go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 676 kişi  24 Şub 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

chance

f. riske girmek
i. şans, risk
s. tesadüfi
  • The invaders are destroying our world We must have the alliance Only if we're united, we stand a chance against them.
    İstilacılar dünyamızı yok ediyor. Birlik olmalıyız. Biraraya gelmemiz koşuluyla onlara karşı dayanma şansımız olabilir.
  • One doesn't always get the chance to present gifts.
    İnsan her zaman hediye verme fırsatını yakalayamıyor.
  • Hey,for your information, there is a
    very good chance that a woman like that
    Hey, bilgin olsun, öyle bir kadının,
    kendi evi ve son model...
  • A lie gets halfway around the world before the truth has a chance to get its pants on.
    Winston Churchill
    Gerçek pantolonunu giyme şansı bulmadan önce yalan dünyanın yarısını kat eder.
  • No need for formalities. lt's just a small gift. One doesn't always get the chance to present gifts.
    Formaliteye gerek yok. Al sana küçük bir hediye. Hediye verme şansını her zaman bulamıyoruz.
  • Just wanted to give you one last chance to change your mind.
    Fikrini değiştirmen için sana bir şans daha vermek istedim.
  • The chance to begin again... ...in a golden land of opportunity and adventure. A new life awaits you in the off-world colonies.
    Fırsat ve maceranin altın diyarında yeniden başlama şansı...Dünyanın kıyısındaki kolonilerde yeni bir hayat seni bekliyor.
  • Yeah, they should have taken care of Castro when they had the chance.
    Evet, şansları varken Castro'nun işini halletmeliydiler.

  • Everyone at the scene has a very high chance of getting cancer.
    Ekrandaki herkesin kanser olma ihtimali çok yüksek.
  • If the device was so valuable to me, why did I let it go? For your freedom.
    You traded it for your pardon, and here's your chance to get it back.
    Eğer o alet benim için o kadar değerliyse, neden elimden gitmesine izin verdim. Senin özgürlüğün için. Bunu affedilmen için yaptın ve bu da onu geri alma fırsatın.
  • Because if there's even the slightest chance of any problem...
    Çünkü eğer en ufak bir problem çıkarma şansı varsa...

  • Ever since I was a kid I've had this dream, a dream that I now, finally, have a chance to fulfill.
    Çocukluğumdan beri bu hayale sahibim. Nihayet gerçekleştirme şansım olan bir hayal.
  • -I'm serious. You would give an another chance to a criminal if you become a judge!
    -But you are not giving any chance to me, it's unfair.
    Ciddiyim. Yargıç olsaydın, suçluya yeniden bir fırsat verirdin!
    Ama sen bana hiç şans tanımıyorsun. Bu haksızlık.
  • I talked Chelsea into giving me another chance to spend the night at her place.
    Chelsea'yi evinde kalmam için bir şans daha vermesi için ikna ettim

  • No chance of running
    into anyone
    Burada hiç kimseye
    rastlamam da ondan.
  • l didn't get the chance to explain it to your friend.
    Bunu arkadaşına açıklama imkanım olmadı.
  • You're the only one on this plane who can possibly fly it. You're the only chance we've got.
    Bu uçağı uçurabilecek uçaktaki tek kişi sensin. Sahip olduğumuz tek şanssın.
  • As long as this angel keep evolving, we have a chance expedite its evolution? Yes. The end of evolution is self-destruction.
    Bu melek evrimleşmeye devam ettiği sürece, evrimini hızlandırma şansımız var mı? Evet. Evrimin sonu kendi kendini yok etmedir.
  • That leaves a 10% chance he's still alive. The owner of the eyelash is the murderer.
    Bu halen hayatta olmasına yüzde on şans bırakır. Kirpiğin sahibi katil.
  • After tonight, I figure my chance for making tenure are about nil.
    Bu geceden sonra, görev süresini sıfıra yakın yapma konusundaki şansımı düşünüyorum.

741 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026