go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 590 kişi  19 Kas 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

living

 
lived, lived, living, lives
i. hayat, yaşam, yaşama, geçim, oturma, papazlık makamı
s. yaşayan, sağ, canlı, güncel, hayat
  • What are a few million lives.. ...compared to the glory of becoming a living god?
    Yaşayan bir tanrı olmanın heyecanıyla kıyaslandığında, birkaç milyon kişinin hayatının ne önemi vardır ki?
  • Once every five hundred years or so, a summary statement about poetry comes along that we can't imagine ourselves living without.
    A. R. Ammons
    Yaklaşık her beşyüz yıda bir şiir sanatı hakkında bir kısa beyanat gelir ki onsuz yaşayacağımızı hayal edemeyiz.

  • I'm sorry If I do have emotional problems it's from living with you.
    I'm sorry, I didn't mean to be rude.
    Then you should have never married me.
    Üzgünüm, eğer duygusal sorunlarım varsa, bu seninle birlikte yaşadığım içindir.
    Üzgünüm, kaba olmak istemedim.
    Öyleyse benimle hiç evlenmemeliydin.
  • There are many things worth living for, a few things worth dying for, and nothing worth killing for.
    Tom Robbins
    Uğruna yaşamaya değen birçok, uğruna ölmeye değen birkaç şey var; uğruna öldürmeye değense hiçbir şey yok.
  • Before aeroplanes were invented,a bird was the fastest living thing in the air.
    Uçaklar icat edilmeden önce, kuşlar havada uçan en hızlı canlılardı.
  • Rabbits are generally thought to be pleasing animal. Whereas, rats, for example are generally detested.Both are living creatures of equal value in nature's scheme.
    Tavşanlar genelde sevimli olarak görülürken farelerden genellikle nefret edilir. Halbuki ikiside doğada aynı değere sahip canlılardır.

  • Sure. I don't want to go on living without you.
    Tabi ya. Sensiz yaşamak istemiyorum.

  • The chief function of the city is to convert power into form, energy into culture, dead matter into the living symbols of art, biological reproduction into social creativity.
    Lewis Mumford
    Şehrin en baş fonksiyonu gücü şekle, enerjiyi kültüre, çözümsüz sorunu sanatın yaşayan sembollerine, biyolojik üremeyi sosyal yaratıcılığa çevirmektir.
  • Your dress and living arrangements must improve.Plainly, you need money.
    Senin kıyafetlerin ve hayat koşulların gelişmeli. Açıkçası senin paraya ihtiyacın var.
  • Yeah, well, you've been living in my Malibu beach house for six years.
    Sen de benim Malibu sahilindeki evimde altı senedir kalıyorsun.

  • I think I can do my best in agriculture, because it's so interesting to raise living things.
    Sanırım tarımda elimden geleni yapabilirim, çünkü canlı şeyler yetiştirmek çok ilginç.
  • Freedom means you are unobstructed in living your life as you choose. Anything less is a form of slavery.
    Wayne Dyer
    Özgürlüğün anlamı hayatını istediğin gibi engelsizce yaşamaktır. Daha azı bir kölelik türüdür. Wayne Dyer
  • It's in the living room.
    Oturma odasında.

  • I don?t like living with my son and daughter-in-law. I feel like a fifth wheel.
    Oğlum ve gelinimle yaşamak istemiyorum,ekstra bir kişi canım çekiyor.
  • He may have been driven away by the one woman, and may be living with another.
    O,bir kadın tarafından uzaklaştırılmış,ve diğeriyle yaşıyor olabilir.
  • And what makes you think you'll still be living here?
    O zamana kadar burada kalacağını nereden çıkardın?

  • She was quite alone, and there was not a sign of any living thing about.
    O tamamen yalnızdı, ve çevrede yaşayan hiçbirşeyden iz yoktu.
  • He abhors living that small cottage.
    O küçük kulübede yaşamaktan nefret ediyor.
  • Where are you living?
    Nerede yaşıyorsun?

  • How long have you and Whitney
    been living together?
    Ne kadar süredir Whitney ile
    beraber yaşıyorsunuz?

1,475 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019