go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 743 kişi  12 Oca 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

help

f. yardım etmek
i. yardım, çare
ünl. yardım edin
  • - What are you thinking now? How can I help you?
    - You'd better go now. I'm afraid, I can't hold myself. You can't help me.
    - Why? You're so strange. It isn't like you.
    - Do you really want to help me?
    - Şu anda ne düşünüyorsun? Sana nasıl yardım edebilirim?
    - Şimdi gitsen iyi olur. Kendimi tutamayacağımdan korkuyorum. Bana yardım edemezsin.
    - Neden? Çok garipsin. Sen değilsin gibi.
    - Bana gerçekten yardım etmek istiyor musun?
  • - See those men? I'd rather they not see me. If you could just help me get to the escalator.
    - Okay.
    - Usually, you only see things like this in the movies.
    - Şu adamları görüyor musun? Onların beni görmemesini tercih ederim. Mümkünse, bana yalnızca yürüyen merdivene varmam için yardım et.
    - Olur.
    - Genellikle bunun gibi şeyleri sadece filmlerde görürsün.
  • - l would never have got a friend like you. You did so much for me. You got me a job and a house.
    - lt's a friend's duty to help a friend.
    - Senin gibi bir arkadaşım hiç olmadı. Benim için çok şey yaptın. Bana bir iş ve ev buldun.
    - Arkadaşına yardım etmek bir arkadaşın görevidir.
  • -We'll get you out of here.
    - I need some help over here!
    -It's okay. You're safe now, all right? You'll be okay.
    - Seni buradan çıkaracağız.
    - Buraya biraz yardım istiyorum!
    - Sakin ol. Artık güvendesin, tamam mı? İyi olacaksın.
  • We'll get you out of here. I need some help over here . It's okay.
    - Seni buradan çıkaracağız.
    - Burada biraz yardıma ihtiyacım var. Tamam, sorun yok.
  • - Do you think Wendy will love you?
    - Yes, she gave me a number and said after l kill Dragon, l can contact her uncle. And he'll help get us back home.
    - I hope it's true. lf you trust her, don't suspect her. lf she lies to you, you shouldn't linger.
    - He doesn't treat me as a human being. He only likes to beat me. l can kill him
    - Sence Wendy seni sevecek mi?
    - Bana bir numara verdi ve Dragon'ı öldürdükten sonra amcasıyla kontağa geçebilecğimi söyledi. VeVe o da eve dönmemize yardım edecek.
    - Umarım doğrudur. Eğer ona güveniyorsan, ondan şüphelenme. Eğer sana yalan söylerse, oyalanmamalısın.
    - Bana insanmışım gibi davranmıyor. Beni dövmek hoşuna gidiyor sadece. Onu öldürebilirim.
  • - I'll help you.
    - You are so kind, mister. You're a kind... You're a kind man.
    - It's okay.
    - I can tell. Please, you gotta tell me what to do. You gotta help me. I'm so cold, I'm hungry.
    - Sana yardım edeceğim.
    - Çok iyisiniz, bayım. siz bir... Siz iyi bir adamsınız.
    - Önemli değil.
    - Belli. Lütfen, bana ne yapmam gerektiğini söylemelisiniz. Bana yardım etmelisiniz. Üşüyorum, açım.
  • - Let me tell you about Gary. He's tall. He's nice to me. He's intelligent. And he doesn't make me sleep in the wet spot.
    - It's a trick. I bet he's a shit.
    - I think he is truly concerned with my happiness.
    - Then he'll be a big help next year, when we all come to your house.
    - He's asked me out for New Year's. And did I mention that he is a lawyer?
    - Sana Gary'yi anlatayım. Uzun boylu. Bana karşı iyi. Zeki. Islak yerde uyumama da müsade etmiyor.
    - Bu bir oyun. Bahse girerim bok gibidir.
    - Sanırım, mutluluğumla gerçekten ilgileniyor.
    - O zaman gelecek yıl senin evine geldiğimizde çok yardımı olacak.
    - Yılbaşında beni davet etti. Ya avukat olduğunu söylemiş miydim?
  • - Only one group of bird can manage to hover for any length of time without the help of a head-wind: the humming birds.
    - Sadece bir grup kuş her ne uzunlukta olursa olsun rüzgarın yardımı olmadan havada kalmayı başarır: sinek kuşları.
