- Ndugu and I, want you to know that he receives all of your letters. He hopes that you are happy in your life and healthy. He thinks of you everyday. And he wants very much your happiness.
- Ndugu ve ben tüm mektuplarını aldığını bilmeni istiyoruz.Hayatından mutlu ve sağlıklı olmanı umuyor. Her gün seni düşünüyor. Ve senin mutluluğunu çok istiyor.
- Probably in the morning they'll launch their attack here.
- We'll let them get in.
- Not all of them. Just one. Or two. As soon as they enter, we shut the gates.
- Muhtemelen sabah buraya saldırılarına başlayacaklar.
- , İçei girmelerine izin vereceğiz.
- Hepsinin değil. Birisinin. Ya da ikisinin. Onlar içeri girer girmez, kapıları kapatacağız.
-I don't wanna ruin your will power.
- No, it's all right I'm not very good
at controlling it anyway.
-So listen.What do you really wanna do with your life ?
- Motivasyonunu bozmak istemiyorum.
-Hayır, zararı yok. Her halukarda bunu kontrol etmekte pek iyi değilim.
-O zaman dinle. Hayatınla ilgili gerçekten ne yapmak istiyorsun?
- I hate the graveyard shift. It fucks my system.
- All the shit you eat is fucking up your system. I love graveyard. No traffic. Nothing's worse than a 459 crosstown during rush hour.
- You like graveyard because you have insomnia.
- I know what puts me to sleep.
- Mezarlık vardiyesinden nefret ediyorum. Sistemime sıçıyor.
- O yediğin boklar sistemine sıçıyor. Ben mezarlığı seviyorum. Trafik yok. Hiçbir şey 459 şehirlerarasını kalabalık vakitte geçmekten kötü değildir.
- Sen mezarlığı seviyorsun çünkü uykusuzluk sorunun var.
- Beni ne uyutur biliyorum.
- Kurt leads him down a dead end, so he'd drop it.
- You underestimated Tippin. Agent Kurtz' lack of field experience put us all at risk. What are you doing using a junior agent, Jack?
- Kurt onu ölü çıkmaza dek yönlendirir, ve o da atar.
- Trippin'i küçümsedin. Ajan Kurtz'un saha tecrübesi eksikliği hepimizi riske atar. Acemi bir ajanı kullanmakla ne yapıyorsun, Jack?
- They took all the property of the king. Your Uncle Pelia imprisoned your father and usurped the throne. The kingdom awaits you and l've kept you safe here. Have you understood? lt's a rather complicated story.
- Kralın tüm mülkünü aldılar. Amcan babanı içeri tıktı ve krallığı gasp etti. Krallık seni bekliyor ve ben seni burada güvende tuttum. anladın mı? Oldukça karmaşık bir hikaye.
- They took all the property of the king. Your Uncle Pelia imprisoned your father and usurped the throne. The kingdom awaits you and l've kept you safe here. Have you understood ? lt's a rather complicated story.
- Kralın tüm mülkünü aldılar. Amcan babanı içeri tıktı ve krallığı gasp etti. Krallık seni bekliyor ve ben seni burada güvende tuttum. anladın mı? Oldukça karmaşık bir hikaye.
- I wish it hadn't been at a ball.
- But even here, we're alone.
- The worst of it is that I want to kiss you and I can't. Did you tell Ellen as I asked you to?
- I didn't have a chance. After all she's my cousin.
- Keşke baloda olmasaydı bu.
- Ama burada bile yalnızız.
- En kötüsü de seni öpmek isteyip yapamamam. Bunu yapmanı istediğimi Ellen'a söyledin mi?
- Böyle bir şansım olmadı. Sonuçta benim kuzenim o.
- I don't feel so good.
- And you've lost a lot of weight. That suits you. You were heavy back then.
- I haven't been that heavy since 1960.
- We were all heavier back then before.
- Kendimi iyi hissetmiyorum.
- Ve çok kilo kaybettin. Sana yakıştı. Çok ağırdın o zamanlar.
- 1960 dan beri o kadar ağır olmamıştım.
- O zamanlar hepimiz daha ağırdık.
- I was out for blood. It happens. To all of us. We're not machines, Lianna. When we're hurt, we lash out. That's no excuse for what I put you through.
- Kan için dışardaydım. Bu olur. Hepimize. Makine değiliz, Lianna. Canımız yandığında, saldırırız. Bu seni düşürdüğüm durum için bir bahane olamaz.