En çok kullanılan kelimeler
En çok kullanılan fiiller
Boşluk doldurma (kelimeler)
Boşluk doldurma (fiiller)
Kelime tamamlama
Fiil tamamlama
Kelime Eşleştirme
Fiil Eşleştirme
Kelime Telaffuzları
Fiil Telaffuzları
Fiil çekim testleri
|
believed,
believed,
beliving,
believes
f. inanmak, güvenmek Believe me, it's not gonna lead anyplace good. İnan bana bu iyi bir yere varmayacak.
   At first I could not believe my eyes. İlk başta gözlerime inanamadım23.01.2010 onr - ?eviren: Duran ! Hard to believe you're coming up on your second anniversary. İkinci yıl dönümünüzünde birlikte olduğunuza inanamıyorum.
   Police searching for a Dundee mother-of-three who went missing two weeks ago believe they have found her body. İki hafta önce kaybolan bir Dundee anneyi arayan polisler onun cesetini bulduklarına inanıyorlar.19.03.2010 onr - ?eviren: Duran ! Two minutes. Believe me, I know his two minutes. İki dakika. İnan bana, Onun "iki dakika"larını biliyorum.
  I do believe you've been drinking. Oh, dear! What happened to your lovely tail feathers ?
İçmekte olduğuna sahiden inanıyorum. Aman Tanrım! Güzel kuyruk tüylerine ne oldu?
Don't you believe that there is in man a deep so profound as to be hidden even to him in whom it is?
Saint Augustine
İçinde, içinde onun olduğu ondan bile saklanamayacak kadar bilge derin bir insan olduğuna inanmıyormusun?21.05.2010 onr - ?eviren: Duran ! He says he doesn't know anything,
and I believe him. Hiçbir şey bilmediğini söylüyor.
Ona inanıyorum. Not everybody trusts paintings but people believe photographs.
Ansel Adams
Herkes tablolara inanmaz fakat insanlar fotoğraflara inanırlar.16.04.2010 onr - ?eviren: Duran ! Go to the zoo, believe me the cobras, elephants and seals will understand your language.
Hayvanat bahçesine git, inan bana kobralar, filler ve foklar senin dilini anlayacaktır.
I can't believe your lif consists solely of meetings.. ...ovations, presentations.. ...parades and civil defenceexercises Hayatının sadece toplantılar, yenilikler, sunumlar…törenler ve sivil savunma egzersizlerinden oluştuğuna inanamıyorum. I can't believe you're still calling it your room. Hâlâ senin odan olduğunu söylemene inanamıyorum.
 You won't believe your eyes! Gözlerinize inanamayacaksınız! I can't believe your show was banned! Gösterinin yasaklandığına inanamıyorum.30.08.2009 neslitukenmis ! I can't believe my opinions are being criticized by the guy. Görüşlerimin bu adam tarafından eleştirildiğine inanamıyorum. 16.09.2009 enscapsulation ! You're not gonna believe it when you see it. Whole new lifestyle. Gördüğünde inanamayacaksın. Yepyeni bir yaşam tarzı.
  They believe that as long as they are protected by the Shadows, they cannot be defeated. Gölge onları koruduğu sürece onların yenilemez olduğuna inanırlar. I can't believe you actually bit me. Gerçekten ısırdığına inanamıyorum. I believe that truth has only one face: that of a violent contradiction.
Georges Bataille
Gerçeğin sadece bir yüzü olduğuna inanıyorum:şiddetli bir çelişki ile ilgili olan.06.06.2010 karani - ?eviren: Duran ! Will you believe it, there are 1000 bottles of that aboard my ship? Gemimde aynısından 1000 şişe daha olduğuna inanabiliyor musun?
3,302 c?mle
|