go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 730 kişi  14 Ekm 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

all

i. herkes, her şey, hepsi
s. bütün, tüm
  • - There's a crack in the tank, it can't even slow down.
    - Or the flame will blow forward to the leaking fuel.
    - If that thing blows up...it will take the whole neighborhood in 200 meters in all direction
    - Tankta bir çatlak var, yavaşlamıyor bile.
    - Ya da alev sızan yakıta doğru patlar.
    - Eğer bu şey patlarsa tüm mahallenin her yöne 200 metresini de alır.
  • - You know what l'm gonna do at witness stand? l thought l'd get all teary eyes and ask for your handkerchief.
    - Tanık sandalyesinde ne yapacağım biliyor musun? Düşündüm de yaşlı gözlerle senden mendilni isteyebilirim.
  • - All right I'll walk you to your car, if you'd like.
    - Yeah. Sure. It's a bad neighborhood.
    - Maybe I should walk you to your car.
    - I don't have a car.
    - You want a ride home?
    - No, thank you. I'd like to walk. Are you okay to drive?
    - I'm not drunk. You think I am? You'll know when I'm drunk. I'll be throwing up. And I never throw up, so...
    - Tamam. İstersen, seninle arabana kadar yürüyeyim.
    - Evet, elbette. Kötü bir mahalle.
    - Belki de seninle arabana yürümeliyim.
    - Arabam yok.
    - Eve bırakmamı ister misin?
    - Hayır, teşekkür ederim. Yürümek istiyorum. Sen kullanabilecek misin?
    - Sarhoş değilim. Öyleyim mi sandın? Sarhoş olsam anlardın. Kusarım. Ve ben hiç kusmam... o yüzden...
  • - All right. My name is Aishingaru.
    - A noble! You're gullible. Why would you lie?
    - Tamam. Adım Aishingaru.
    - Bir soylu! Sen safsın. Niye yalan söylüyorsun?
  • - All right, all right, okay. - What happened?
    - Tamam, tamam, bir şey yok. - Ne oldu?

  • - All right. So we need something. - Yeah.
    - Tamam, şimdi bize bir şey lazım. - Evet.

  • - All right, I'll tell Russell tomorrow. - You tell Russell.
    - Tamam, Russell'a yarın söylerim. - Russell'a söyle.

  • - All right, so go ahead. - So then we go back to my apartment.
    - Tamam, devam et. - Sonra evime döndük.

  • - All right, let's get going. - All right, let's go to work.
    - Tamam, devam edelim. - Tamam, işe koyulalım.

  • - All right, let go. - Come on.
    - Tamam, bırakın. - Hadi.

  • - Okay, clearly, we all had a bit much to drink.
    - Yeah.
    - Tamam, belli ki, ikimiz de
    biraz fazla içmişiz.
    - Evet.
  • - All right, Archie, hit the switch. Now What're we watching this lame frog for? He's boring.
    - Let's go outside and play.

    - Tamam, Archie. Düğmeye bas. Şimdi bu garip kurbağayı ne için seyrediyoruz. Çok sıkıcı.
    - Tamam. Dışarı çıkıp oynayalım.
  • - Okay, $ 18. There it is. There you go. - All right.
    - Tamam, 18 dolar. İşte. Al. - Pekala.

  • - All right, all right! Look! There's gotta be a fair yet profitable way to settle this. Okay, hover dudes, these are the rules. You line up at the starting points. When the whistle blows, you begin your fly.
    - Tamam! Tamam! Bakın! Bunu bitirmenin adil ve karlı bir yolu olmalı. Tamam uçun arkadaşlar, kurallar bunlar. Başlangıç noktasında sıraya girin. düdük çalınca uçuşunuza başlayın.
  • - You stay right here. I've gotta check out this compartment, all right? We'll stay in voice contact. You hold tight the end of this rope here. You have any problem whatsoever, you tug twice.
    - I got it.
    - Tam burada kal. Bu kompartımanı kontrol etmeliyim, tamam mı? Ses temasında kalacağız. İpin sonundan tam buradan sıkıca kavra. Bir problemin olduğunda, her ne olursa, iki kere çek.
    - Anladım.
  • - Let's get this straight. Marty is your kid, not mine. All the world's money wouldn't help that lazy bum.
    - Stop it, Biff. Just stop it.
    - Look at him. He's a butthead, just like his old man was.
    - Don't you dare to talk about him like that.
    - Şunu doğru anlayalım. Marty senin çocuğun, benim değil. Dünyadaki tüm paraların bu tembel serseriye yardımı olmaz.
    - Kes şunu Biff. Kes şunu.
    - Ona bir bak. Kalın kafalı aynı babası gibi.
    - Onun hakkında bu şekilde konuşmaya cüret etme sakın.
  • - That jeweler has been grinning like a jackal all afternoon.
    - Şu kuyumcu adamtüm öüleden sonra çakal gibi sırıttı.
  • - I'd like this box of jelly candies... No, not this one...that one!
    - But they are all exactly the same!
    - Şu jöle şekeri kutularından istiyorum... Hayır, o değil... şu!
    - ama onların hepsi tamamen aynı.
  • - Now all we gotta do is write it. - Yes!
    - Şimdi tek yapmamız gereken yazmak. - Evet!

  • - We'd better leave now. Please excuse us for interrupting.
    - All right. Elaine, Sean Cheung is our new boss now.
    - Şimdi gitsek iyi olur. Lütfen böldüğümüz için bizi bağışlayın.
    - Tamam. Elaine, Sean Cheung şu anda yeni patronumuz.

17,559 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026