go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 2288 kişi  12 Ekm 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

all

i. herkes, her şey, hepsi
s. bütün, tüm
  • Kramer went to Ackman. He feels all better already.
    Kramer Ackman'a gitti. Şimdiden daha iyi hissediyor.

  • By then the bridge will stand completed in all its glory. A glorious nation...rising from its ashes
    Köprü bütün ihtişamıyla tamamlanmış olarak yükselecek. Küllerinden doğan onurlu bir ulus....
  • I know he's scared.
    Tell him everything is all right.
    Korktuğunu biliyorum.
    Her şeyin düzeldiğini söyle.
  • You had to go all the way to the terrace to get the cognac and the champagne.
    Konyak ve şampanya almak için ta terasa kadar gitmeniz gerekiyordu.
  • When I had cleared it all up I had an interview with him, and finding that he would not tell me the story, I told it to him, on which he had to confess that I was right and to add the very few details which were not yet quite clear to me.
    Konuyu açıklığa kavuşturduktan sonra,onunla bir görüşme yaptım,ve bana hikayeyi anlatmayacağını keşfettim,onu ona söyledim,onunla ilgili haklı olduğumu itiraf etmek ve henüz bana oldukça net olmayan çok az sayıda detayı eklemek zorunda kaldı.
  • You can talk to me off the record. I'm all right. Wait until I open the main gate .
    Konuştuklarımız aramızda kalabilir. Ben iyiyim. Ben ana kapıyı açana kadar bekle!
  • You're in charge. Run the operation. What's the enemy's objective? Let's say I'm the target. What do you do? Protect the target at all costs!
    Komuta sende. Operasyonu yönet. Düşmanın gayesi ne? Ben hedefim diyelim. Ne yaparsın? Ne pahasına olursa olsun hedefi koru!
  • I didn't drag anyone to the tailors. They all went quite happily.
    Kimseyi terzilere sürüklemedim. Onların hepsi, oldukça mutlulukla gittiler.
  • No one brought flowers like your papa. Basket full of jasmine. And I used to distribute them to all our neighbors.
    Kimse baban gibi çiçek getirmezdi. Yasemin dolu sepetler.Ben onları bütün komşularıma dağıtırdım.
  • Once you figure out who you are and what you love about yourself, I think it all kinda falls into place.
    Jennifer Aniston
    Kim olduğunun ve kendinle ilgili neyi sevdiğinin farkına varır varmaz,sanırım tüm nitelik ortaya çıkar.
  • - I am spending too much money on clothes... trying to look like maybe I'm under 3o so somebody will hire me... and you're sitting in here,whining like an idiot. I will get a job, all right?
    kıyafetlere çok para harcıyorum...30'un altında göstermeye çalışıyorum belki biri bu şekilde beni işe alır diye...ve sen burada oturup bir aptal gibi sızlanıyorsun.Ben bir iş bulacağım,tamam mı?
  • It is the nature of all greatness not to be exact.
    Edmund Burke
    Kesin olmamak tüm harikalıkların doğasıdır.
  • This film he wrote for a trade union to advance the idea of the equality of all races, of all nationalities.
    Kendisi, bütün ırkların, bütün ulusların eşitliği fikrini geliştirmek amacıyla, bu filmi bir sendika için yazdı.
  • I am the one who got myself fat, who did all the eating. So I had to take full responsibility for it.
    Kirstie Alley
    Kendimi şişmanlatan, tüm yeme işini yapan tek kişi benim. Bu nedenle bunun tüm sorumluluğunu almalıyım.
  • Get a grip on yourself. It's all a dream!
    Kendi kendine sahip ol! Hepsi sadece bir rüya!
  • It's in her bones.
    It's all over her body.
    Kemiklerinin içinde.
    Vücudunun her yerinde.
  • -l will send a man to pick up the apricots.ls it all right?
    -The chef was a little worried he left it on the grill too long.
    -Tell him not to worry about it.
    Kayısıları alması için birini göndereceğim. Tamam mı?
    -Şef onları ızgarada biraz fazla tuttuğu için üzgündü.
    -Endişelenmemesini söyle.
  • Kay, are you all right?
    Kay, iyi misin?
  • I want the van to remain visible at all times. No one is to enter or exit the vehicle.
    Karavanın her zaman göz önünde kalmasını istiyorum. Hiç kimse araca girmeyecek ya da araçtan çıkmayacak.
  • I want the van to remain visible at all times.No one is to enter or exit the vehicle
    Karavanın her an görünür olmasını istiyorum. Hiç kimse araca girip çıkamayacak.

17,559 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026