go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 2849 kişi  26 Haz 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

they

zm. onlar
  • -I didn't know they were your trees.
    - No, they're Mick's I'm helping him unload.
    -Bu ağaçların senin olduğunu bilmiyordum.
    -Hayır onlar Mike'ın ağaçları. Ben boşaltmasına yardım ediyorum.
  • - Are you telling me that the ClA was behind Beanie Babies?
    - Be careful These are not ordinary Beanie Babies.Watch. Maybe they are ordinary Beanie Babies.
    - Come on. .So what does Diaz have to do with all this stuff?
    -Bana CIA’in Beanie Bebeklerinin peşinde olduğunu mu söylüyorsun?
    -Dikkatli ol. Bunlar sıradan Bearnie Bebekleri değiller. İzle. Belki sıradan Bearnie Bebekleridirler...
    -Hadiii. Öyleyse Diaz’ın bunlarla ne işi var?
  • -Do her parents know?|-No, no They only know that there's been some kind of unfortunate misunderstanding...
    -Anne ve babası biliyor mu? -Hayır hayır.Onların tek bildiği, talihsiz bir anlaşmazlık olduğu...
  • -Their house will get auctioned ''ln which the entire family lives together' .
    -Khan uncle, where are they taking all our furniture?
    -Ailenin birlikte yaşadığı ev müzayedede satışa çıkarılacak.
    -Khan dayı mobilyalarımızı nereye götürüyorlar?
  • -There was an article in the "Journal of Chinese Medicine". -Hello, Monica? They talked about virus locators. Did you read it?
    -"Çin Tıbbı Dergisi"'nde bir makale vardı. -Hey, Monica? Virüs konumlayıcılardan bahsediyorlar. Sen onu okudun mu?
  • - They were experimenting with the mind control prototype.
    - Have they got it to work yet?
    - I don't know.
    - Zihin kontrol prototipi ile deney yapıyorlardı.
    - Sonunda onu çalıştırabildiler mi?
    - Bilmiyorum.
  • - They think I killed the director.
    - What makes them think that?
    - They found my eyelash.
    - Where?
    - In the corridor.
    - Yöneticiyi öldürdüğümü düşünüyorlar.
    - Onları böyle düşündüren ne?
    - Kirpiğimi bulmuşlar.
    - Nerede?
    - Koridorda.
  • - York street Brewster's diner. How'd you get it to look like that?
    - I heard they were closing, so...
    - Brewster's closed?
    - Yeah. I took a truck up there. I got all the fixtures. I got the jukebox. I even stole their menu.
    - York caddesi, Brewster'ın Lokantası. Böyle görünmesini nasıl sağladın?
    - Kapatıyor olduklarını duydum ve...
    - Brewster kapandı mı?
    - Evet. Oradan bir kamyon aldım. Tüm donanımı aldım. Müzik kutusunu aldım. Menülerini bile çaldım.
  • - York street Brewster's diner. How'd you get it to look like that?
    - I heard they were closing, so...
    - Brewster's closed?
    - Yeah. I took a truck up there. I got all the fixtures. I got the jukebox. I even stole their menu.
    - York caddesi, Brewster'ın Lokantası. Böyle görünmesini nasıl sağladın?
    - Kapatıyor olduklarını duydum ve...
    - Brewster kapandı mı?
    - Evet. Oradan bir kamyon aldım. Tüm donanımı aldım. Müzik kutusunu aldım. Menülerini bile çaldım.
  • -Yet, despite that fear, despite that risk to your life you looked at their faces as they left?
    -Yes, I did.
    - Yine de o korkuya rağmen, hayatını riske atmana rağmen giderlerken yüzlerine mi baktın?
    - Evet, baktım.
  • - Now they're on the road again.
    - But they can't go too far...
    - Yeniden yoldalar.
    - Ama çok uzağa gidemezler...
  • - They know there's no jamming device.
    - How can you tell?
    - They're about to launch.
    - Get Pierce on the line!
    - Done.
    - What the hell are you doing? The planet's set to blow.
    - Yayın aleti olmadığını biliyorlar.
    - Nasıl bilebildin?
    - Başlamak üzereler.
    - Pierce'i bağla!
    - Tamamdır.
  • - Looks like rain. - I know. I know. That's what they said.
    - Yağmur yağacak gibi. - Biliyorum. Biliyorum. Öyle söylediler.

  • - Death to our country's enemies! Compassion for these wretched ones! Hear me, King hear me, young hero listen to wise counsel! They are our enemies,and bold they are.
    - Ülkemizin düşmanlarına ölüm! Biçarelere merhamet! Duy beni, Kralım, duy beni, genç kahraman, bilge danışmanlarımızı dinle! Onlar ki bizim düşmanımız ve onlar ki cesurlar.
  • - They risk their lives for their country.
    - Country isn't your blood.
    - Ülke için tehlikeye atılıyorlar.
    - Ülke, aileye benzemez.
  • - Long ago there were people who tried to gain control of that power. But they failed and it triggered the fall of Tokyo.
    - Uzun zaman önce bu gücü kontrol altına almaya çalışan insanlar oldu. Ama başarısız oldular ve bu Tokyo'nun düşüşünü tetikledi.
  • - They have been fighting for many years in order to rule the whole China. Qin is the strongest kingdom among them. Ying-Zheng, the king of Qin intended to obtain other kingdoms to unify China.
    - Tüm Çin'i yönetmek için yıllardır savaşıyorlar. Qin içlerindeki en güçlü krallıktı. Qin kralı Ying-Zheng, Çin'i birleştirmek için diğer krallıkları ele geçirmeye niyetliydi.
  • - I'd like this box of jelly candies... No, not this one...that one!
    - But they are all exactly the same!
    - Şu jöle şekeri kutularından istiyorum... Hayır, o değil... şu!
    - ama onların hepsi tamamen aynı.
  • - See those men? I'd rather they not see me. If you could just help me get to the escalator.
    - Okay.
    - Usually, you only see things like this in the movies.
    - Şu adamları görüyor musun? Onların beni görmemesini tercih ederim. Mümkünse, bana yalnızca yürüyen merdivene varmam için yardım et.
    - Olur.
    - Genellikle bunun gibi şeyleri sadece filmlerde görürsün.
  • - We're waiting to sign the contract. - They liked the idea?
    - Şimdi de sözleşme imzalamayı bekliyoruz. - Fikrinizi beğendiler mi?


16,364 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026