go
Logo
twitter twitter
çevrimiçi: 3360 kişi  26 Eyl 2026 
 Boşluk doldurma (kelimeler)
 Boşluk doldurma (fiiller)
 Kelime tamamlama
 Fiil tamamlama
 Kelime Eşleştirme
 Fiil Eşleştirme
 Kelime Telaffuzları
 Fiil Telaffuzları
 Fiil çekim testleri

believe

believed, believed, beliving, believes
f. inanmak, güvenmek
  • Believe me, it's not gonna lead anyplace good.
    İnan bana bu iyi bir yere varmayacak.

  • At first I could not believe my eyes.
    İlk başta gözlerime inanamadım
  • Hard to believe you're coming up on your second anniversary.
    İkinci yıl dönümünüzünde birlikte olduğunuza inanamıyorum.

  • Police searching for a Dundee mother-of-three who went missing two weeks ago believe they have found her body.
    İki hafta önce kaybolan bir Dundee anneyi arayan polisler onun cesetini bulduklarına inanıyorlar.
  • Two minutes. Believe me, I know his two minutes.
    İki dakika. İnan bana, Onun "iki dakika"larını biliyorum.

  • I do believe you've been drinking. Oh, dear! What happened to your lovely tail feathers ?
    İçmekte olduğuna sahiden inanıyorum. Aman Tanrım! Güzel kuyruk tüylerine ne oldu?
  • Don't you believe that there is in man a deep so profound as to be hidden even to him in whom it is?
    Saint Augustine
    İçinde, içinde onun olduğu ondan bile saklanamayacak kadar bilge derin bir insan olduğuna inanmıyormusun?
  • He says he doesn't know anything,
    and I believe him.
    Hiçbir şey bilmediğini söylüyor.
    Ona inanıyorum.
  • Not everybody trusts paintings but people believe photographs.
    Ansel Adams
    Herkes tablolara inanmaz fakat insanlar fotoğraflara inanırlar.
  • Go to the zoo, believe me the cobras, elephants and seals will understand your language.
    Hayvanat bahçesine git, inan bana kobralar, filler ve foklar senin dilini anlayacaktır.
  • I can't believe your lif consists solely of meetings.. ...ovations, presentations.. ...parades and civil defenceexercises
    Hayatının sadece toplantılar, yenilikler, sunumlar…törenler ve sivil savunma egzersizlerinden oluştuğuna inanamıyorum.
  • I can't believe you're still calling it your room.
    Hâlâ senin odan olduğunu söylemene inanamıyorum.

  • You won't believe your eyes!
    Gözlerinize inanamayacaksınız!
  • I can't believe your show was banned!
    Gösterinin yasaklandığına inanamıyorum.
  • I can't believe my opinions are being criticized by the guy.
    Görüşlerimin bu adam tarafından eleştirildiğine inanamıyorum.
  • You're not gonna believe it when you see it. Whole new lifestyle.
    Gördüğünde inanamayacaksın. Yepyeni bir yaşam tarzı.

  • They believe that as long as they are protected by the Shadows, they cannot be defeated.
    Gölge onları koruduğu sürece onların yenilemez olduğuna inanırlar.
  • I can't believe you actually bit me.
    Gerçekten ısırdığına inanamıyorum.
  • I believe that truth has only one face: that of a violent contradiction.
    Georges Bataille
    Gerçeğin sadece bir yüzü olduğuna inanıyorum:şiddetli bir çelişki ile ilgili olan.
  • Will you believe it, there are 1000 bottles of that aboard my ship?
    Gemimde aynısından 1000 şişe daha olduğuna inanabiliyor musun?

3,302 c?mle
Cümle Sözlük, bir Onur-Hoca projesidir. cumlesozluk.com © 2009 - 2026