go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 2706 kişi  03 Oca 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

fall

fell, fallen, falling, falls
f. düşmek, inmek, dökülmek, yıkılmak, devrilmek, yağmak, ucuzlamak, eğimli olmak, dağılmak, karanlık bastırmak, gece çökmek, tam yerine denk gelmek, oturmak (lâf), hastalanmak, yatağa düşmek, kötü yola düşmek
i. sonbahar, yaprak dökümü, düşme, dökülme, düşüş, döküm, kat, fırfır, yağış, yıkılma, çöküş, inme, ucuzlama, çağlayan, şelâle, yavrulama, tuş, eğim, yamaç
  • There was no profit, no advantage inletting you fall to an untimely death.
    Zamansız ölümüne neden olmanın hiç bir yararı, avantajı yoktu.
  • Did you fall out of bed? Let me help you.
    No, no. I think I'm better off on hard surface
    Yataktan mı düştün? İzin ver sana yardım edeyim.
    Hayır, hayır. Sanırım sert yüzeyde daha iyiyim.
  • She used to fall asleep on the couch watching TV.
    Televizyon seyrederken kanapede uyuyakalırdı.
  • Now follow me and don't fall behind. All roads lead to Rouge!
    Şimdi beni takip et ve geride kalma. Tüm yollar Rouge'a çıkar!
  • Recent heavy rain has weakened the cliff and more houses might fall into the ocean.
    Son günlerdeki şiddetli yağmur yamacı zayıflattı ve daha fazla ev okyanusa düşebilir.

  • He decided to go to Macau for a last bet only to fall even deeper into debt.
    Son bir bahis için Macau'ya gitmeye karar verdi ancak daha fazla borç içine girdi.
  • You women could make someone fall in love even with a lie.
    Georg Buchner
    Siz kadınlar bir yalanla bile birini aşık edebilirsiniz.
  • I love you
    No, you don't, you can't. It's only been a few weeks. It takes years and years to fall in love
    Seni seviyorum.
    Hayır, sevmiyorsun, sevemezsin. Sadece birkaç hafta oldu. Aşık olmak yıllar ama yıllar sürer.
  • You got no discipline. You got zero fucking initiative. You'd fall apart without me.
    Sende disiplinin zerresi yok.Lanet olasıca insiyatif de yok. Seninle anlaşamayacağız.
  • I think if you touch me, your hand might fall off or something. Worse things have happened to people who've touched me
    Sanırım eğer bana dokursan, elin kopup düşebilir ya da buna benzer bir şey olabilir. Bana dokunan insanlara daha kötü şeyler de oldu.
  • I never wanted to fall in love with you.
    Sana hiç aşık olmak istememiştim.

  • Add several travel-size packets of detergent......so you won't fall into the hands of unfamiliar laundries.
    Pek çok paket seyahat boyu deterjan ekleyin.... böylece bilinmedik çamaşırhanelerin eline düşmezsiniz.
  • The operation failed and it triggered the fall of Tokyo.
    Operasyon başarısız oldu ve bu, Tokyo'nun düşüşünü tetikledi.
  • He'd fall right off his desk! And it's a funny sort of business to be sitting up there at your desk, talking down at your subordinates from up there, especially when you have to go right up close because the boss is hard of hearing.
    O,onun masasından düşecekti,onun orada senin masanda oturuyor olması,oradan astlarıyla konuşması çok komik bir işti,özellikle,şefin duyması zor olduğundan,sen buradan gitmek zorunda olduğun zaman.
  • I'll probably
    fall asleep on you.
    Muhtemelen üstünde uyuyakalırım.
  • She died in a fall from the window of a London hotel.
    Londra'daki bir otelin penceresinden düşerek öldü.
  • I shall take off my belt and by thunder me trousers will fall down!
    Kemerimi çıkartmalıyım ve gökgürültüsü olunca pantolonum yere düşer.
  • Fiona was the only thing that meant something to him And she was about to fall off the edge
    Fiona, onun için önemli olan tek şeydi ve onun da hayatı kararmak üzereydi.
  • But the important thing is to lie down and fall asleep. That little nap means you wake up fresh again and can continue.
    James Levine
    Fakat önemli olan şey uzanıp uykuya dalmaktır. Bu küçük kestirme tekrar taze uyanıp devam edebilmeniz anlamına gelir.
  • Walls don't fall like that unless they're made to fall. I think we're running into an ambush.
    Düşürülmüyorsa duvarlar bu şekilde düşmezler. Sanırım bir tuzağa giriyoruz.

601 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026