  • - Oh, sorry. I know I left them in the studio.
    - I'll get them
    - I'm going with you. May I lean on you, Nicolas? I'm wobbly.
    - Wait, I'll help you. What's happened?
    - Nothing. A bit of epilepsy,or something like that.
    - Oh, pardon. Onları stüdyoda bıraktım, biliyorum.
    - Ben alırım.
    - Seninle geleyim. Sana yaslanabilir miyim, Nicholas? Biraz sallanıyorum.
    - Dur. Sana yardım edeyim. Ne oldu?
    - Hiç birşey. Küçük bir sara ya da onun gibi birşey.
  • - When he comes here, do you ever talk about the accident ? Does he ever mention the past?
    - No.
    - Why not?
    - I try to let him find his own way through. I feel he needs that. Why are you here, Sharon?
    - I want to know how to help him.
    - You are helping him.
    - I don't think so.
    - O buraya geldiğinde, hiç kazadan bahsediyor musun? Hiç geçmişten bahsediyor mu?
    - Hayır.
    - Neden?
    - Kendi yolunu bulmasına çabalıyorum. Buna ihtiyacı olduğunu hissediyorum. Neden buradasın, Sharon?
    - Ona nasıl yardımcı olabileceğimi bilmek istiyorum.
    - Ona yardımcı oluyorsun.
    - Sanmıyorum.
  • - Where is she?
    - Mr. Bundles sent her out with the dirty laundry.
    - What? I could lose my license because of this. Bundles, come back here!
    - There she is.
    - Where is she? Stop that truck! Come back, Bundles. Come back! Somebody help me!
    - Nered o?
    - Bay Bundles, kirli çamaşırlarla birlikte onu dışarı gönderdi.
    - Ne? Bu yüzden lisansımı kaybedebilirim. Bundles geri dön!
    - İşte orada.
    - Nerede? Şu kamyonu durdurun! Geri dön, Bundles! Geri dön! Biri bana yardım etsin!
  • - May I help you?
    - Are you Joan Harris?
    - Nasıl yardımcı olabilirim?
    - Joan Harris siz misiniz?
  • -Please, help me
    - Get inside. Take off your clothes.
    - Lütfen,bana yardım edin.
    -İçeri gir. Kıyafetlerini çıkar.
  • -Look for Lin. She has passports and transport.
    -Why would she help me?
    - Lin’i bekle. Pasaportları ve vasıtası var.
    -Neden bana yardım etsin ki?
  • - I'm here to help you kill the king and return the kingdom to our deposed queen.
    - That's why we wear the medallion.
    - Kralı öldürmen ve sonra tahttan inmiş kraliçemize dönmek için yardım etmek üzere buradayım
    - Madalyonu bu yüzden takıyoruz..
  • - I'm here to help you kill the king and return the kingdom to our deposed queen.
    - That's why we wear the medallion.
    - Kralı öldürmen ve sonra tahttan inmiş kraliçemize dönmek için yardım etmek üzere buradayım
    - Madalyonu bu yüzden takıyoruz.
  • - Don't let yourself fall apart. You'll have me to lean on. You know I'm here with you... to help you get over all these.
    - Kendini bırakma. Yaslanman için ben varım. Bütün bunları aşmana yardım etmek için... burada yanındayım biliyorsun..
  • - Did he help at all?
    - Hardly. Let me tell you about Gary. He's tall. He's nice to me. He's intelligent. And he doesn't make me sleep in the wet spot.
    - It's a trick. I bet he's a shit.
    - I think he is truly concerned with my happiness.
    - Then he'll be a big help next year, when we all come to your house.
    - He's asked me out for New Year's. And did I mention that he is a lawyer?
    - Hiç yardım etti mi?
    - Çok az. Sana Gary'yi anlatayım. Uzun boylu. Bana karşı iyi. Akıllı. Islak yerde uyumama da müsade etmiyor.
    - Bu bir oyun. Bahse girerim bok gibidir.
    - Sanırım, mutluluğumla gerçekten ilgileniyor.
    - O zaman gelecek yıl senin evine geldiğimizde çok yardımı olacak.
    - Yılbaşında beni davet etti. Ya avukat olduğunu söylemiş miydim?
  • - Hey. Are you all right?
    - Help, please!
    - Hey. İyi misin?
    - Yardım edin, lütfen!

1,637 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026