go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1376 kişi  31 Oca 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

already

zf. zaten, çoktan; şimdiden; bile
  • He’s already been to seven countries and stayed in the principal cities.
    O şimdiye kadar yedi ülkeyi gezdi ve ana şehirlerde kaldı.

  • It was already the end of March, after all.
    Neredeyse Mart ayının sonuydu,nihayet.
  • I already practically
    French-kissed your butt.
    Misal, ben adeta popona fransız
    öpücüğü kondurdum.
  • When I received your letter I was already coming to you.
    Mektubunu aldığımda zaten sana geliyordum.
  • I've already got
    the shovel, Jake.
    Kürek zaten elimde, Jake.
  • Kramer went to Ackman. He feels all better already.
    Kramer Ackman'a gitti. Şimdiden daha iyi hissediyor.

  • Sure, already there's a lot of trouble, and if it goes on, Japanese agriculture'll be ruined.
    Kesinlikle, zaten bir çok sorun var ve böyle devam ederse, Japon tarımı mahvolacak.
  • They've already paid the earnest money.
    Kaporayı çoktan ödediler.
  • Jack, I already listened to this in the car. I really think you ought to hear it alone.
    Jack, arabada zaten dinledim. Bence yalnız dinlesen iyi olur.

  • You said you wanted to know the real reason behind your employment. I've already given you a reason: To keep the pharmaceuticals now under development.
    İstihdamının ardındaki gerçek sebebi bilmek istediğini söylemiştin. Sana bir sebep verdim bile: şu anda gelişme halinde olan ilaçları korumak.
  • Two million men have bee taken prisoner by the enemy. Nearly a million and a half have already deserted.
    İki milyon insan düşman tarafından esir alındı. Neredeyse bir buçuk milyonu çoktan firar etti.
  • No man can pass into eternity, for he is already in it.
    Frederic William Farrar
    hiç kimse sonsuzluğun içine giremez çünkü zaten içindedir.
  • You ever think that maybe Jake and I already have plans?
    Hiç düşündün mü Jack'le birlikte başka planlarımız olabileceğini...

  • No. I had already gone inside.
    Hayır. Çoktan içeriye girmiştim.
  • My life is already a disaster. And now yours is, too.What happened between us.Everything..
    Hayatım zaten bir felaket. Şimdi seninki de öyle. Bizim aramızda olan şeyler de.Herşey..
  • You see, we've already lost everything.
    Gördüğün gibi zaten herşeyi kaybettik.
  • He climbs to the highest bloody room of the tallest bloody tower... and what does he find? Some gender confused wolf telling him that his princess... has already married.
    En yüksek kulelere tırmanıp… ne öğreniyor? Cinsiyeti şaşmış bir kurt ona prensesinin…çoktan evlendiğini söylüyor.
  • If you want the matter clarified, speak to the government.I already spoke to it.
    Eğer konunun açıklığa kavuşturulmasını istiyorsan, hükümetle görüş. Ben çoktan görüştüm.
  • Don't tell me. I already know.
    Dur, söyleme. Biliyorum.

  • Your skills in the martial art already exceed by far those of warriors in the outside world.
    Dövüş sanatındaki yeteneklerin, dış dünyadaki savaşçılarınkini zaten bir hayli aşar.

946 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026