I suppose I better know things. However, to be clear, my employer hardly tells me everything. Mmm. We will collaborate, you and I.
Sanırım olayları daha iyi biliyorum. Yine de açıklayıcı olması bakımından, patronum bana nadiren her şeyi anlatır. Şey. Siz ve ben işbirliği yapacağız.
To read the assignment I hardly need to study elementary French, Professor Leland. I've been to Paris many times, and speak well enough to get by, thank you Mademoiselle Masterson please read the first paragraph on the last page and explain it,in French, of course.
Ödevi okumak için başlangıç seviyesinde Fransızca çalışmaya neredeyse hiç çalışmam gerekmedi. Profesör Leland, Paris’e çok kez gittim ve derdimi anlatacak kadar konuşabiliyorum. Teşekkürler Matmazel Masterson, lütfen son sayfadaki ilk paragrafı okuyup, ve Fransızca açıklamasını yapın.
He concentrated on crawling as fast as he could and hardly noticed that there was not a word, not any cry, from his family to distract him.
O,elinden geldiğince hızlı şekilde emeklemeye konsantre oldu,ailesinden onun dikkatini çekmek için bir kelime yada bir çığlık olmadığına neredeyse hiç dikkat etmedi.
I can't believe you do this everyday. My whole body aches from concentrating so hard. I'm only doing a tiny bit of what you do, and I can hardly breathe.
Bunu hergün yaptığına inanamıyorum. Bu kadar yoğun bir şekilde dikkatimi vermekten her yerim tutuldu. Senin yaptğın şeyin sadece birazını yapıyorum ve nefes alamıyorum.
These rocky shores are hardly a safe place to lay their eggs and each year the marine iguanas have to journey inland.
Bu kayalık sahiller yumurtalarını bırakmak için neredeyse hiç emniyetli bir yer değildir ve her yıl deniz iguanaları denizden karaya doğru yolculuk etmek zorundadır.
We had hardly reached the hall when we heard the baying of a hound, and then a scream of agony, with a horrible worrying sound which it was dreadful to listen to.
Bir köpek havlaması duyduğumuzda neredeyse girişe varmıştık,sonrasında dinlemesi korkuç olan üzücü berbat bir üzüntü sesi eşliğinde, bir ızdırap çığlığı.