • Medicine sometimes snatches away health, sometimes gives it.
    İlaç bazen sağlığı uzaktan kapar,bazende onu verir.
  • Ugh, just picturing it
    gives me the willies.
    Iyyk, gözümün önüne geldiğinde
    afakanlar basıyor.
  • He gives everyone
    nicknames.
    Herkese isim takar.
  • Am I calm all the time? That is a question to ask my mother. I am very happy in my home. I have a good family, that gives me something extra.
    Jean Alesi
    her zaman sakin miyim? bu anneme sorulması gereken bir soru. Evimde çok mutluyum, iyi bir ailem var ve bu bana ekstra bir şeyler katıyor.
    Jean Alesi
  • Really, I mean that. I am not one of those people who gives insincere thank-yous.
    Gerçekten. Yani riyâkârca te?ekkür eden biri degilim.

  • A kid gives me a Ritz cracker
    with chopped liver and says "canapés".
    Çocuğun biri ciğer ezmesi sürülmüş
    Ritz krakeri verip adına "kanape" dedi.
  • These are some unclassified designs for various weapons.You'll photograph these with whatever camera SD-6 gives you.
    Çeşitli silahlar için sınıflandırılmamış dizaynlar var. Bunların, SD-6’nın sana verdiği herhangibir kamerayla fotoğraflarını çek.
  • When a big firm gives me business, I don't ask questions
    Büyük bir şirket bana iş verdiği zaman, soru sormam.
  • In this adverse political climate Hungary disciplined.. now gives a handle to hostile powers to present an unfavourable picture of the Monarchy.
    Bu olumsuzlukta disipline edilmiş Macaristan siyasi havası şimdi Monarşinin hoşa gitmeyen bir resmini sunmak için düşman güçlere bir fırsat tanımaktadır.
  • She gives me an enthusiastic '' Hi!''
    Bana çok hevesli bir şekilde "Merhaba!" dedi.

  • Investigator Gabrielle Suboch gives her conclusions from closely analyzing blood at crime scenes.
    Araştırmacı Gabrielle Suboch suç mahalindeki kanı analiz ederek ulaştığı sonuçları veriyor.
  • having his feet up gives him that extra leverage for a successful bowel movement.
    ...ayaklarını kaldırmak başarılı bir dışkı çıkarma için ona ekstra güç veriyormuş.

  • - I prefer a man who lives. And gives expensive jewel. A kiss on the hand. May be quite continental. But diamonds are a girl's best friend. A kiss may be grand
    - Yaşayan bir adamı tercih ederim. Ve pahalı mücevherler veren. Elimi öperek. Çok Avrupai olurdu. Ama pırlanta bir kızın en iyi arkadaşıdır. Öpücük ise çok şaaşalı olabilir.

810 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019