go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 434 kişi  20 Tem 2019 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

gotten

 
got, gotten, getting, gets
[get] f. almak, edinmek, elde etmek, ele geçirmek; satın almak; getirmek, götürmek; varmak, gelmek; kazanmak; yapmak; idrak etmek;; kavramak, anlamak; başına gelmek; olmak; canına okumak; öldürmek; açığını bulmak, yalanını çıkarmak
  • We're on our way. Sark's plane just landed in the desert 60 miles east of here. Is the area secured?
    -No one's gotten on or off the plane since it landed.
    Yoldayız. Sark'ın uçağı buranın 60 mil doğusunda, çölde şimdi yere indi. Bölge güvenli mi?
    Uçak indiğinden beni hiç kimse ne indi ne de bindi.
  • Oh, I'm sorry, Brian,
    I haven't gotten around to it.
    Üzgünüm Brian,
    okumaya vaktim olmadı.
  • Three long years... It makes you much more gentle. You've gotten sexy.I've grown up since then.
    Üç koca yıl... Seni daha da nazik yapıyor.Sen oldukça çekici olmuşsunç Bende olgunlaştım o zamandan beri.
  • All I know is, I've been going to doctors all my life. What's it gotten me?
    Tek bildiğim, hayatım boyunca doktorlara gittiğim. Elime geçen ne?

  • I'm sorry we haven't gotten you
    your money back yet.
    Paranızı henüz geri
    vermediğimiz için üzgünüm.

  • l haven't gotten affection from him in years and.. ...all of a sudden he's the ideal husband.
    Ondan yıllardır şefkat görmedim ama birdenbire ideal koca oluverdi.
  • They would've gotten along.
    İyi anlaşırlardı.
  • Have you ever gotten up in the morning and felt that it's great to be alive?
    Hiç sabah uyandığında yaşamın ne kadar güzel olduğunu hissettin mi?

  • I'd gotten a haircut
    earlier that day,
    Günün sabahında saçlarımı
    kestirmiştim..
  • Yeah, it wasn't your fault, of course. They'd gotten a tip that the CIA was on their tail. But you were unprepared.
    Evet, elbette senin hatan değildi. CIA’in onları yakından takip ettiği tüyosunu almışlardı. Ama sen hazırlıksızdın.
  • She's never gotten over
    me flunking home-EC.
    Ev işlerinden anlamamı kabullenemedi
    bir türlü.
  • We should have
    gotten one yesterday.
    Dün gelmiş olması gerekirdi.
  • You know how much trouble you could've gotten me in?
    Beni ne kadar sorunun içine soktuğunu biliyor musun?

  • I would've come and gotten her.
    Ben gelip alsaydım.
  • I know I've gotten stuff
    stuck in my brain before
    Bazan bir şey kafana adeta yapışır...
  • He didn't hold with your father's ideals.He thought he should have stayed here...and not gotten involved.
    Babanın ideallerine göre hareket etmedi. Baban onun burada kalması ve bu işe karışmaması gerektiğini söylemişti.
  • We had drinks six months later, I could see he still hadn't gotten over it.
    Altı ay sonra içki içerken hâlâ etkisinden kurtulamadığını görebiliyordum.

  • We had drinks six months later,
    I could see he still hadn't gotten over it.
    Altı ay sonra içki içerken hâlâ
    etkisinden kurtulamadığını görebiliyordum.

  • - Shut up.
    - What's gotten into you?
    - Kes sesini.
    - Neyin var senin?
  • - Well , gentlemen... we've gotten rid of the troublemakers. Now we need a leader. For me , the choice is clear. We should elect the biggest and strongest nobleman we have.
    - Evet, beyler... problem çıkaranlardan kurtulduk. Şimdi bir lidere ihtiyacımız var. Benim için seçim belli. Aramızdaki en büyük ve en güçlü asilzadeyi seçmeliyiz.

268 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2019