go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1377 kişi  31 Oca 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

already

zf. zaten, çoktan; şimdiden; bile
  • ...l'm already facing the problems of old age.
    ...yaşlılığın getirdiği problemlerle yüzleşiyorum.

  • - Let's sit and talk. I'll tell you.
    - But I already know everything.
    -Oturup konuşalım. Sana anlatacağım.
    - Ama ben zaten her şeyi biliyorum.
  • -Let's sit and talk. I'll tell you..
    -But I already know everything.
    -Then you know I'll never paint again.
    - Why so?
    - Because it's of no use to anyone.
    -Hadi oturup konuşalım. Sana anlatacağım.
    -Ama ben zaten herşeyi biliyorum.
    -O zaman bir daha boya yapmayacağımı da biliyorsun.
    -Neden öyle?
    -Çünkü bunun kimseye yararı yok.
  • - He's close. - We know that already.
    - Yakında. - Bunu zaten biliyoruz.

  • - I already have. I was just being thorough. - You must have learned that from Jack.
    - Sordum zaten. Beni geçiştirdi. - Bunu Jack'ten öğrenmiş olmalısın.

  • - It's already one and a half. You still haven't eaten
    - Oh, is it this late?
    - Have something first. lf l didn't come back from Los Angeles, you'll be starved till the morning.
    - Saat bir buçuk oldu. Hala yemek yememişsin.
    - Oh, o kadar geç oldu mu?
    - Önce birşeyler ye. Eğer Los Angeles'tan dönmmiş olsaydım, sabaha dek açlıktan ölecektin.
  • - Then why should I go to your place... ?
    - I don't know. I would really rather not have to spend tonight alone.
    - I'm a pretty terrible person, Louis. No, I really, really am. I don't think I deserve being loved.
    - There, you see, we already have a lot in common.
    - Peki o zaman neden senin evine gitmeliyim?
    - Bilmiyorum. Bu geceyi gerçekten de yalnız geçirmek istemiyorum.
    - Ben oldukça kötü bir kişiyim, Louis. Hayır. Gerçekten... gerçekten öyleyim. Sevilmeyi hakettiğimi sanmıyorum.
    - Gördüğün gibi, birçok ortak noktamız var.
  • - Then why on earth should I go to your place... ?
    - I don't know. I would really rather not have to spend tonight alone.
    - I'm a pretty terrible person, Louis. No, I really, really am. I don't think I deserve being loved.
    - There, you see, we already have a lot in common.
    - Peki o zaman neden senin evine gitmeliyim?
    - Bilmiyorum. Bu geceyi gerçekten de yalnız geçirmek istemiyorum.
    - Ben oldukça korkunç biriyim, Louis. Hayır. Gerçekten... gerçekten öyleyim. Sevilmeyi hakettiğimi sanmıyorum.
    - Gördüğün gibi, birçok ortak noktamız var.
  • - Should we inform the National Security Council?
    - They were already informed.
    - Milli Güvenlik Konseyini bilgilendirmemiz gerekiyor mu?
    - Onlar çoktan bilgilendirildi.
  • - Let's sit and talk. I'll tell you.
    - But I already know everything.
    - Then you know I'll never paint again.
    - Hadi oturup konuşalım. Sana anlatacağım.
    - Ama zaten her şeyi biliyorum.
    - O halde bir daha asla resim yapmayacağımı biliyorsun.
  • - Let's sit and talk. I'll tell you.. .
    - But I already know everything.
    - Then you know I'll never paint again.
    - Why so?
    - Because it's of no use to anyone. That's all.
    - Hadi oturup konuşalım. Sana anlatacağım şey...
    - Ama ben zaten herşeyi biliyorum.
    - O zaman bir daha resim yapmayacağımı da biliyorsun.
    - Neden öyle?
    - Çünkü kimseye faydası yok. Hepsi bu.
  • -Your adopted son is missing.
    - Yes. We already reported that he's missing.
    - I'm aware of it. But it's hard to reach you.
    - What are you trying to say?
    - Evlat edindiğin oğlun kayıp.
    - Evet. Kayıp ihbarı yaptık.
    - Farkındayım. Ama size ulaşmak zor.
    - Ne söylemeye çalışıyorsun?
  • - Young lady, listen to me! We don't know what's going on yet. We don't have a clue. The horizon has already grown dark. People are running everywhere. It's sheer panic. Stay on me!,
    - Dinleyin beni, genç bayan! Neler olduğunu henüz bilmiyoruz.Fikrimiz yok. Ufuk şimdiden karardı bile.İnsanlar etrafta koşup duruyorlar. Düpedüz panik hali bu. Benimle kontakta kalın.
  • - Listen to me. Listen! You have a chance to make boxing history tonight. You have potential for that kind of greatness. You don't need me. You already have it. Always did.
    - Dinle beni. Dinle! Bu gece bir boks tarihi yazmak için şansın var. Böyle büyük birşey için potansiyelin var. Bana ihtiyacın yok. Sende zaten var. Hep vardı.
  • - Was that union already blessed by God?
    - Yes.
    - Bu birlik Tanrı tarafından kutsanmış mıydı?
    - Evet.
  • - I've already made my move.
    - What move?
    - Ben her şeyi ayarladım.
    - Ne ayarladın?
  • - But I will fall.
    - Will you stop walking for fear of falling? Come on, hold my hand, Kajal. Lame horses do not win races.
    - He already has a broken leg, now
    - The poor guy will break an arm too."Why, h
    - Ama düşerim.
    - Düşme korkusuyla yürümeyi bırakır mısın? Hadi elimi tut, Kajal. Topal atlar yarışı kazanamazlar.
    - Şimdiden bir bacağı kırık.
    - Zavallı çocuk kolunu da kıracak.
  • The president and Republicans in Congress have repeatedly promised to revisit Social Security privatization after November. But Americans have already said, loud and clear, that they don't want Social Security to be privatized or dismantled.
    Jim Clyburn
  • Most actors are insecure enough already without having a director who adds to that.
    Marie Windsor
  • You have already disarmed my men without my knowledge, are their arms to be returned or not?
    Zebulon Pike

946 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026