go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 634 kişi  16 Kas 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

knew

 
knew, known, knowing, knows
[know] f. bilmek, tanımak, tatmak, başından geçmek, ayırt etmek, farketmek, ilişkisi olmak
  • You wouldn't be there unless you knew how to use your fists.
    Yumruklarını nasıl kullanacağını bilmedikçe orada olamazdın.
  • Twenty-five years ago nobody knew much about white sharks.
    Peter Benchley
    Yirmibeş yıl önce kimse beyaz köpek balıklarını bilmiyordu.

  • Even if I knew that tomorrow the world would go to pieces, I would still plant my apple tree.
    Martin Luther
    Yarın dünyanın paramparça olacağını bilseydim bile yine de elma ağacımı ekerdim.
  • If we knew what it was we were doing, it would not be called research, would it?
    Albert Einstein
    Yaptığımızın ne olduğunu bilseydik,buna araştırma denilmezdi,değil mi?
  • He knew that there was nothing that could be done.
    Yapılabilecek bir şey olmadığını da biliyordu.

  • I know now that it's over. I knew it then.
    Şimdi sona erdiğini biliyorum,
    o zaman da biliyordum.
  • I knew that altering the transmission was a dangerous gamble.
    Sevkiyatı değiştirmenin tehlikeli bir iş olduğunu biliyordum.
  • I always knew you were too smart
    to let any of them beat you.
    Seni yenmelerine izin vermeyecek kadar
    akıllı olduğunu biliyordum.
  • I thought I knew you.
    Seni tanıdığımı sanıyordum.
  • Did I ever tell you
    I knew Lucille Ball?
    Sana, Lucille Ball’u tanıdığımı
    söylemiş miydim?
  • He knew he was gonna die.
    Öleceğini biliyordu.

  • Acting is all about big hair and funny props... All the great actors knew it. Olivier knew it, Brando knew it.
    Harold Ramis
    Oyunculuk büyük saçlar ve komik sahne giysilerinden ibarettir... Tüm büyük aktörler bunu biliyordu. Olivier bunu biliyordu, Brando bunu biliyordu.
  • I knew her as Kat Fontaine out here.
    I met her at the club last winter.
    Onunla Kat Fontaine olarak
    geçen kış kulüpte tanıştım.

  • Forget about that.You want the truth?This is the truth. I knew this when I married you.
    Onunla ilgili olanları unut.
    Gerçeği istermisin?
    İşte gerçek bu.
    Bunu seninle evlendiğimde öğrendim.
  • What he knew or didn't know is beside the point.
    Onun neyi bilip bilmediği söz konusu değil.
  • Oh, I knew she'd ask me that.
    Onun bunu soracağını biliyordum.

  • I thought I knew him.
    Onu tanıdığımı sanıyordum.
  • He's armed and dangerous Two officers are at the rear entrance. This guy's special. I think he knew we were coming.
    O silahlı ve tehlikeli. İki polis memuru arka girişte. Bu herif olağanüstü. Bence bizim geldiğimizi biliyor.
  • He knew where he was going. He had his foot in the door and kept right on pushing.
    Nereye gittiğini biliyordu. Ayağını aralığa koydu ve kapıyı itmeye devam etti.
  • Why do you think he kept Carlo at the
    Mall? He knew he was going to kill him.
    Neden Carlo'yu Mall'da oyaladı
    sanıyorsun? Onu öldüreceğini biliyordu.

1,449 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019