go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 444 kişi  20 Tem 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

walk

 
walked, walked, walking, walks
f. yürümek
i. yürüyüş, gezinti, yol
  • So he can watch the fighter you found walk away with the belt
    Yani, kemeri yürütürken bulduğun dövüşçüyü izleyebilir.
  • You mean just walk in on Monday morning like it never happened?
    Yani Pazartesi günkü personel toplantısına hiçbirşey olmamış gibi mi gideyim?

  • The earth I walk upon sees me and quakes!
    Üzerine yürüdüğüm toprak beni görür ve sarsılır!
  • I couldn't sleep well. I went out for a walk.
    Uykum kaçtı. Yürüyüşe çıktım.

  • I don't spend on transport,I walk to work, I never go out
    Taşımacılığa para harcamıyorum. İşe yürürüm ve hiç dışarı çıkmam.
  • Well, let’s walk to the highway and catch a different bus.
    Tamam, otoyola kadar yürüyelim ve başka bir otobüs yakalayalım.

  • The moment you walk in,
    but Fillmore and secor
    Şu an, Fillmore ile Secor
    (Müshilleri) arasındayız.
  • Walk along the street – it’s the Niagara Parkway.
    Sokak boyunca yürüyün – orası Niagara Park Yoludur.

  • Uh, don't walk away
    when I am talking to you.
    Seninle konuşurken bana
    arkanı dönüp gitme.
  • I walk into a lot of offices
    Pek çok işyerine gidiyorum.
  • At first I was just gonna walk on by but then I thought, " No, no.
    Önce yürüyüp gidecektim, ama sonra düşündüm ki, "Hayır..

  • So I had to walk and I found my car at the dam again.
    Ondan dolayı yürümek zorunda kaldım ve arabamı yine barajda buldum.
  • He was never good enough. Anybody who would just dump you like that and walk away. He doesn't deserve a second chance.
    O hiçbir zaman sana layık değildi. Seni öylece terkedip gidecek herkes sana layık değildir.O ikinci bir şansı haketmiyor.
  • I'm-I'm not gonna walk around here
    Minik Stewie dışarıdayken...
  • I'd heard it was dangerous to walk around Miami.
    Victoria Abril
    Miami civarında yürümenin tehlikeli olduğunu duymuştum.
  • You could walk as you please through the orchards and, of course, be excused from attending services.
    Meyve bahçelerinden istediğiniz gibi geçebilirsiniz ve elbette dini törenlere katılmaktan muaf tutulacaksınız.
  • Walk through again, please.
    Lütfen tekrar geçin.

  • You just walk down the aisle with one of the
    bridesmaids and stand with Charlie during the ceremony.
    Koridordan nedimelerin biriyle yürüyeceksin
    ve törende Charlie'nin yanında duracaksın.
  • We walk with our heads towards the center.
    Kafalarımız merkeze doğru ilerliyoruz.
  • Jack, I see the way you walk around here and...
    Jack, neler hissettiğini anlıyorum ve...


663 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019