Kayıt Olun

Parolanızı mı unuttunuz?

go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 448 kişi  23 Ekm 2018 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

ran

 
[run] f. koşmak
  • We ran a check with local animal-rights groups.
    Yerel hayvan hakları guruplarını kontrol ettik.
  • And Vohland... I ran into this guy
    in Seattle a few years ago.
    Vohland... Bu adama birkaç yıl önce Seattle'da rastlamıştım.

  • I ran into Ted Chaough.
    Ted Chaough ile karşılaştım.
  • Well, before my old lady ran off to Baja, she told me my dad had this exact same ring.
    Şey, eski hanımım Baja’ya kaçmadan önce bana babamın bu yüzüğün tam aynına sahip olduğunu söyledi.
  • He placed his umbrella here and said"You can have it"He said he was okay to get wet.And then he ran off in the rain
    Şemsiyesini burada bıraktı ve 'Alabilirsiniz.'dedi. Islanmasının sorun olmayacağını söyledi ve sonra yağmurda koşarak gitti.
  • Sir August ran The Ministry cloning program,but it appears he went too far Some of his more advanced experiments......are not too pleasant. So they pulled him off it
    Sir August Bakanlık klonlama programını yönetti ama çok fazla ileri gitmiş görünüyor. daha gelişmiş deneylerinin bazıları çok da hoş değildi. Bu nedenle de o işten uzaklaştırıldı.
  • Sherlock Holmes ran her over with one of his quick, all-comprehensive glances.
    Sherlock Holmes hızlı ve kapsamlı bakışlarından biriyle onu gözden geçirebilir.
  • I think I can speak for every Senator, saying that he or she ran for the Senate because we want to help make this a better place; that is, we want to help our States and help America.
    Max Baucus
    Sanırım,burayı daha iyi bir yer yapmak için yardım etmek istediğimizden dolayı, Onun senato için adaylığını koymasını söyleyerek , her senatör için fikrimi belirtebilirim,Yani Biz Amerika Birleşik Devletlerine ve Amerika'ya yardımcı olmak istiyoruz.
  • When the Romans destroyed the temple, the fountain of Bethesda ran dry.
    Romalılar tapınağı yıktığında, Bethesda çeşmesi kurudu.
  • See this ring on my finger? Well, before my old lady ran off to Baja, she told me my dad had this exact same ring.
    Parmağımdaki yüzüğü görüyor musun? Annem Baja'ya kaçmadan önce, babamın da aynı böyle bir yüzüğü olduğunu söylemişti.
  • We found Parkishoff's body and ran a DNA sample through the genetic decoder you obtained last week.
    Parkishoff’un vücudunu bulduk ve geçen hafta tedarik ettiğin genetik decoderi bir DNA örneği için kullandık.
  • - Sir, why did you bother?
    -It's important. I had an accident.I ran over a man. He's dead. I want you to take the blame.
    Neden canınız sıkkın, efendim?
    - Önemli. Kaza yaptım. Bir adamı ezdim. Adam öldü. suçu senin üstlenmeni istiyorum.
  • It was dated from Montague Place upon the preceding evening, and ran thus:
    Montague Place'den önceki akşama kadar uzanıyordu,böylece devam etti.
  • She is raising 3 teenagers by herself. Husband ran off with an accountant, and she can't get a dime out of him.
    Kendisi, tek başına üç genç yetiştiriyor. Kocası bir muhasebeciyle kaçtı ve ondan bir kuruş alamıyor.
  • ( Whispers )
    I just ran into Ken Cosgrove.
    Ken Cosgrove'la karşılaştım.
  • I've lost my goose, she was so beautiful...When she ran she looked like a ball.
    Kazımı kaybettim, o kadar güzeldi ki... Koştuğunda bir top gibi görünürdü.
  • The two men waited for a few seconds and then ran quickly and quietly toward Mrs. Garcia.
    İki adam birkaç saniye bekledi ve ardından Bayan Garcia’ya doğru sessizce ve hızla koştu.

  • During Prohibition
    we ran molasses into Canada.
    İçki yasağı döneminde
    Kanada'ya şeker pancarı taşıdık.
  • Do you remember that woman we ran into at the hospital? That talkative doctor will tell her all about us.
    Hastanede rastladığımız şu kadını hatırlıyor musun? Bu geveze doktor, ona bizim hakkımızdaki her şeyi anlatacak.
  • Looks like you
    ran over him, Lois.
    Görünüşe göre çocuğu ezdin, Lois.

290 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2018