go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 601 kişi  15 Arl 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

know

 
knew, known, knowing, knows
f. bilmek, tanımak
  • We still do not know which are the most important factors, but perhaps the most likely is a combination, a double whammy of changes, such as a high-fat diet combined with increased environmental chemical exposures.
  • Many of us fear death. We believe in death because we have been told we will die. We associate ourselves with the body, and we know that bodies die. But a new scientific theory suggests that death is not the terminal event we think.
  • My body is not 100% recovered yet and I want to start when I know I can play the rest of the year.
  • The cause of the accident is not clear yet. Only the pilots will know the cause, but we can't contact them yet as they have been sent to hospital," Air Bagan spokesman Ye Min Oo said in a statement.
  • Even residents high up, without the energy or inclination to wander over to a window, know when a Fresh Direct vehicle is nearby.
  • As deliveries are made they are scanned. Any deviation of more than a few minutes sets off an alarm back at the operations desk, and a human voice calls up the driver wanting to know why there is a delay.
  • Ironically the idea is that the more technology can be used at each step in the process, the less the end customer should know about it.
  • There is more about me than you know
  • -What did you think ?
    - l don't know what to think, Tony. l mean..You've got a dress on.

    -Sen ne düşündün?
    -Ne düşüneceğimi bilemedim Tony. Yani... Sen bir elbise giymişşin.
  • -Excuse me, would you happen to know where Mr. Charles Calthrop is Mrs. Calthrop?
    -Yes, I think he's abroad.

    -Pardon Bayan Calthrop, Bay Charles Calthrop’un nerede olduğunu bilme şansınız var mı?
    -Evet, bence o yurtdışında.
  • -What are you looking for?
    - She says she saw a boy in there.
    - How do you know about this?
    - The bear told me.

    -Ne arıyorsun?
    -Orada bir erkek çocuk gördüğünü söyledi.
    - Bunu nereden biliyorsun?
    - Ayı bana söyledi.
  • - Come on, Jack. Have fun! There's a special doll over there.Do you know who she is?
    -No.
    -But she is lovely,isn't she?
    -She sure is.

    -Hadi Jack.Birza eğlen. Orada olağanüstü bir güzel kız var.Kim olduğunu biliyor musun?
    - Hayır.
    - Ama çok güzel değil mi?
    - Kesinlikle öyle.
  • -You don't happen to know how I can get in touch with that diver of yours?
    -Jacques Mayol?

    - Senin o dalgıcınla nasıl irtibata geçebileceğimi biliyor musun?
    - Jacques Mayol mu?
  • - Why do you think he'd harm me?
    - We don't know the answer.

    - Neden beni incitebileceğini düşünüyorsunuz?
    - Biz cevabını bilmiyoruz.
  • -Günther, I've never loved you.
    -That's news to me.
    - I want a divorce.
    - You don't know what you're saying.

    - Günther, ben seni hiçbir zaman sevmedim.
    - Bunu bilmiyordum.
    - Boşanmak istiyorum.
    - Ne dediğinin farkında değilsin.
  • -My husband's very sick.Can you do something?
    - The doctor will be with you in just a moment.Do you know what he had for dinner?
    - Yes, we both had fish.

    - Eşimin çok kötü mide bulantısı var. Bir şeyler yapabilir misiniz?
    - Doktor birkaç dakika içinde burada olacak. Akşam yemeğinde ne yediğini biliyor musunuz?
    - Evet, ikimiz de balık yemiştik.
  • - I need to concentrate so I can carry on,.. ...leave these dock before they kill me. Life isn't a game and you know that.

    - Devam edebilmem ve onlar beni öldürmeden önce bu iskelelerden uzaklaşabilmem için konsantre olmam gerekiyor..Hayat bir oyun değildir ve bunu sen de biliyorsun.
  • - A gun.
    - I know where you can get a gun.
    - Don't. I need a silver bullet.
    - Oh, be serious, would you?
    - No, a gun would be good.
    - Put the gun to your head and pull the trigger. If you put it in your mouth you'd be sure not to miss.
    - Thank you. You're all so thoughtful. A knife!
    - An electric shock!
    - A car crash!
    - Throw yourself in front of a tube.

    - Bir silah.
    - Nereden silah bulabileceğini biliyorum.
    - Yapma. Gümüş mermi gerekir.
    - Ciddi ol, tamam mı?
    - Hayır, silah iyi olurdu.
    - Silahı kafana koyar ve tetiği çekersin. Ağzına koyarsan, ıskalamadığından emin olursun.
    - Teşekkürler. Çok düşüncelisin. Bıçak! Elektrik şoku.
    - Araba kazası.
    - Kendini metronun önüne at!
  • - I want you to know that when we were together ... I was really happy.
    - I've got to go.
    - Could we have dinner sometime?
    - Yeah, we could.

    - Bilmeni isterim ki seninle birlikteyken... çok mutluydum.
    - Gitmem gerek.
    - Bir gün akşam yemeğine çıkabilir miyiz?
    - Evet, çıkabiliriz.
  • -I've done a lot of thing you don't know about.
    -I won't go schizo, will l ?
    -There's a distinct possibility.

    - Ben senin bilmediğin birçok şeyi yaptım.
    - Delirmem değil mi?
    - Bu bir ihtimal.

8,804 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019