Kayıt Olun

Parolanızı mı unuttunuz?

go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 169 kişi  21 Oca 2018 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

rather

 
zf. tercihen, oldukça, bayağı
  • I'd rather be strongly wrong than weakly right.
    Tallulah Bankhead
    Zayıf şekilde haklı olmaktansa şiddetli şekilde haksız olmayı tercih ederim.
  • I stayed up all night working on the third act. I admit it came rather hard... and before I handed in the pages, I sent them over to Cheech to read.
    Üçüncü sahne için bütün gece oturup çalıştım. Oldukça ağır geldiğini kabul etmeliyim... ve metni teslim etmeden önce Cheech'e okuması için gönderdim.
  • 'Thank you, Maggie,' says I; 'but if it is all the same to you, I'd rather have that one I was handling just now.'
    Teşekkür ederim,Maggie,fakat senin için farketmiyorsa,şu an elimde tuttuğumu almayı tercih ederim,dedi.
  • I'd rather not say.
    Söylemesem daha iyi.

  • Would you rather I talk to you in the morning?
    Seninle sabaha konuşmaya ne dersin?

  • I'd like to make you aware of a rather lucrative proposition.
    Seni epey karlı bir tekliften haberdar etmek isterim.
  • I think I would have a better time writing films rather than directing.
    Mackenzie Astin
    Sanırım,film yönetmek yerine film yazsam,daha iyi zaman geçirirdim.
  • They seem rather eager to find you.
    Sana ulaşmaya çok hevesli görünüyorlar.
  • Well, when I left her, or rather when she left me, I answered.
    Pekala,onu terkettiğimde, yada daha doğrusu o beni terkettiğinde,diye cevapladım.
  • I agree to, or rather aspire to, my doom.
    Pierre Corneille
    Ölümüme razıyım,yada daha doğrusu, can atıyorum.
  • I think he's rather tasty.
    Onun epey zevkli olduğunu düşünüyorum.
  • They'd rather kill than solve their problems. Real fanatics
    Onlar, sorunlarını çözmek yerine adam öldürmeyi tercih ederler. Gerçek fanatikler bunlar.
  • You seem to be forgetting one rather large detail.
    Oldukça büyük bir detayı unutmuş gibi görünüyorsun.
  • The men behind those machine guns are fanatics. They"ll die at their posts, some chained to their weapons, rather than surrender
    O makineli tüfeklerin arkasındaki adamlar fanatikler. Teslim olmaktansa, bazıları silahlarına zincirlenmiş bir halde, görev yerlerinde ölecekler.
  • I took that man rather to imply that this lady was the prime cause of your quarrel.
    O adamı, kavganın asıl sebebi olarak bu bayanı ima ettiği için akıkoydum.
  • You don't think I'd rather be
    smelling perfume than Lysol?
    Lysol yerine parfüm kokmak istemediğimi mi
    sanıyorsun?
  • The countess arrived rather late......
    Kontes epey geç geldi...
  • Begin to see yourself as a soul with a body rather than a body with a soul.
    Wayne Dyer
    Kendini ruhlu bir bedenden ziyade vücuda sahip bir ruh gibi görmeye başlamalısın.Wayne Dyer
  • My wife has done something rather foolish. We need the advice of a lawyer, urgently.
    Karım oldukça aptalca bir şey yaptı. Acilen bir avukatın öğüdüne ihtiyacımız var.
  • People create stories create people; or rather stories create people create stories.
    Chinua Achebe
    İnsanlar hikayeleri yaratırlar, insanları yaratırlar yada daha doğrusu hikayeler insanları yaratırlar, hikayeleri yaratırlar.

1,823 cümle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2018