- You are so important to us, David. You are unique in all the world.
- Will Mommy be coming home soon? Is she out shopping with Martin now?
- David, she can never come home.
- Sen bizim için önemlisin, David. tüm dünyada bir eşin yok.
- Annem yakında eve gelecek mi? Martin'le alışverişe mi çıktı?
- David, o bir daha asla eve gelemeyecek.
- I've had a remarkable dream. And you were there and you.. and you...
- I what?
- Some of it was terrible and some of it was wonderful. I kept saying I wanna go home And they sent me home.
- Olağandışı bir rüya gördüm. Ve sen de oradaydın ve sen... ve sen...
- Ben ne?
- Bazı kısımları korkunçtı, bazı kısımları ise harikaydı. Eve gitmek istiyorum deyip duruyordum. Ve onlar beni eve gönderdiler.
- Everyone was waiting for you.
- l had to go to a party. l came home early, my wife was out. The house was locked.
- This house is also yours.
- So l came here. lt's good you were at home.
- Herkes seni bekliyordu.
- Bir partiye gitmem gerekiyordu. Eve erken geldim, karım dişardaydı. Ev kilitliydi.
- Burası senin de evin.
- Ve buraya geldim. Evden olman da iyi oldu.
- You always made trying to love a wild thing. You were always lugging home wild things. Remember? ...A hawk with a broken wing, a full grown wildcat with a broken leg...
- Hep vahşi şeyleri bana sevdirmaye çalışırdın. Eve devamlı vahşi birşeyler getiriyordun. Hatırladın mı? ...Kanadı kırık bir atmaca... ya da artık kocaman olmuş kırık bacaklı bir yaban kedisi...
- Yes, you should please send an ambulance.. to the home of Mr. Roy Cohn, the famous lawyer
- What's the address, Roy who?
- 251...East 87th. No apartment number. He's got the whole building.
- Evet, lütfen bir ambulans gönderin... ünlü avukat Bay Roy Cohn'un evine.
- Adres nedir? Roy kim?
- 251...87 Doğu. Daire numarası yok. Bütün bina onun.
- lt's good you were at home or l would have been very bored.
- l'll bring coffe
- You are spoiling my habits, just had two cups.
- Then one more won't harm.
- Evde olman çok iyi oldu. Yoksa çok sıkılırdım.
- Kahve getireyim.
- Adetlerimi bozuyorsun, daha yeni iki fincan içtim.
- Bir fincan daha birşey yapmaz o zaman.
- I want to find out if my boyfriend was murdered.
- Did they find anything on his body?
- Nothing special.
- What about his place? Did you live together?
- No.
- How long have you been seeing each other?
- Two years.
- You have his home keys?
- Erkek arkadaşımın öldürülüp öldürülmediğini öğrenmek istiyorum.
- Onlar cesedinde herhangi birşey buldular mı?
- Özedl birşey yoktu.
- Ya evi? Birlikte mi yaşıyordunuz?
- Hayır.
- NE kadar süredir görüşüyorsunuz?
- İki yıldır.
- Sende evinin anahtarları var mı?