go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 6023 kişi  08 Ağu 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

do

did, done, doing, does
f. yapmak, etmek
i. dalavere
  • I think the most important thing for an artist is to not worry about what anybody else thinks. You just have to do what comes from your heart and your being and put it out there-that's true in any of the arts.
    Rosanna Arquette
    Sanırım bir sanatçı için en önemli olan şey başkalarının düşündükleri hakkında üzülmemektir.Yüreğinden, içinden geleni yapmak ve onu göstermek zorundasın-bu tüm sanatlar için doğrudur.
  • I do everything I can to help you. And all you do is drink and talk nonsense and frighten me.
    Sana yardım etmek için elimden geleni yapıyorum. Ve senin tek yaptığın içmek, saçmalamak ve beni korkutmak.
  • First you have to say
    that you'll do it
    Sana söylemeden önce yapacağını
    kabul...
  • I told you. I'm not gonna do that.
    Sana söyledim. Bunu yapmayacağım.

  • Do you know because I tell you so, or do you know, do you know.
    Gertrude Stein
    Sana öyle söylediğimden dolayı biliyor musun,yada biliyor musun,biliyor musun?
  • I have great faith in you, son. I know you can do it
    Sana inancım büyük, evlat. Bunu yapabileceğini biliyorum.
  • Do you remember, when first bought you a bicycle? You were very happy. But you crashed into my father's legs.
    Sana ilk bisiklet alındığı zamanı hatırlar mısın? Çok mutluydun ama babamın bacağına çarpmıştın.
  • l'll give you two hours. l've a meeting after this.What should we do today?
    Sana iki saat süre veriyorum. Bundan sonra bir toplantım var. Bugün ne yapmamız gerekiyor?
  • How much do I need to know about you other than I'm crazy about you?
    Sana çok düşkün olduğumu bilmemden başka senin hakkkında ne bilmem gerekiyor?

  • Anything I can do to make
    your life a little easier.
    Sana bir yardımımız dokunsun.
  • I was trying to do you a favor.
    Sana bir iyilik yapmaya çalışıyordum.
  • I do not have time to babysit you.
    Sana bebek bakıcılığı yapacak zamanım yok.
  • What do we know about the San Francisco earthquake?
    San Francisco depremi hakkında ne biliyoruz?
  • What do you need salsa for?
    Salsa'yı ne yapacaksın ki?

  • Do you have any salsa?
    Salsa'nız var mı?

  • We should have nothing to do with violent, inferior cultures.They are a waste of our time and resources.
    Saldırgan, aşağılık kültürlerle yapacak hiçbir şeyimiz yok. Onlar tamamen bir zaman ve kaynak kaybıdır.
  • Salad I'm a reporter! What did you expect? Don't try to make me feel guilty. You think I had something to do with Diaz?
    Salad ben muhabirim! Ne bekliyordun? Bana kendimi suçlu hissettirmeye çalışma. Diaz ile bir işim olduğunu mu düşünüyorsun?
  • I'm just asking. All they have to do is say no.
    Sadece soruyorum. Hayır diyebilirler.

  • I just wanted to do a favour for you,but you didn't like,are you mad at me?
    Sadece senin için bir iyilik yapmak istedim,fakat sen hoşlanmadın,bana kızgınmısın?
  • I said I don't know why
    I shouldn't do it.
    Sadece niye yapmamam gerektiğini
    bilmiyorum dedim.

15,535 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026