go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 837 kişi  01 Kas 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

to

ed. e, ye, ya, e doğru, göre, karşı
  • I'll speak to him.
    Onunla konuşacağım.
  • You didn't want me to go out with her in the first place.
    Onunla ilk başta çıkmamı istemedin.

  • A wife that has to go
    to a happy place
    Onunla her seks yapışımda hayallere...
  • We must be at Briony Lodge to meet her.
    onunla görüşebilmemiz için Briony Lodge'da olmamız gerekir.
  • I already talked to him, and he promised
    to stay out of her underwear drawer.
    Onunla çoktan konuştum ve Chelsea'nin iç
    çamaşırı çekmecesinden uzak duracağını söyledi.
  • It was an honor to serve with him.
    Onunla çalışmak bir şerefti.
  • You need to learn how to work
    with him, not the other way around.
    Onunla birlikte çalışmanın yolunu
    bulmalısın, onsuz çalışmanın değil.
  • Well, you have to work with her.
    Onunla birlikte çalışmak zorundasın.

  • Upon the second day of his absence I received a telegram from the major, imploring me to come at once.
    Onun yokluğunun ikinci gününde binbaşından derhal gelmemi rica eden bir telgraf aldım
  • How dare you speak to me that way in front of her?
    Onun yanındayken benimle o şekilde konuşmaya nasıl cüret edersin?
  • In all his writings, page 47 had critical information.I want to know why we don't have that page.
    Onun tüm yazılarında, 47. sayfada kritik bir bilgi bulunur. Bizde neden bu sayfanın olmadığını öğrenmek istiyorum.
  • The almost vertical little ostrich feather on her hat, which had been source of irritation to Samsa all the time she had been working for them, swayed gently in all directions.
    Onun şapkasında neredeyse dikey küçük devekuşu tüyü,bu Samssaya sinir bozucu kaynak olmuştu,sürekli onlar için çalımaktaydı,bütün yönlerde kibarca hükmetti.
  • Her breathing was painful to see or hear.
    Onun soluğu duyamayacak,işitemiyecek kadar acı vericiydi.
  • I don't think that has to be our choice... This party was born in principle. This party will die if it doesn't stand by its decision of principle.
    Alan Keyes
    Onun seçimimiz olması gerektiğine inanmıyorum..Bu party prensipte varoldu.Eğer prensip kararıyla desteklenmezse,bu parti ölecek.
  • You should do something to win his respect. For instance, suppose he gets into some problem and you rescue him!
    Onun saygısını kazanmak için birşeyler yapmalısın. Mesela, onun başının belada olduğunu senin onu kurtardığını düşünelim.
  • There will be a CIA team waiting at the location where his death is to be faked
    Onun sahte ölümünün düzenleneceği yerde bekleyen bir CIA ekibi olacak.
  • Her death is a very cheap way to get rid of us. I know. I am supposed to be detached.
    Onun ölümü bizden kurtulmanın çok ucuz bir yoldu.Biliyorum. Benim tarafsız olmam gerekiyordu.
  • We know where it is. But she's in 2,000 feet of water and we can't reach her. We need divers to enter the sub and search for survivors... if any.
    onun nerede olduğunu biliyoruz. fakat o suyun 2000 feet altında ve ona ulaşamıyoruz. dalgıçların denizaltına girmesi ve hayatta kalanları araştırması gerekli..eğer varsa
  • No one really knows what it is, because we haven't been able to explore it.
    Onun ne olduğunu gerçekten hiç kimse bilmiyor, çünkü onu araştıramadık.
  • I'll serve as her escort. We'll recover the manuscript and use it to bait Sloane. I doubt I'll be able to convince Washington.
    Onun koruması olarak hizmet vereceğim. El yazmasını geri alacağız ve onu Sloane’u kandırmak için kullanacağız. Washington’u ikna edebileceğimden şüphe ediyorum.

104,838 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026