En çok kullanılan kelimeler
En çok kullanılan fiiller
Boşluk doldurma (kelimeler)
Boşluk doldurma (fiiller)
Kelime tamamlama
Fiil tamamlama
Kelime Eşleştirme
Fiil Eşleştirme
Kelime Telaffuzları
Fiil Telaffuzları
Fiil çekim testleri
|
 i. herkes, her şey, hepsi
s. bütün, tüm He won lots of money but spent all of his money,a fool and his money are soon parted. Çok para kazandı ve parasının hepsini harcadı,bir aptal parasının değerini bilmez. Few films have made such an impression all over the world, but I advise you not to take it too seriously. Çok az film, dünya üzerinde böylesine bir etki yaratmıştır, ama sana çok da ciddiye almamanı tavsiye ederim. Many orphans want to know their biological parents. Our firm pays all expense.
Çoğu öksüz, biyolojik anne babalarını bilmek istiyor. Firmamız bütün harcamaları karşılar.
shoot all of our children
and then kill ourselves. çocuklarımızı vurup, sonra kendimizi
öldürmeyeceğiz. Take all the necessary precautions before leaving your child alone Çocuğunu yalnız bırakmadan önce gerekli tüm önlemleri al. The gipsy put a spell on me. l lost my head and all my sense in that labyrinth, l almost met my death. Çingene bana büyü yaptı.Ben de kafamı ve bütün hislerimi o labirentte kaybettim.Neredeyse ölümümle tanışacaktım. There are only women left on the farms, the men all go into the city but not for industry.The majority, 90%,are day and night watchmen. Çİftliklerde sadece kadınlar kaldı, tüm erkekler şehre gitti ama endüstri için değil. Yüzde 90 kadar büyük çoğunluğu gece ve gündüz bekçisi oldular. As I'm getting out, I feel all these eyes on me. Çıkarken, bütün gözleri üstümde hissediyordum.
  There are rumors of various dismissals.How easy it would all be if we took England as an example!She is the political model for the world.. Çeşitli görevden almalarla ilgili söylentler var. İngiltere’yi model almış olsaydık, her şey ne kadar kolay olurdu. O, dünya için siyasi bir model. There are all kinds of stories.
He was hit bad, Mikey. Çeşit söylentiler var.
Kötü vurulmuş, Mikey. Due to the grave dange of contamination, all public buildings and private enterprise will remain closed for an indefinite time. Ciddi boyutlardaki kirlenmeden dolayı, tüm kamu ve özel kuruluşlar süresiz kapalı kalacak. Charles, 50% of all marriages end in divorce. Charles, evliliklerin %50'si
boşanmayla biter. I thought you knew that algebra was all razzmatazz. Cebirin tamamen rakibini şaşırtmak için yapılan heyecanlı ve karışık bir oyun olduğunu bildiğini sanmıştım. I've been looking forward to Summer Season all year long ,the Winters are too cold and snowy to go out,It's warm and the sun shining at last. Bütün yıl boyunca Yaz mevsimini sabırsızlıkla bekliyorum,kışlar dışarı çıkılmayacak kadar soğuk ve karlı,nihayet,hava ılık ve güneş parlıyor. Where are all the baby pigeons? I see nests with tiny eggs, but I don't see tiny pigeons.
Bütün yavru güvercinler nerede? Ufacık yumurtalı yuvaları görüyorum, ama minik güvercinleri görmüyorum.
We all do 'do, re, mi,' but you have got to find the other notes yourself.
Louis Armstrong
Bütün yaptığımız'do,re,mi'fakat diğer notalarıda kendiniz bulmalısınız.09.05.2010 onr - ?eviren: Duran ! All I had to do
was give you a wrong description. Bütün yaptığım sizi yanlış yönlerdirmekti. All he does is eat, sleep and clog up the toilets. Bütün yaptığı yemek, uyumak ve tuvalete kapanmak.
   See all this beautiful ocean-front property?
It's all fake. Bütün şu harika okyanus kenarı evleri
görüyor musun? Hepsi sahte.
  I've solved all our problems. Sell off the markets and go down to Osaka. Bütün sorunlarımızı çözdüm. Marketleri satıp Osaka'ya yerleşiyoruz.17.08.2009 neslitukenmis !
17,559 c?mle
|