go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 1553 kişi  08 Ekm 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

help

f. yardım etmek
i. yardım, çare
ünl. yardım edin
  • - Has he shown any sign of improvement?
    - None.You must help him.
    - Herhangi bir gelişme gösterdi mi?
    - Hayır. Yardıma ihtiyacı var.
  • - Good morning! How can I help you?
    - We want to equip our villa gym.
    - Sure!
    - Günaydın! Nasıl yardımcı olabilirim?
    - Villamıza spor salonu kurmak istiyoruz.
    - Elbette!
  • - Sure, help yourself. - Thank you.
    - Elebette. Keyfine bak. - Teşekkür ederim.

  • -If the devil herself wants to help me, fine by me.
    -She has never been interested in helping you.
    - Eğer şeytanın kendisi bana yardım etmek isterse, benim için sorun yok.
    - O hiçbir zaman sana yardım etmekle uğraşmamıştı.
  • - Sir, I can't help it, sir.
    - Bullshit. Get on your knees, scumbag.
    - Efendim, yapamıyorum efendim.
    - Siktir git. Dizlerinin üstüne çök pislik!
  • - There isn't anyone. Maybe an Eskimo who can ice-fish for food. Help me to build a nest for when the baby comes.
    - There are no Eskimo here, and you're not really pregnant. You made that up.
    - Burada kimse yok. Belki yiyecek için buzda balık avlayan bir Eskimo. Bebeğin gelişi için bir yuva yapmama yardım et.
    - Burada Eskimo felan yok, ve sen de aslında hamile değilsin. Hepsini sen uydurdun.
  • - Someone's coming, dootor. Help me on my feet. Jaime, put on the record. Turn the horn towards the window.
    - Birisi geliyor, doktor. Ayakta durmama yardım et. Jamie plağı çalıştır. Kornayı pencereye doğru çevir.
  • - A week or so ago, I decided to take a little trip on my way to Ginny's. Ginny begged me to come out early, to help her with wedding arrangements, but...I told her I needed some time to myself.
    - Bir hafta önce falan, ginny'lere küçük bir gezi yapmaya karar verdim. Ginny, erken gelip ona düğün hazırlıkları için yardım etmem için yalvardı. ama... ben ona kendime ayıracak biraz zamana ihtiyacım olduğunu söyledim.
  • - Let me help you. What's this?
    - A key. lt's Greg's key, the key to a safety deposit box.
    - Call the police.
    - No! We don't know what's inside.
    - Bırak sana yardım edeyim. Nedir bu?
    - Anahtar. Greg'in anahtarı. Kiralık kasanın.
    - Polisi ara.
    - Hayır! İçinde ne olduğunu bilmiyoruz ki.
  • - Do you know how hard it is for me to go to the cemetery?
    - I was just trying to help him get back to some kind of life.
    - He was coming back. Don't you realize how he's changed these past weeks? His apartment, his life? He fell in love. Why do you want to rush things?
    - Benim için mezarlığa gitmenin ne kadar zor olduğunu biliyor musun?
    - Sadece onun hayata dönmesine yardım etmeye çalışıyordum.
    - Dönüyordu zaten. Şu geçtiğimiz haftalarda ne kadar değiştiğini farketmiyor musun? Evi, hayatı? Aşık oldu. Neden işleri aceleye getirmek istiyorsun?
  • - Listen to me! Look at me. Look in my eyes. Can you feel that? That's my hand. Go on, hold it. We'll get you out of here. I need some help over here! It's okay. You're safe now, all right?|
    - Beni dinle! Bak bana! Gözlerime bak! Bunu hissediyor musun? Bu benim elim. Hadi tut onu! Seni buradan çıkaracağız. Buraya yardım lazım. Tamamdır. Şimdi güvendesin, tamam mı?
  • - Wait a minute. Where are we gonna find a judge who'll help us?
    - I'm not gonna ask a judge.
    - It's no good in court.
    - I'm not in court. Not yet.
    - Bekle bir dakika. Bize yardım edecek hakimi nereden bulacağız?
    - Bir hakimden yardım istemeyeceğim.
    - Bu mahkemede iyi olmaz.
    - Mahkemede değilim. Henüz.
  • - She needs me.
    - I need you.
    - To help you have a good time.
    - When was the last time we had a good time?
    - Go back to your friends in the bar.
    - Bana ihtiyacı var.
    - Benim sana ihtiyacım var.
    - İyi vakit geçirmene yardımcı olmak için.
    - En son ne zaman iyi vakit geçirdik ki?
    - Bardaki arkadaşlarına geri dön.
  • - I'm on leave to help my mom with the harvest. She's not farmer. Apples were my dad's business.
    - Anneme hasatda yardım etmek için çıkıyorum. O bir çiftçi değil. Elmalar babamın işiydi.
  • - But he's very agog.
    - But what can I do? We have no means to help him..
    - Then lay it aside.
    - Yes, we could only do this. He's coming.
    - Ama çok istekli görünüyor.
    - ama ne yapabilirim? Ona yardım edeceğiz anlamına gelmiyor.
    - O zaman, bunu bir kenara bırak.
    - evet, yapabileceğimiz sadece bu. Geliyor.
  • - The guy changed his name, Brooke.
    - Why?
    - To help hide his background.
    - Why?
    - Because there's something in it which is not your business.
    - Adam ismini değiştirmiş Brooke.
    - Neden?
    - Geçmişini gizlemek için.
    - Neden?
    - Çünkü geçmişinde seni ilgilendirmeyen bir şey var.
  • - It hurts.
    - Can we help you to the house?
    - It's two miles. And I'm tired from digging. Damn the jellyfish! Damn all the jellyfish! Do something.
    - There's only one thing.
    - What is it?
    - Pee on it.
    - Gross!
    - I saw it on Discovery Channel.
    - Acıyor.
    - Seni eve götürelim mi?
    - Ev 2 mil uzakta. Ve kazmaktan dolayı yorgunum. Allah deniz analarını kahretsin. Tüm deniz analarını kahretsin! Birşeyler yapın.
    - Sadece tek birşey var.
    - Nedir?
    - Üzerine işemek.
    - İğrenç!
    - Discovery Channel'da görmüştüm.
  • "Ah, 1st sergeant Lipton, you organize things here and I'm gonna go for help I need to go polish my oak leaf clusters".
    “Ah çavuş Lipton, burada işleri siz organize ediyorsunuz ve ben de yardım getirmek için gideceğim. Gidip meşe yaprağı dizilerimi cilalamalıyım.
  • "help me, Honda, help help
    me, Honda. Love, Teddy Chaouh."
    "Yardım et, Honda, bana yardım elini
    uzat, Honda. Sevgiler, Teddy Chaough."
  • - Go with God, my son! We've got men trapped everywhere in the harbour. We need help from anybody who can move. Don't lose us!Keep swimming!
    -Tanrı yardımcın olsun, oğlum! Limanın her yerinde yakalanmış adamlarımız var. Hareket edebilen birinin yardımına ihtiyacımız var. Bizi kaybetme! Yüzmeye devam et!

1,637 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026