go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 417 kişi  20 Tem 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri
Top 5000 » ate

ate

 
ate, eaten, eating, eats
[eat] f. yemek, içmek (çorba), yemek yemek, çok yemek yemek; tüketmek; kemirmek; aşındırmak
  • I guess your uncle ate them.
    Zannedersem amcan yedi.

  • The food isn't too bad. It's very different from the food that the astronauts ate in the very early days of the space program.
    Sally Ride
    Yemekler çok kötü değil. Astronotların uzay programının çok erken dönemlerinde yedikleri yiyeceklerden çok farklı.
  • And then forgets four seconds
    later that he ate it. Shut up!
    Ve dört dakika sonra yediğini unutan biri.
    - Kes sesini!
  • Of course he ate hamburgers and drank soda.
    Tabi ki hamburger yedi ve soda içti.

  • They ate spaghetti in Rome, drank coffee in Venice, and took a lot of photographs.
    Roma’da spagetti yediler, Venedik’te kahve içtiler ve bir sürü fotoğraf çektiler.

  • She ate it, then went back to our room.
    Pastayı yedi, ardından odamıza geri döndü.

  • I ate with the students after the awards ceremony.
    Ödül töreninden sonra öğrencilerle yemek yedim.
  • Maria and I ate sushi in Hawaii last year.
    Maria ve ben geçen yıl Hawaii'de suşi yemiştik.

  • They ate each other up until nothing was left.
    Hiçbir şey kalmayana kadar birbirlerini yiyip bitirdiler.
  • Each was biting the tail of the other. They ate each other up until nothing was left.
    Her biri diğerinin kuyruğunu dişliyordu. Hiçbir şey kalmayana kadar birbirini yiyip bitirdiler.
  • We got some hamburgers to go and ate in the car.
    Gel al servisten birkaç tane hamburger aldık ve arabada yedik.

  • Once upon a time.. deep in the heart of a mysterious forest.. there was a vicious wolf who ate anyone who ventured to crouch in the shadows of the great big trees...
    Geçmiş zaman içinde, Gizemli ormanın derinliklerinde,çok büyük ağaçların gölgesinde çömelmeye cesaret edenleri yiyen , kötü niyetli bir kurt yaşarmış.
  • He saw that show on anorexia last year and ate like an animal for two weeks.
    Geçen sene iştahsızlık(anorexia) ile ilgiliprogramı izledi ve iki hafta boyunca hayvan gibi yedi.

  • The other day, he ate a handful of packing peanuts.
    Geçen gün, avuç dolusu ambalajlı yer fıstığı yedi.

  • Well, yeah, I would. It's just that I just ate a whole pot roast.
    Evet, isterdim. Ama daha yeni bir tabak dolusu rosto yedim.

  • She ate plenty.
    Epey yedi.
  • I am not hungry,I ate lunch an hour ago.
    Aç değilim,bir saat önce öğle yemeği yedim.
  • - What did she have to eat?
    - She's an lndian. She can't digest the food we eat.She ate very little.
    -O yemek olarak ne yedi?
    - O Hintli. Bizim yediğimiz yemekleri sindiremez. Çok az bir şey yedi.
  • - I just leave them alone.
    - Hey! I thought dogs chase after the chickens.
    - I guess it might be a jaguar. It came in here and ate chickens.
    - Hey! Let's go and see it.
    - Actually, it's not a dog or a jaguar.
    - Onları rahat bırakıyorum.
    - Hey! Köpeklerin tavukları kovaladığını sanıyordum.
    - Sanırım, bir jaguar olabilir. Buraya gelip tavukları yemiştir.
    - Hey! Hadi gidip bakalım.
    - Aslında, bu ne bir köpek ne de bir jaguar.
  • - What happened to the werewolf that ate too much garlic?
    - What?
    - His bark was worse than his bite.
    - Çok fazla sarımsak yiyen kurt adama ne olmuş?
    - Ne olmuş?
    - Ulumaları bile ısırmasından daha kötü olmuş.

72 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019